Forum ana sayfa 17. Hukuk Dairesi 2017/1816 E. , 2017/12026 K.

17. Hukuk Dairesi 2017/1816 E. , 2017/12026 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 401289
Konum: İstanbul



17. Hukuk Dairesi 2017/1816 E. , 2017/12026 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının idaresindeki aracıyla davacının idaresindeki motorsiklete çarptığını, kazada davacının ağır biçimde yaralandığını ve malul kalma riski bulunduğunu, motorsikletinde hasar oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL. maddi ve 50.000,00 TL. manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 13.06.2013 tarihli ıslah dilekçesiyle, maluliyet tazminatı taleplerini 51.249,60 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacının zararlarından davalının aracını sigorta eden şirketin sorumlu olduğunu, davalının kazada kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile 51.249,60 TL. maluliyet tazminatı, 850,00 TL. araç hasar bedeli ve 5.000,00 TL. manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekilinin temyiz talebi yönünden; davalı vekili tarafından, mahkemece verilen 18.07.2014 tarihli kararla ilgili temyiz dilekçesinin, HUMK'nun 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal sürede verildiği, davalı vekilinin temyiz başvurusu yaparken temyiz yoluna başvuru harcı ile birlikte 25,20 TL. maktu temyiz karar harcı yatırdığı ve
davalı vekilinin temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedildiği, eksik harcın tamamlanması konusunda işlem yapılmak üzere Dairemiz'ce verilen geri çevirme kararından sonra davalının vefat ettiğinin anlaşılması nedeniyle, mahkemece davalının mirasçılarına eksik harcın 7 günlük kesin sürede yatırılması, aksi halde temyiz isteminden vazgeçilmiş sayılacağı ihtarını içeren muhtıranın muhtelif tarihlerde tebliğ edildiği, davalı mirasçılarının harç ikmalini yapmadığı görülmektedir. HUMK'nun 434/3. (yeni 6100 sayılı HMK'nın 344.) maddesinde öngörülen eksik harç ödenmesi ile ilgili işlemin uygulanmasına rağmen, davalı tarafın 7 günlük kesin sürede eksik temyiz karar harcını yatırmamış olması karşısında; davalı tarafın temyiz isteminin reddi yönünde mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtayca da bu yolda karar verilebileceğinden, davalı tarafın, kesin sürede eksik temyiz karar harcını ikmal etmemiş olması nedeniyle temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz talebi yönünden ise; davacı vekili, dava konusu kaza sonucu davacının yaralanmasından duyulan üzüntü nedeniyle, 50.000,00 TL. manevi tazminat isteminde bulunmuş; mahkemece, talebin kısmen kabulüne karar verilerek hükümde belirtilen miktarda manevi tazminata karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK'nun 56. (818 sayılı BK'nun 47.) maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
O halde mahkemece, meydana gelen trafik kazası sonucu, davacının cismani zarara uğraması nedeniyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla; tarafların sosyal
ve ekonomik durumları, davacının kazadaki yaralanması nedeniyle %24 oranında kalıcı maluliyete uğradığı gözetildiğinde oluşan zararın ağırlığı, kazada davalının tam kusurlu olduğu gözönünde tutularak, olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen, davacı için hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir miktar daha yüksek manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, somut olay ile bağdaşmayan, düşük miktarda manevi tazminata hükmedilmesi uygun görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin, mahkemece verilen kesin sürede eksik temyiz karar harcını ikmal etmemiş olması nedeniyle REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 25/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Kararları