Forum ana sayfa 17. Hukuk Dairesi 2015/3090 E. , 2017/10222 K.

17. Hukuk Dairesi 2015/3090 E. , 2017/10222 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 391204
Konum: İstanbul



17. Hukuk Dairesi 2015/3090 E. , 2017/10222 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, hayat ... poliçesi ile sigortalı olan davacıların murisi...'nın 24/03/2010 tarihinde vefat ettiğini, ... poliçesinde yer alan vefat teminatının muris sigortalı tarafından belirlenen menfaatdarları olan davacılara, teminat tutarının ödenmesi için yapılan başvurusu üzerine ... poliçesine göre 42.000,00 USD olarak kararlaştırılan vefat teminatının TTK hükümlerine ve ... hukukunun temel ilkelerine göre tenzile tabi tutularak gerek 10.000,00 USD olarak hesaplanması ve gerekse sehven fazla hesaplandığı bildirilen bu tutarın çok daha altında bir ödemenin yapılmış olması karşısında fazlasını talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla 12.000,00 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların murisi ... ile müvekkili şirket arasında 06/02/2006 tarihli uzun süreli hayat ... poliçesi akdedildiğini, söz konusu ... kaspamında ilk üç seneye ait prim borcunun müteveffa tarafından ödendiğini, 06/11/2009 tarihli prim borcunun ödenmediğini,... ettirenin en az üç yıl primi ödedikten sonra sigortadan cayması veya taahhüdüne uymaması ve de sigortayı satın alma hakkını da kullanmaması halinde sigortasının prim ödemesinden muaf bir ... haline çevrileceğinin sigortacılık mevzuatında açıkça belirtildiğini, müteveffa tarafından ödenmeyen 06/11/2009 vade tarihli prim borcu nedeniyle müvekkili şirket tarafından, davacılar murisi ...'ya prim bedelinin tahsil edilememesi durumunda poliçenin ücretsiz sigortaya dönüşeceğini bildirilen ihtar ve uyarı mektubunun 08/12/2009 tarihinde gönderildiğini, müteveffa tarafından, kendisine tanınan 60 günlük yasal süre içerisinde, prim borcuna istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığını, böylece yasal süresi içerisinde prim borcunun ödenmemesi üzerine müteveffaya ait uzun süreli hayat sigortası poliçesinin ücretsiz sigortaya dönüştüğünü,davacıların tazminat talebi üzerine müvekkili şirket tarafından bu doğrultuda ilgili kurallar çerçevesinde hesaplama yapıldığını ve toplam 1.669,75 Amerikan doları teminat tutarının belirlendiğini ve ödendiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delil ve alınan bilirkişi raporuna göre, davalı ... şirketi tarfından müteveffaya gönderildiği bildirilen ihtar ve bilgilendirme mektubunun...isimli müteveffanın amcasının oğlu olan şahsa tebliğ edildiği, bu şahsın açık adresinin müteveffa ve davacılarla aynı olmadığı, aynı çatı altında birlikte oturmadığı, bu hali ile yapılan tebligatın usulsüz olduğu, usulsüz yapılan tebligata dayanılarak davalının tenzilat yapmasının yerinde olmadığı, aksi yöndeki ispat şartının davalıda olmasına rağmen davalının bu durumun aksini ispatlar yönde herhangi bir delil ve belge dosyaya sunmadığı ve 15/10/2014 havale tarihli bilirkişi ek raporunda tenzilat yapılmaması halinde ödenmesi gereken miktarın 43.699,74 Amerikan Doları karşılığı olarak belirlendiğinden bahisle davacının istemiş olduğu 12.000,00 TL tutarındaki tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava hayat ... poliçesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 1502 ve (6767 sayılı yasanın 1325). maddesinde "En az bir yıldan beri yürürlükte bulunan ve bir yıllık primi ödemiş olan ... sözleşmelerinde, ... ettiren daha sonra prim ödeme borcunu yerine getirmezse, sigortacı bu sebeple sözleşmeyi fesh edemez ve prim isteyemez. Bu halde ..., prim ödemeden muaf sigortaya dönüşür.Prim ödenmesinden muaf sigortada, ... bedeli ödenen primle sözleşme uyarınca ödenmesi gereken prim arasındaki orana göre ödenir" şeklinde düzenleme olup, Hayat Sigortası Genel Şartları'nın C.5 maddesi hükmüne görede, "... ettiren kimse aksine bir sözleşmeyle süre kısaltılmış olmadıkça en az üç yıllık pirim ödedikten sonra sigortadan cayar veya taahhüdüne uymaz ve de sigortayı satın alma (iştira) hakkını da kullanmaz ise sigortası prim ödemeden muaf bir ... haline çevrilmiş olur. Bu takdirde ... bedeli poliçede ve tarife teknik esaslarında gösterildiği şekilde indirilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacıların murisinin 06.02.2006 başlayan 10 yıl vadeli hayat sigortası poliçesi yaptırdığı, bu poliçeye istinaden 09.02.2006-05.10.2009 tarihleri arasında 3 yıl süre ile prim ödemesi yaptığı bunun dışında ödeme yapmadığı ve satın alma hakkını kullanmadığı sabittir. Bu durumda belirtilen yasal düzenlemeler karşısında sigortanın prim ödemeden muaf ... haline dönüştüğü kabul edilmelidir. TTK'nun 1502 ve Hayat Sigortası Genel Şartları'nın C.5. maddesine göre sigortacının bu halde sözleşmeyi fesh etme hakkı olmadığı gibi bu hususu ihbar külfetide bulunmamaktadır.
Mahkemece, ... poliçesinin prim ödemeden muaf ... olduğunun kabulü ile TTK'nun 1502. maddesinin son cümlesinde belirtildiği şekilde proporsiyon hesabı yaptırılarak davalı ... şirketinin ödemesi gereken miktarı belirlemesi ve oluşacak sonuca göre karar vermesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar vermesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 07.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Kararları