Forum ana sayfa 17. Hukuk Dairesi 2015/4425 E. , 2017/10076 K.

17. Hukuk Dairesi 2015/4425 E. , 2017/10076 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 391204
Konum: İstanbul



17. Hukuk Dairesi 2015/4425 E. , 2017/10076 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada müvekkillerinden ...'un nikahsız eşi ve diğer davacıların babası ...'ın vefat ettiğini, davalı sürücünün aşırı alkollü olması ve aşırı süratle araç kullanması sonucu kontrolü kaybettiğini, tek yönlü duble yolda iki şerit arasındaki 3 metre genişliğindeki orta refüjden atlayarak karşı şeride geçtiğini, bu sırada kendi yol şeridinde ve tamamen trafik kurallarına uygun olarak araç kullanan müteveffanın kullandığı araca çarptığını, çarpma sonucu aracın ağır hasara uğradığı gibi sürücü müteveffanın vefat ettiğini açıklayıp ıslah ile artırılan toplam 190.757,63 TL maddi tazminat ile desteğin eşi için 50.000,00 TL, desteğin çocukları için 25.000,00'er manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili 03.11.2014 tarihli dilekçesinde davalı ... yönünden açtıkları davayı atiye bıraktıklarını beyan etmiştir.
Davalılar..., ... ve ... vekili; trafik kazasında vefat eden müteveffanın kanuni mirasçılarının davacılar olmadığını, soyadlarının farklı olduğunu, müteveffa ile davacılar arasında kan bağı olmadığını, müvekkillerinden ... ve ...'nın ... Sulh Hukuk Mahkemesince reddi miras yaptıklarını, bu nedenle davanın müvekkillerine karşı yöneltilemeyeceğini, müvekkilleri aleyhine haksız ve yersiz açılan maddi ve manevi tazminat davasının davacıların dava açma hakkı olmadığı gerekçesi ile bu gerekçenin uygun bulunmaması halinde diğer itirazları nazara alınarak reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... şirketi vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... yönünden dava atiye bırakılmış olmakla karar verilmesine yer olmadığına, davacı ... için 152.861,50 TL, ... için 14.555,63 TL, ... için 23.340,50 TL, olmak üzere toplam 190.757,63 TL maddi tazminat ile, davacı ... için 10.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL,... için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ve davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, karar vermek gerekmiştir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir.
Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacıca göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı ... İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370 )
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında,
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Kesinleşen maddi olguya göre somut olayda davalı ...'in daha önce alkollü araç kullanması nedeniyle ehliyetinin 6 aylık süre için geçici olarak alınmış olduğu, bu durumu bildiği halde olay günü ehliyetsiz olarak araç kullandığı, şehirler arası yolda araç kullanırken 2.38 promil alkollü olduğu, araç içerisinde alkol almaya devam ederek araç kullanmayı sürdürdüğü ve bu sırada davaya konu kazayı yaptığı, olayda 2 kişinin öldüğü, 2 kişinin de yaralandığı, kazanın meydana gelmesinde davalının asli kusurlu olup, ortaya çıkan zarar ve tehlikenin yoğunluğu dikkate alındığında taksirinin bilinçli taksir olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen hususlar, kazanın meydana geliş şekli dikkate alındığında, takdir olunan manevi tazminatların çok az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 10.797,70 TL kalan harcın temyiz eden davalı ...'dan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 02/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Kararları