Forum ana sayfa 17. Hukuk Dairesi 2015/3931 E. , 2017/10544 K.

17. Hukuk Dairesi 2015/3931 E. , 2017/10544 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 391684
Konum: İstanbul



17. Hukuk Dairesi 2015/3931 E. , 2017/10544 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş, davalı ...vekilince de duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 14.11.2017 Salı günü davacı vekili Av. ... geldi. Davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların sürücüsü, maliki ve zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın müvekkilinin sürücüsü olduğu araca çarpması sonucu müvekkilinin ağır yaralandığını, sakat kalma ihtimali olduğunu, bakıma muhtaç olduğunu, refakatçi gideri, hastaneye gidiş geliş gideri, tedavi gideri yaptığını, hastanede yattığı süre içinde çalışamadığını, daha da çalışmasının mümkün olmadığını, elem çektiğini beyanla, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla bilirkişilerin belirleyeceği miktar esas alınmak üzere şimdilik 10.000 TL maddi, 35.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan (davalı ... şirketi sadece maddi tazminattan ve ticari faizle sorumlu) müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, açıklama dilekçesiyle maddi tazminat taleplerini 162 TL tedavi gideri, 146 TL ilaç gideri, 60 TL refakatçi yol ücreti, 450 TL hastaneye gidiş geliş ücreti, 3.600 TL geçici işgöremezlik ve 5.582 TL sürekli işgöremezlik olarak açıklamış, ıslah dilekçesiyle tedavi gideri bakımından fazlaya dair hakkını saklı tutarak geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı taleplerini toplam 128.573,72 TL’ye yükselterek tüm davalılar için dava tarihinden itibaren avans faizi talep etmiş, 5.5.2014 tarihli celsede tedavi gideri talebini atiye terk etmiştir.
Davalılar ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne/kısmen reddine, davacının talep ettiği maddi tazminatın 10.000,00 TL'lik kısmını kaza tarihi olan 06/10/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte(davalı ... şirketi yönünden dava tarihinden itibaren) geri kalan 118.573,72 TL'nin ise ıslah tarihinden itibaren (16/01/2014) işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının talep ettiği manevi tazminatın kısmen kabulü ile; 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06/10/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili, davalı ...Ş. vekili, davalılar ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Hükmü temyiz eden davacı vekili Av....’ın yalnızca davalı ...Ş. bakımından temyiz isteğinden feragat ettiğini bildirdiği, davalı ...Ş. vekili Av. ...’in temyiz isteğinden feragat ettiğini bildirdiği ve vekaletnamelerinde temyizden feragate yetkili oldukları anlaşıldığından temyiz istemlerinin feragat nedeniyle reddi gerekmiştir.
2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamada asgari ücretin esas alınmasında ve davalı araç hususi olduğundan yasal faize hükmedilmesinde bir isabetsizlik olmamasına göre, davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekillerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Dava trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı tam teselsülde olduğu gibi, bütün zararının tazminini müteselsil borçlulardan her ikisinden isteyebileceği gibi, birisinden de isteyebilir. Borçlar Kanunu’nun 145. maddesi hükmüne göre, sorumlulardan birinin zararı ödemesi halinde, diğerleri bu oranda borçtan kurtulurlar. Ancak müteselsil borçluların borçtan tamamen veya kısmen kurtulabilmeleri, alacaklının bilfiil tatmin edilmiş olması halinde söz konusudur. Bunun aksinin kabul edilebilmesi için ya alacaklının teselsülden açıkça feragat etmiş olması yahut da böyle bir feragatin durumdan kesin olarak anlaşılması lazımdır. Yine, Borçlar Kanunu’nun 147. madde hükmüne göre, rücu hakkından yararlanan müteselsil borçlulardan her biri ödediği miktar oranında alacaklının haklarına halef olacağına ve alacaklının diğerleri zararına, müteselsil borçlulardan birinin durumunu iyileştirdiği takdirde bu fiilin neticelerini şahsen tahammül edeceğine dair hükmüne havidir.
Somut olayda davacı sürücü cismani zararı nedeniyle, karşı aracın sürücüsü, maliki ve zorunlu trafik sigortacısından müştereken ve müteselsilen maddi tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece dava kısmen kabul edilerek tüm davalılar bakımından 128.573,72 TL maddi tazminata hükmedilmiştir. Hüküm tüm taraflarca temyiz edildikten sonra, davalı ...Ş. temyizden feragat ederek dosyaya 23.8.2016 tarihli ibraname-feragatname sunmuştur. Sunulan ibraname-feragatnamede ‘‘....Yapılan anlaşma gereğince taraflarca mutabık kalınan 128.573,72 TL asıl, 17.368,5 TL faiz, 1.483,4 TL yargılama gideri ve ... masrafı, 27.577,38 TL ilam ve ... vekalet ücreti olmak üzere toplamda 175.003 TL’yi ... A.Ş.(ile Güvence Hesabı)’ndan tahsil ettiğimizi, ... A.Ş.(Güvence Hesabı) bu ödemeyi yapmakla söz konusu poliçe ve kazadan doğan tüm hukuki sorumluluğunu yerine getirdiğinden kendilerini gayri kabili rücu olmak üzere ibra eylediğimizi, temyiz edilen davada onama kararı verilse bile ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 07/07/2014 tarih, 2012/55-2014/226 E/K sayılı ilamının ve ... 23. ... Dairesi’nin 2014/16763 ... sayılı dosyasının maddi tazminat yönünden tamamen infaz edilmiş olduğunu, maddi tazminat yönünden bakiye borç miktarından feragat ettiğimizi,... A.Ş. ve Güvence Hesabı’ndan bu poliçeler ile ilgili tüm teminatlara ilişkin olarak başka bir hak ve alacağımızın kalmadığını ve tam ibra ile ibra ettiğimizi,... A.Ş. ve Güvence Hesabı ile...plaka sayılı araç maliki ve sürücüsüne karşı dava konusu trafik kazası ve maddi tazminata ilişkin başkaca bir talebimiz olmayacağını, herhangi bir ek dava açmayacağımızı, ... takibi yapmayacağımızı, ... 23. ... Dairesi’nin 2014/16763 ... sayılı dosyasından maddi tazminata ilişkin bakiye talep için feragat edileceğini, her iki tarafın da temyiz isteminden feragat edeceğini...’’ düzenlemeleri yer almaktadır. Davacı taraf sadece davalı ...Ş. bakımından temyizden feragat etmiş, diğer davalılar açısından temyiz itirazlarının devam ettiğini bildirmiştir.
