Forum ana sayfa 17. Hukuk Dairesi 2015/5003 E. , 2017/10375 K.

17. Hukuk Dairesi 2015/5003 E. , 2017/10375 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 389955
Konum: İstanbul



17. Hukuk Dairesi 2015/5003 E. , 2017/10375 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm, davalı ... ve ... vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı gerçek kişilerin işleteni ve sürücüsü, davalı ...'nın trafik sigortacısı olduğu aracın, davacının yolcu olarak bulunduğu araca çarpmasıyla davacının ağır biçimde yaralandığını, geçici işgöremezliğe uğrayan davacının ayrıca daimi işgücü kaybına da uğradığını, davacının yolcu olduğu aracın trafik sigortacısı olan davalı ...'nın da zarardan sorumlu olduğunu belirterek, belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve davalı ... şirketleri sadece maddi tazminattan sorumlu olmak kaydıyla 1.000,00 TL. geçici ve kalıcı işgücü kaybı tazminatı ile 15.000,00 TL. manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiş; 22.05.2014 tarihli artırım dilekçesiyle, maddi tazminat taleplerini 33.538,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, sigortalının kusuru oranında zarardan sorumlu olduklarını, davacının zararı ispat etmesi ve müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...vekili, ... tarafından davacıya yapılan ödemelerin tazminattan düşülmesi gerektiğini, davadan önce temerrüde düşürülmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... ve ... vekili, davalı sürücünün kazada kusuru bulunmadığını, davacının yolcu olduğu araç sürücüsü eşinin kusuruyla kazanın gerçekleştiğini, istenen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davalı ...Ş. hakkındaki davanın vazgeçme nedeniyle reddine; diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 16.769,00 TL. maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte bu davalılardan müteselsilen tahsiline, tazminata davalı ... yönünden dava ve diğer davalılar yönünden kaza tarihinden faiz işletilmesine; 10.000,00 TL. manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... ve ...'ten müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; davalı ... şirketlerinin, ... ilinde bölge müdürlükleri bulunduğu hususu da gözetildiğinde, davanın yetkili mahkeme tarafından karara bağlanmış olmasına; oluşa ve dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporundaki kusur oranlarının benimsenmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına; davacının kaza sonucu oluşan maluliyet oranını, mevzuat hükümlerine uygun biçimde belirleyen bilirkişi heyeti raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; ayrıca, manevi tazminatın takdirinde TBK'nun 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre; davalı ... ve ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan işgücü kaybı nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı taraf, davaya konu kazaya karışan her iki aracın trafik sigortacıları ile karşı aracın işleten ve sürücüsü olan davalıların zarardan müteselsilen sorumlu tutulmaları istemiyle dava açmış; ancak, 22.05.2014 tarihli "ıslah talebi" konulu artırım dilekçesiyle, toplam maddi tazminat taleplerini 33.538,00 TL'ye yükselttiklerini belirterek, davalıların kazadaki kusur oranlarına göre bu bedelin 16.769,00 TL'lik bölümünün davalı ...Ş'den ve bakiye 16.769,00 TL'lik bölümünün diğer davalılardan tahsilini talep etmiş, davalıların sorumluluklarını belirtilen miktarlar ile sınırlamıştır. Ayrıca, davalı ...Ş. tarafından, yargılama sırasında 16.769,00 TL'lik tazminatın ödendiğini ifade ederek bu davalı hakkındaki davasından vazgeçmiştir.
Davalı ...Ş, davalı ...'ın maliki ve diğer davalı ...'ın sürücüsü olduğu aracın trafik sigortacısı olup, 3. kişi konumunda bulunan davacının uğradığı zarar yönünden, davalı araç malikine düşen hukuki sorumluluğu poliçe ile üstlenmiştir. Bu durumda, davalı ...Ş. tarafından yapılan ödeme oranında, sigortacının sorumluluğunu üstlendiği araç maliki davalı ile sürücüsü olan davalı da borçtan kurtulmuştur.
Davacı tarafın, 22.05.2014 tarihli dilekçesiyle, zarardan sorumlu olan davalıların kazadaki kusur oranlarına göre tazminattan sorumluluğunu talep ettiği; temyiz eden davalıların ilgilisi olduğu aracın trafik sigortacısı olan ... ... A.Ş. tarafından, yargılamanın devamı sırasında %50 kusura tekabül eden tazminat ile tüm fer'ilerinin davacıya ödendiği; 6100 sayılı HMK'nun 26/1. maddesindeki taleple bağlılık düzenlemesi göz önünde bulundurulduğunda; davalı ... ve ... yönünden de, davacının karşılanmamış maddi zararı kalmadığı açık olduğundan, davacının talebi aşılarak, temyiz eden davalıların davaya konu kazadaki kusur oranlarını aşacak biçimde tazminattan sorumluluğuna karar verilmesi, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar ... ve ... vekilinin, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar ... ve ...'a geri verilmesine, 13/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Kararları