Forum ana sayfa 17. Hukuk Dairesi 2015/4840 E. , 2017/10512 K.

17. Hukuk Dairesi 2015/4840 E. , 2017/10512 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 387573
Konum: İstanbul



17. Hukuk Dairesi 2015/4840 E. , 2017/10512 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili, davalı ... vekili ve katılma yolu ile davalılar ..., ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili; davalı ... yönetimindeki kamyoneti ile aşırı süratli olarak seyrederken karşıdan karşıya geçen davacıların kızı yaya ...'e çarptığını ve ölümüne neden olduğunu, olayda davacıların kızının kusurunun olmadığını, aracın davalı şirkete trafik ... poliçesiyle sigortalı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10,000,00 TL maddi 50,000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiş, 20.08.2014 tarihinde ıslah ile maddi tazminat talebini davacı ... için 27.974,10 TL'ye, davacı ... için 32.194,28 TL'ye yükseltmiştir.
Davalılar vekilleri; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacı yanın maddi tazminat istemi ıslah dilekçesiyle birlikte değerlendirelerek toplam 60.168,38 TL maddi tazminatın davalılardan ... ... ... AŞ'den poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla 10.000,00 TL'sinin dava tarihinden kalan kısmının ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte,diğer davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte,dayanışmalı olarak alınarak 27.974,10 TL'sinin ...'e, 32.194,28 TL'sinin ...'e ödenmesine, davacı yan her ne kadar manevi tazminat isteminde bulunmuş ve tarafların kesinleşen ceza dosyasındaki kusur oranları ekonomik sosyal koşulları ve hakkaniyet ilkesine göre koşulları da oluşmuş ise de dayanak yapılan ceza dosyasında davacıların bizzat manevi tazminatın sanık tarafından ödendiğine dair bağlayıcı beyanları gözetilerek bu yönlü istemin bu nedenle reddine dair, karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili, davalı ... vekili ve katılma yolu ile davalılar ..., ... vekili tarafından tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre,davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalılar ..., ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Bir insanın ölümü hukukî anlamda bir zarar olmamakla beraber, bu yüzden yine de bazı zararlar meydana gelmiş olabilir. İşte 6098 sayılı TBK m. 53 öngörmüş olduğu hal, ölüm sonucu vukua gelen bir kısım zararların tazminini hükme bağlamaktadır. Bu hükme göre, ölenin yardımından faydalananlar, bu yüzden yoksun kaldıkları faydayı, tazminat olarak, sorumludan isteyebilirler. Buna “destekten yoksun kalma tazminatı” denir. Yasa metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Yani haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Davalı destekten yoksun kalmadan ileri gelen somut zararı gidermek zorundadır. Bu nedenle tazminat hesabından önce zarar tutarını belirlemek gerekir. Bunan yanında amaç zarar görenin malvarlığındaki eksilmeyi giderme olduğuna göre, ölüm nedeniyle desteğini yitirenin elde ettiği çıkarlar varsa, bunların da zarar tutarından indirilmesi gerekir. Aksi halde zarar görenin malvarlığında olaydan önceki duruma göre bir artış meydana gelmiş olur. Buradaki amaç zarar görenin malvarlığını zenginleştirmek değil, desteğini yitiren kişiye ölümden önceki yaşam düzeyini sürdürebilme olanağı tanımaktır. Destekten yoksunluk zararının hesabında müteveffanın gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır.
Somut olayda; davacıların desteğinin vefat tarihinde ... Ltd. Şti'de çalıştığı anlaşılmaktadır. Mahkemece desteğin gelirinin belirlenmesi amacıyla maaş bordroları ve ... kayıtları getirilmiş, ayrıca Tekstil İşçileri Sendikası'ndan emsal gelir araştırması yapılmıştır. Destekten yoksun kalma tazminatında bilinen bir durum varsa, varsayımsal hesaplama yapılamaz. Buna göre; desteğin net geliri maaş bordrosu ve ... kayıtlarına göre resmi belgelerle belirlenmiş durumdadır. O halde mahkemece, desteğin geliri maaş bordrosu ve ... kayıtları esas alınarak hesaplanması gerekirken, Tekstil İşçileri Sendikası'ndan belirtilen emsal gelir esas alınarak hesaplama yapan bilirkişi raporunun hükme esas alınması bozmayı gerektirmiştir.
3-2918 Sayılı ...'nin 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.2.b maddesi gereğince trafik sigortacısının zarar giderim yükümlülüğünün süresi, rizikonun ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya iletildiği tarihten itibaren 8 işgünü olarak belirlenmiştir. Bu sebeple usulüne uygun bir başvuru yapılıp yasada belirlenen süre dolmadan trafik sigortacısı bakımından alacağın muacceliyetinden ve dolayısıyla temerrüdünden söz edilemez.
Somut olayda; davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacıların başvurusu üzerine hasar dosyası açıldığını, ancak evrakların eksik olduğundan tazminat hesabı yapılamadığını belirtmiştir.
Bu durumda mahkemece, davaya konu hasar dosyası da getirilerek davacıdan davalı ... şirketine usulüne uygun olarak başvuru yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, başvuru mevcutsa başvurunun tebliğine ilişkin belgelerin istenip ibraz edildiğinde tespit edilecek tarihe 8 işgünü eklenmek suretiyle bulunacak tarihten, başvuru yoksa dava tarihinden itibaren davalı ... şirketinin temerrüt faizinden sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken,yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalılar ..., ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ve davalılar ..., ... vekilinin temyiz itirazlarının, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ile davalılara geri verilmesine 14.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Kararları