Forum ana sayfa 17. Hukuk Dairesi 2015/3986 E. , 2017/10087 K.

17. Hukuk Dairesi 2015/3986 E. , 2017/10087 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 391384
Konum: İstanbul



17. Hukuk Dairesi 2015/3986 E. , 2017/10087 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın reddine ilişkin verilen hüküm, davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, olay tarihi itibariyle trafik sigortası bulunmayan aracın, davacının idaresindeki motorsiklete çarpmasıyla oluşan kazada davacının yaralandığını ve alınan rapora göre % 17 oranında işgücü kaybına uğradığını, ancak davacının maluliyetinin bu raporda belirtilenden daha fazla olduğunu, davalıya yapılan başvuru üzerine 6.815,00 TL. tazminat ödenmişse de bu bedelin gerçek zararın çok altında olduğunu, davalının tam zarardan sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 200,00 TL. geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatının temerrüt tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, kaza tarihinde geçerli trafik sigortası teminat limitleriyle sınırlı olarak ve sigortasız araç sürücüsünün kusuru oranında zarardan sorumlu olduklarını, geçici işgöremezlik tazminatının teminat kapsamında olmadığını, maluliyet raporunun ...'dan alınması ve davacının zararı ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; ... Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden alınan kurul raporu ile davacının kaza nedeniyle maluliyeti bulunmadığının saptandığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Sözkonusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü veya Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınmadan sağlanmıştır.
Somut olayda, kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden alınan 12.04.2012 tarihli Özürlü Sağlık Kurulu raporunda davacının % 17 oranında kalıcı maluliyeti olduğu belirlenmiştir. Mahkeme tarafından alınan,... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nin 10.07.2014 tarihli raporunda ise, "kişinin Resmi Gazete'ye göre derece alabilecek bir rahatsızlığı olmadığı" biçiminde ifade edilmek suretiyle davacı için kalıcı maluliyet tayini yapılmadığı; mahkemenin de bu raporu esas alarak davanın reddine karar verdiği görülmektedir. Bu haliyle davacı hakkındaki doktor raporları arasında açık bir çelişki bulunduğundan, mahkemenin maluliyet hususunda yaptığı araştırma yetersizdir.
Ayrıca, davacı taraf kazadaki yaralanması nedeniyle uğradığı geçici işgöremezlik zararının da giderilmesini talep etmiş olmasına rağmen, davacının tedavi ve iyileşme süresi konusunda hiçbir araştırma yapılmayışı ve bu talep hakkında olumlu ya da olumsuz hiçbir değerlendirme yapılmayışı da eksik incelemenin tezahürüdür.
Bu durumda mahkemece, kazayla ilgili olup dosya kapsamında bulunmayan eksik tedavi evraklarının da celbedilmesinden sonra; yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği esas alınarak Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'ndan, davacının kalıcı işgöremezliğe maruz kalıp kalmadığı ve oranı konusunda dosya kapsamında yer alan raporlar arasındaki çelişkileri gideren; ayrıca, davacının kazadaki yaralanması nedeniyle tedavi ve iyileşme süresinin ne kadar olduğunu da tespit ederek geçici işgöremezlik süresini belirleyen ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınması; daha sonra bu rapor doğrultusunda davacının talep edebileceği tazminat miktarı konusunda hesap raporu alınması suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 06/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Kararları