Forum ana sayfa 17. Hukuk Dairesi 2017/3173 E. , 2017/11226 K.

17. Hukuk Dairesi 2017/3173 E. , 2017/11226 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 401289
Konum: İstanbul



17. Hukuk Dairesi 2017/3173 E. , 2017/11226 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tahkim davası hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen 19.02.2015 tarih, 2015/1278 sayılı karara karşı yapılan itiraz üzerine Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 28.04.2015 tarih, 2015/428 sayılı itirazın reddine dair kararın, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalının trafik sigortacısı olduğu kamyonu sevk ve idare eden davacıların babası/ eşi ... yaptığı tek taraflı kazada öldüğünü, davacıların ölenin desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada şimdilik 185.000,00 TL. destekten yoksun kalma tazminatının 11.11.2014 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 12.02.2015 tarihli artırım dilekçesiyle, taleplerini 268.000 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacılar murisinin tam kusurlu olarak sebep olduğu tek taraflı kazada öldüğünü, murisin kusurunun davacılara da yansıyacağını ve davacıların tazminat talep haklarının bulunmadığını, SGK tarafından davacılara ödenen rücuya tabi gelirlerin tazminattan indirilmesi gerektiğini, davaya konu trafik kazasının aynı zamanda iş kazası olduğunu belirterek başvurunun reddini savunmuştur.
Sigorta Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; başvurunun kabulü ile ... için 204.840,97 TL, Kadir için 23.962,69 TL. ve ... için 39.196,34 TL'nin 11.11.2014 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; bu karara, davalı vekili İtiraz Hakem Heyeti nezdinde itiraz etmiştir. Sigorta İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davalı vekilinin itirazının reddine, davacı ... için 204.840,97 TL, Kadir için 23.962,69 TL. ve Muhammed için 39.196,34
TL'nin 11.11.2014 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; özellikle, davacıların talebinin doğrudan kendileri üzerinde doğan destekten yoksunluk zararına ilişkin olması, bu zararın oluşumundaki desteğin kusurunun davacılara yansıtılamayacağı, sürücü desteğin tam kusurlu olmasının, onun desteğinden yoksun kalan davacıları etkilemeyeceğine ilişkin HGK'nun 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 Esas-411 Karar, HGK'nun 22.2.2012 gün 2011/17-787 Esas- 2012/92 Karar, HGK'nun 16.1.2013 gün ve 2012/17-1491 Esas- 2013/74 Karar sayılı ilamları uyarınca, davalının tazminattan sorumluluğuna hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle, ölenin yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davaya konu kaza ve dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesinin 1. fıkrasında; "iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır" düzenlemesine; aynı maddenin 4. fıkrasında "iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir" düzenlemesine; maddenin 5. fıkrasında ise "iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık; kamu görevlileri, er ve erbaşlar ile kamu idareleri tarafından görevlendirilen diğer kişilerin vazifelerinin gereği olarak yaptıkları fiiller sonucu meydana gelmiş ise, bu fiillerden dolayı haklarında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunanlar hariç olmak üzere, sigortalı
veya hak sahiplerine yapılan ödemeler veya bağlanan gelirler için kurumuna veya ilgililere rücu edilmez. Ayrıca, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölümlerde, bu Kanun uyarınca hak sahiplerine bağlanacak gelir ve verilecek ödenekler için, iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde kusuru bulunan hak sahiplerine veya iş kazası sonucu ölen kusurlu sigortalının hak sahiplerine, Kurumca rücu edilmez" düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda; davalı sigortacı tarafından ZMSS poliçesi düzenlenen ... plakalı kamyonun, dava dışı ... A.Ş'ye ait olduğu; davacıların desteği ... ... anılan şirkette kamyon şöförü olarak çalıştığı ve sigortalı araçla şantiyeye kum taşırken yaptığı tek taraflı kazada öldüğü anlaşılmaktadır. Davaya konu kaza nedeniyle SGK Başkanlığı tarafından davacılara ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması ve yapılmış rücuya tabi ödemelerin tazminattan düşülmesi davalı tarafça savunulmuş olmasına rağmen; Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından bu hususta herhangi bir araştırma yapılmadan, 06.02.2015 tarihli aktüerya uzmanı bilirkişi raporu doğrultusunda tazminata karar verilmiştir. Davalı tarafın, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti nezdinde yaptığı itiraz üzerine verilen kararda ise; SGK Başkanlığı tarafından iş kazası nedeniyle yapılan ödemeler için, sadece olayda kusuru olanlara kurumun rücu hakkının sözkonusu olduğu; davacıların olayda kusurlu olması mümkün olmadığından SGK Başkanlığı tarafından yapılan ödemelerin rücuya tabi olmadığı ve bu ödemelerin TBK'nun 55. maddesi gereği tazminattan düşülemeyeceği gerekçesiyle, davalının bu yöne ilişkin itirazları reddedilerek tazminata karar verilmiştir.
5510 sayılı Kanun'un 21/5. maddesi ile, kurumun ödeme yaptığı hak sahiplerine rücusuna ilişkin düzenleme yapılmış ve kurumun ödeme yaptığı hak sahiplerinin ödemeye neden olan iş kazası sonucu ölüm ya da meslek hastalığının ortaya çıkmasındaki şahsi kusurları nedeniyle bu kişilere rücu edilemeyeceği düzenlenmiştir. Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından bu düzenlemeden hareketle, SGK ödemesinin rücuya tabi olmayacağı kabul edilmiş ise de, yapılan değerlendirme hatalıdır. Davalı ... şirketinin savunması, SGK Başkanlığı tarafından davacılara ödenen bedel için, araç maliki ve işveren konumundaki şirket (... İnşaat A.Ş.) ile birlikte kendilerine rücu edilmesi haline ilişkin olup, davalı savunmasının dayanağı olan madde de 5510 sayılı Kanun'un 21/4. maddesidir. Anılan bu maddedeki düzenlemenin
de, kazada davacıların kusurunun bulunmayışı ve kurumun davalı ... şirketine rücu hakkı ile hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. Nitekim, SGK tarafından davacılara bağlanan 283.971,69 TL. peşin sermaye değerli gelirin, davalı ... şirketi ile davacılar desteğinin işvereni olan şirketlerden rücuen tahsili için, SGK Başkanlığı tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/10 Esas sayılı dosyası ile rücuen tazminat davası açıldığı da dosya kapsamı ile sabittir.
İfade olunan tüm bu hususlar karşısında; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'na müzekkere yazılarak, davaya konu kazaya ilişkin olarak iş kazası yönünden araştırma yapılıp yapılmadığı ve olayın iş kazası olarak kabul edilip edilmediği; olayın iş kazası olarak kabulü suretiyle, davaya konu kaza sonucu ölen Şahin Urhantekin'in hak sahibi olan davacılara gelir bağlanıp bağlanmadığı; gelir bağlanmış ise, rücuya tabi olup olmadığı; davacılara bağlanan rücuya tabi gelirin ilk peşin sermaye değerinin ne olduğu hususlarının sorulması; bağlanan gelir rücuya tabi ise, 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesi hükmü gereği tazminattan düşülmesi suretiyle davacı tarafın talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 04/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Kararları