Forum ana sayfa 17. Hukuk Dairesi 2015/8714 E. , 2017/10224 K.

17. Hukuk Dairesi 2015/8714 E. , 2017/10224 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 391684
Konum: İstanbul



17. Hukuk Dairesi 2015/8714 E. , 2017/10224 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı hazine vekili, davalı borçlu ...'in amme alacağının tahsilini imkansız hale getirmek amacıyla adına kayıtlı taşınmazını boşandığı eşinin yengesi ...'ye sattığını, belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinden ...'in işlerinin kötü gitmesi nedeni ile taşınmazlarını satışa çıkardığını ve yakın çevresine haber verdiğini, taşınmazı borcunu ödeyebilmek için sattığını belirtmiştir.
Mahkemece, davanın İİK'nnu 277.maddesine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davası olduğu, davacı tarafından usule uygun olarak yapılmış bir takip olmadığı, dava şartı olan aciz belgesinin sunulmadığı ve tasarrufun mal kaçırma amacı ile yapıldığının ispatlanmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunun 24 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Bu tür davaların görülebilmesi içinde borçlu hakkında 6183 sayılı yasaya göre bir takip yapılmış ve kesinleşmiş olması gerekir ancak aciz belgesine gerek olmayıp borçlunun borcunu ödeyememe durumunun gerçekleşmiş olması yeterlidir. Öte yandan 6183 sayılı Yasa’nın 28/1 maddesine göre üçüncü dereceye kadar kan hısımları ile eşler ve ikinci dereceye kadar (bu derece dahil) sıhri (kayın) hısımları arasındaki tasarruflar bağış niteliğinde olup iptali gerekmektedir. Yine aynı yasanın 30.maddesine göre de kamu alacaklarının bir kısmını veya tamamının tahsiline olanak bırakmamak amacı ile borçlu tarafından bir taraflı tasarruflar ile borçlunun maksadını bilen veya bilmesi gereken kimseler ile yaptığı tasarruflar tarihleri ne olursa olusun geçersizdir. 31.maddede de ise 27,28,29 ve 30 maddelerde sözü edilen tasarruf ve muamelelerden faydalananlar elde ettiklerini elden çıkarmışlarsa takdir edilecek bedelini bu kanun hükümleri dairesinde vermeye mecbur oldukları hüküm altına alınmıştır.
Somut olaya gelince, davacı idare tarafından 2004 yılından gelen vergi borcu nedeni ile davalı borçlu... hakkında 6183 sayıl yasaya dayalı olarak takip yapıldığı ve ödeme emirlerinin 11.01.12008 tarihinde tebliğ edilerek takibin kesinleştiği, borcun ödenmediği tasarrufun ise borcun doğumundan sonra 31.07.2007 tarihinde davalı eşinin akrabası ...'ye yapılmıştır.
Mahkemece, tasarruf tarihindeki borçlunun borcunun ne kadar olduğunun tespiti yapıldıktan sonra dava ön koşullarının oluştuğu ve 6183 sayıl yasanın 28 ve 30.maddesi kapsamında sayılan şahıslardan olduğu anlaşılan davalı ...'ye yapılan satışın tespit edilecek borç miktarı ile sınırlı olarak iptaline karar verilmesi gerekirken hatalı nitelendirme ve değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 07/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Kararları