Forum ana sayfa 17. Hukuk Dairesi 2017/1815 E. , 2017/12047 K.

17. Hukuk Dairesi 2017/1815 E. , 2017/12047 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 401289
Konum: İstanbul



17. Hukuk Dairesi 2017/1815 E. , 2017/12047 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu trafik sigorta poliçesi ile sigortacısı oldukları aracın davacıya çarpması sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararı olarak 5.000,00 TL maddi tazminatın ve belgelendirilemeyen tedavi ve yol giderlerine ilişkin 500,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketi yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal fazi ile birlikte bütün davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi hariç diğer iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili, 29/04/2014 tarihli ıslah dilekçesiyle geçici ve sürekli işgöremezlik zararına ilişkin maddi tazminat taleplerini 90.090,96 TL'ye yükselttiklerini beyan etmiştir.
Davalı ...Ş. Vekili; kusur ve maluliyet oranlarının tespit edilerek zarar konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili; davalının kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığını ve talep edilen tazminatların fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sağ. Ür. İth. Paz. San. Tic. Ltd. Şti. Vekili; yetki itirazında bulunarak, kazada kusur ve işleten sıfatları bulunmadığını, taleplerin fahiş olduğunu ve davacının taleplerini öncelikle sigorta şirketine yöneltmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 90.096,86 TL işgöremezlik tazminatı ile 500,00 TL belgelendirilmeyen tedavi ve yol gideri olmak üzere toplam 90.596,86 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 07/08/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalılardan ... Sigorta A.Ş. nin sorumluluğunun poliçe limitleriyle sınırlı olması ve faiz yönünden de dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olmaları kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 07/08/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Sağlık Ürünleri İthalat İhracat Pazarlama San. ve Tic. Ltd. Şti.den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de
gözönünde tutularak, B.K.’nun 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Somut olayda, kaza tarihi, yaralanmanın niteliği, kusur durumu ve diğer etkenler birlikte değerlendirildiğinde, davacı için takdir olunan manevi tazminatın bir miktar fazla olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'a geri verilmesine 25.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Kararları