Forum ana sayfa 17. Hukuk Dairesi 2017/2694 E. , 2017/11728 K.

17. Hukuk Dairesi 2017/2694 E. , 2017/11728 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 403587
Konum: İstanbul



17. Hukuk Dairesi 2017/2694 E. , 2017/11728 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm, davalı ... vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı ...'nın trafik sigortacısı olduğu motorsiklet ile davacının yolcu olarak bulunduğu ve kaza tarihinde ZMSS poliçesi bulunmayan motorsikletin çarpışmasıyla gerçekleşen kazada, davacının ağır biçimde yaralandığını ve kazada kırılan sol ayağını tam olarak kullanamaz hale geldiğini belirterek, belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000,00 TL. maddi tazminatın davalı ...'dan ve 4.000,00 TL. maddi tazminatın davalı ...'ndan kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş; 30.01.2014 tarihli artırım dilekçesiyle, taleplerini davalı .... yönünden 18.135,06 TL'ye ve davalı ... yönünden 72.540,33 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı ... vekili, davacının yolcu olduğu motorsikletin tescilsiz olması nedeniyle trafik sigortası yaptırma zorunluluğu bulunan araçlardan olmadığını, bu aracın sebep olduğu zarar nedeniyle davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, aracın 50 cc motor hacmine sahip olup olmadığının araştırılarak kendilerinin sorumluluğunun belirlenmesi gerektiğini, kask takmayan ve alkollü sürücünün aracına bilerek binen davacının müterafik kusuru ile araçta hatır için taşındığı gözetilip tazminattan indirim yapılması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., davaya cevap vermemiş ve duruşmaları da takip etmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın kabulü ile 18.135,06 TL. tazminatın davalı ...'dan ve 72.540,33 TL. tazminatın davalı ...'ndan dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; davalı ...'na husumet yöneltilmesinin nedeni olan, davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün davacının kardeşi olduğu gözetildiğinde, somut olayda hatır taşımasının şartlarının oluşmamasına göre; davalı ... vekilinin, aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle, Borçlar Kanunu'nun 46. maddesi (6098 sayılı TBK m. 54) gereğince çalışma gücü kaybı tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı taraf, kazaya karışan davacının yolcu olduğu aracın kaza tarihini kapsar trafik sigortasının bulunmaması nedeniyle davalı ...'na husumet yöneltmiş; davalı ... ise, davacının yolcu olduğu aracın trafik sigortası yaptırma zorunluluğu olan araçlardan olup olmadığının araştırılması ile sorumluluklarının belirlenmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkeme tarafından, anılan bu hususta herhangi bir araştırma yapılmadan ve gerekçede de bu husus karşılanmadan, davalı ...'nın da zarardan sorumluluğuna karar verilmiştir. Eksik inceleme ile karar verilemez.
...'na başvurulabilecek hallere ilişkin olarak, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b maddesinde "Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar" düzenlemesine yer verilmiş; aynı mahiyetteki düzenleme, ... Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesinde de yer almıştır. Bu düzenlemelere göre; trafik kazası sonucu bedensel zarara uğrayan kişinin, davalı ...'na husumet yöneltebilmesi için, bedensel zarara yol açan aracın kaza tarihi itibariyle zorunlu sigortasının yapılmamış olması gerekmektedir.Davalı ...'na aracın trafik sigortasının bulunmayışı nedeniyle husumet yöneltildiğinden, davacının yolcu olduğu mobiletin, trafik sigortası yaptırması zorunlu olan motorlu araçlardan olup olmadığı hususunun saptanması gerekmektedir. Zira, ZMSS Genel Şartları'nın A.6-ı maddesi gereğince "Motorlu bisikletlerin kullanılmasından ileri gelen zararlar" teminat dışı hallerden olup, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde motorsiklet ve motorlu bisikletin tanımı yapılmıştır. Anılan düzenlemeler gereği, davacının yolcu olduğu mobiletin, KTK'nun 3. maddesindeki tanıma uyan 50 cc ve üzeri motor silindir hacmine sahip motorlu bisiklet olup olmadığının saptanması, kanun kapsamında motorlu araç olmadığı sonucuna ulaşıldığı takdirde davalı ...'nın bu aracın neden olduğu zarardan sorumlu olmadığı gözetilip sonuca ulaşılması gerekmektedir. İfade olunan bu hususta da mahkemece araştırma yapılmadığı görülmektedir.
Bu durumda mahkemece; davaya konu olay için açılan ceza soruşturma dosyası da getirtilip, davacının yolcu olduğu mobilet yönünden, trafik sigortası yaptırması zorunlu 50 cc ve üzeri motor silindir hacmine sahip motorlu bisiklet olup olmadığı araştırmasının yapılması; bu aracın, kanun kapsamında motorlu araç olduğunun saptanması halinde kaza tarihini kapsayan ZMSS poliçesi olup olmadığının Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi'nden araştırılması; kanun kapsamındaki motorlu araç olmadığı ya da olmakla birlikte ZMSS poliçesinin bulunduğunun tespiti halinde, davalı ...'nın zarardan sorumlu tutulamayacağı gözetilerek karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3-Kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun "tazminat miktarının tayini" başlıklı 43. maddesinde (6098 sayılı TBK 51. md); hakimin, tazminatın türü ve kapsamının derecesini, durum ve mevkiinin gereğine ve hatanın ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "Tazminatın tenkisi" başlıklı 44. maddesinde (6098 sayılı TBK 52. md)ise; zarar gören taraf, zarara razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durum ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakimin, zarar ve ziyan tutarını indirebileceği veya zarar ve ziyanı hüküm altına almaktan vazgeçebileceği açıklanmıştır.
Somut olayda; davacının, kardeşi olan sürücü Cüneyt Turunç'un sevk ve idaresindeki araçta yolcu olduğu, sürücünün kaza anında 0,59 promil alkollü olduğu, davacının kardeşi olan sürücünün alkollü olduğunu bilmemesinin mümkün olmadığı, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybedip karşı yöne ait şeride girmesiyle kazanın gerçekleştiği, davacının ehliyetsiz ve alkollü sürücünün aracına binmekle müterafik kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre mahkemece, ehliyetsiz ve alkollü sürücünün aracına bilerek binen davacının müterafik kusuru nedeniyle, BK'nun 44. maddesi (TBK 52. md) uyarınca maddi tazminattan makul oranda hakkaniyete uygun indirim gerekip gerekmediğinin irdelenip tartışılması, ondan sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'na geri verilmesine 18/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Kararları