Davalı ... şirketinin kaza tarihinde geçerli zorunlu trafik ... poliçesi limiti kişi başına ölüm/sakatlanma halinde 200.000 TL’dir. Mahkeme tarafından aldırılan bilirkişi raporunda 128.573,72 TL maddi tazminat hesabı yapılarak mahkemece bu rakama hükmedilmiştir. Dairemizin işbu ilamının (4-c) nolu bendiyle davacının temyiz itirazının kabulüyle maddi tazminat hükmünün faiz başlangıç tarihi bakımından da bozulmasına karar verilmiştir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında mahkemece ibraname hükümleri değerlendirilerek, 200.000 TL poliçe limiti olan davalı ...Ş. yönünden verilen ibranamenin ve davacının sadece davalı ...Ş. yönünden temyizden feragatının diğer davalılar ... ve ...’ın durumunu ağırlaştırıp ağırlaştıramayacağı üzerinde durulması için hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4- Kabule göre de;
a) Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü veya Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda mahkemece adli tıp uzmanı tarafından SSK Sağlık İşlemleri Tüzüğü’ne göre düzenlenen rapor esas alınarak hesaplama yaptırılmıştır. Ancak 6.10.2011 kaza tarihi itibari ile Çalışma ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliği yürürlükte olduğundan kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan SSK Sağlık İşlemleri Tüzüğü'ne göre rapor düzenlenmesi ve bu raporun hükme esas alınması uygun görülmemiştir. Bu durumda mahkemece Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlardan kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne uygun şekilde rapor alınarak sonucuna göre (davalılar ... ve ... lehine kazanılmış haklar da gözetilerek) karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmemiştir.
b) Çalışma hayatının aktif çalışma dönemi ve emeklilik dönemi olan pasif devre olarak ayrılması ve özel yasalarında çalışma süreleri ayrık olarak belirtilmemiş (asker, polis vb. gibi) kişiler yönünden 60 yaşın aktif çalışma devresini, bakiye yaşam süresi varsa bu sürenin de pasif çalışma dönemini oluşturduğu, tazminatın hesabında pasif devrede de zararın oluşacağı ve bu zararın asgari ücret düzeyinde bir zarar olacağının kabulünün gerektiği Dairemizin yerleşmiş içtihatlarındandır.
Pasif devre zararının hesaplanması sırasında esas alınan ücret, bir çalışmanın karşılığı değil, ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığıdır. Hal böyle olunca da ücretle fiilen çalışanlara uygulanmak için getirilen asgari geçim indiriminin ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı pasif dönem (devre) zararının hesaplanmasında dikkate alınamayacağı açıktır. Zira asgari geçim indirimi ücretin eki olmadığından, tazminat alacaklarının hesaplanmasında esas ücrete dahil edilemez.
Somut olayda mahkemece hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda asgari geçim indirimi dahil edilmiş asgari ücret esas alınmış, aktif-pasif dönem ayrımı yapılmamıştır. Bu durumda yukarıdaki açıklamalar ışığında aktif-pasif dönem ayrımı yapılarak, pasif dönem zararının, asgari geçim indirimi olmaksızın asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğinden, mahkemece aynı bilirkişiden bu yönde ek rapor alındıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmemiştir.
c) Davacı ıslah dilekçesiyle tüm maddi tazminat talebi için dava tarihinden itibaren faiz talep ettiğinden, mahkemece 6100 Sayılı HMK 26. maddesi (HUMK.nun 74. maddesi) gereği taleple bağlı kalınarak tüm maddi tazminat alacağı için dava tarihinden faize hükmedilmesi gerekirken, kaza ve ıslah tarihinden olarak faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
5-Bozma neden ve şekline göre davalılar ... ve ... vekillerinin maddi ve manevi tazminat miktarına, davacı vekilinin manevi tazminat miktarına ilişkin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin yalnızca davalı ...Ş. bakımından feragat nedeniyle ve davalı ...Ş. vekilinin temyiz dilekçesinin feragat nedeniyle REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekillerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, (4-a) ve (4-b) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... vekillerinin temyiz itirazlarının, (4-c) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (5) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma neden ve şekline göre davalılar ... ve ... vekillerinin maddi ve manevi tazminat miktarına, davacı vekilinin manevi tazminat miktarına ilişkin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 1.480,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, duruşmada vekille temsil olunmayan davalılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 14/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Kararları