Forum ana sayfa 17. Hukuk Dairesi 2015/2759 E. , 2017/10472 K.

17. Hukuk Dairesi 2015/2759 E. , 2017/10472 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 391204
Konum: İstanbul



17. Hukuk Dairesi 2015/2759 E. , 2017/10472 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkiline sigortalı bulunan ... Ltd. Şti.'nin kiracı olarak kullandığı depo içerisinde bulunan kumaş emtianın 08/03/2011 tarihinde sigortalı iş yerinden geçen ve apartmanın ortak tuvalet giderinin patlaması nedeniyle buradan akan pis suyun sirayeti sonucu hasara uğradığını, ekspertiz incelemesi sonucu müvekkilinin 35.883,16 TL ... tazminatı ödediğini, davalı diğer kat maliklerine rücu hakkının doğduğunu bu nedenlerle 35.883,00 TL ... rücu tazminatının sigortalıya ödeme tarihi olan 02.05.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili, hasar bedeli ödenen sigortalının bulunduğu dükkanın apartmandan bağımsız bir bölüm olduğunu, kiralayan ve maliki ... ve...'nın olduğunu, hasarın kiralayan yada kiracının bilebileceği bir tesisattan kaynaklandığını, diğer kat maliklerinin sorumlu olmadığını, hasarın oluşmasında kiracı ile mal sahiplerinin sorumlu olduğunu bu nedenlerle müvekkillerinin kusuru olmadığından haksız açılan davanın reddini savunmuşlardır.
Davalı ..., dava konusu yerin ... ile ... tarafından kiraya verildiğini, meydana gelen zarar varsa bu kişilerin sorumlu olduğunu, davanın kendisi itibariyle husumet yönünden reddi gerektiğini, alacak miktarının haksız, fahiş ve yersiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamı itibariyle davacının sigortalısının açıkta korumasız olarak bulunan ve hatta keşif zamanında da aynı şekilde bulunan borudan meydana gelen zararlar itibariyle kiracı olarak gerekli önlemleri almadığı, gerekli girişimleri yapmadığı, davacının sigortasının meydana gelen zarardan doğrudan sorumlu olduğu, bu nedenle sigortalı kiracının yerine geçen davacı ... şirketinin ödemiş olduğu tazminatların poliçe kapsamında ödendiğinden sigortalısının yerine geçerek rücuan tazmini talep etmesinin söz konusu olamayacağından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, işyeri ... poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
... İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.03.1944 Tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, ... poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır.
Öte yandan, TTK'nun “Halefiyet” başlığı altındaki 1472.maddesinde “Sigortacı, ... tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir.
6100 Sayılı HMK'nun “Sulh hukuk mahkemelerinin görevi” başlığı altındaki 4. maddesinde de “(1) Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; a) Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı ... ve İflas Kanununa göre ilamsız ... yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları, b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları, c) Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları, ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hakimini görevlendirdiği davaları, görürler.” hükmüne yer verilmiştir. Görev kamu düzenine ilişkin olup re'sen dikkate alınmalıdır.
Somut olayda, davacı ... şirketi olup davalılardan rücuen tazminat talebinin nedeni, davalılardan...ile davacının sigortalısı arasındaki kira ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Bu durumda mahkemece davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yürürlük tarihinden sonra açıldığı ve yukarıda belirtilen yasa hükmüne göre kira ilişkisine dayalı uyuşmazlıklarda sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu ve görev ilişkisinin diğer davalılara da sirayat edeceği gözetilerek dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine gününde 14.11.2017 oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Kararları