Forum ana sayfa 17. Hukuk Dairesi 2015/3149 E. , 2017/10210 K.

17. Hukuk Dairesi 2015/3149 E. , 2017/10210 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 389075
Konum: İstanbul



17. Hukuk Dairesi 2015/3149 E. , 2017/10210 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm davacı ve davalı ... vekillerince temyiz edilmiş, davalı ... vekilince de duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 07.11.2017 Salı günü davacı vekili Av. ... geldi. Davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu, davalıların sürücüsü, maliki ve zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın tam kusurlu olarak yaptığı iki taraflı trafik kazası sonucu müvekkilinin sakat kaldığını, işgücü kaybına uğradığını, müvekkilinin kazadan önce bahçelerde gündelik işlerde çalıştığını, elem çektiğini beyanla, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan (davalı ... şirketi manevi tazminattan sorumlu değil) müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı talebini 148.157,79 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı ... vekili davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının maddi tazminat talebinin kabulüne, 148.157,79. TL'nin 27/10/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı ... şirketinin ... teminat limiti ile sınırlı olmak ve dava tarihinden itibaren faiz ile sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 10.000,00.-TL manevi tazminatın 27/10/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından manevi tazminatla sınırlı olarak ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında (aşağıda (2) nolu bentte belirtilen husus dışında) bir usulsüzlük bulunmamasına, usulüne uygun düzenlenen maluliyet raporunun davaya konu kazadan sonra meydana gelen ikinci kaza tarihinden önce alınmış olmasına, hatır taşıması iddiasının süresinde ileri sürülmemiş olmasına göre, davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davaya konu trafik kazasında %33.2 oranında sürekli malul kalan davacı için davanın kısmen kabulüne karar verilerek 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi (TBK md 56) hükmüne göre hakimin özel halleri göz önüne alarak manevi tazminat adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarının adalete uygun olması gerekir. Tazminatın amacı zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmaktır. Somut olayda, maluliyet derecesi, kaza tarihi (27.10.2010), tarafların kusur oranı, ekonomik ve sosyal durumu, duyulan acı gibi nedenler dikkate alındığında, davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarı, duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı hafifletebilecek düzeyde değildir. Hükmedilen manevi tazminat miktarı az olup, daha üst düzeyde manevi tazminat takdiri için hükmün bozulması gerekmiştir.
3-Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur Borçlar Kanunu'nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK md. 52) düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar
zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir.
Somut olayda mahkemece trafik polis memurundan aldırılan bilirkişi raporuna göre, davalı sürücü kamyonda taşıdığı meyve yükü üzerine yolcu almaması gerekirken aracın yüklenmesinde yönetmeliklerle belirlenen ölçü ve esaslara aykırı olarak azami yüklü ağırlığın veya izin verilen azami yüklü ağırlığın aşılması, ağırlık ve boyutları bakımından taşınması özel izne bağlı olan eşyanın izin alınmadan yüklenmesi, taşınması ve taşıttırılması kurallarına riayetsizlikten ve hızını gerekli şartlara uydurmamaktan tam kusurlu, davacı ise yolcu konumunda olduğundan kusursuz bulunmuştur. Davalı ... vekili bilirkişi raporuna itirazında davacının yolcu taşımaya uygun olmayan kamyona kendi isteğiyle bindiğinden bölüşük kusuru olduğunu savunmuştur. UYAP ortamında davaya konu ceza dosyasındaki beyanların incelenmesinden kaza günü işçilerin kivi toplamaktan döndüğü, davacının işçi olduğu, davacı ve dört işçinin kasadaki meyvelerin üzerinde yolculuk yaptığı, kamyonda toplam yedi kişi bulunduğu, davalı sürücünün işçi olduğunu, kendisine verilen görevi yaptığını savunduğu, kaza tespit tutanağına göre aracın aşırı yüklü olduğunun, dava dışı araca çarptıktan sonra devrildiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece davacının müterafik kusuru tartışılmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece ... 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/967 Esas, 2010/1205 Karar sayılı ceza dosyası dosya içerisine alınarak, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52. (818 sayılı BK 44.) maddesi gereğince davacının kamyon kasasında meyve üzerinde yolculuk yapmaktan dolayı müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı ve maddi tazminattan %20 oranında indirim yapılması gerekip gerekmediği hususları tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının,(3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 1.480,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, duruşmada vekille temsil olunmayan davalı ... yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya geri verilmesine 7.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Kararları