Forum ana sayfa 17. Hukuk Dairesi 2017/1340 E. , 2017/11857 K.

17. Hukuk Dairesi 2017/1340 E. , 2017/11857 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 402347
Konum: İstanbul



17. Hukuk Dairesi 2017/1340 E. , 2017/11857 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm davacılar vekili ve davalı ... (yeni Ünvanı ... Sigorta AŞ) vekillerince temyiz edilmiş, davalı ... (Yeni Ünvanı ... Sigorta AŞ) vekilince de duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 08.11.2016 Salı günü davacılar ve davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve sonra eksiklik nedeniyle iade edilen dosya ikmal edildikten sonra tekrar gelmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü.

-K A R A R-

Davacılar vekili, davalıların sürücüsü ve zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın alkollü olarak kullanılması sonucu meydana gelen tek taraflı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacı ...’ın yaralandığını, yolcu murisin ise vefat ettiğini, davacı ... dışındaki diğer davacıların murisin anne, baba ve kardeşleri olduğunu, davacı anne ...’nin destekten yoksun kaldığını, davacı yolcu ...’ın işgücü kaybına uğradığını, bir süre iş ve gücünden kaldığını, tedavi masrafları olduğunu, vücudunda sabit eser kaldığını, davacı ...’ın yaralanıp işgücü kaybına uğraması nedeniyle, diğer davacıların murisin ölümü nedeniyle elem çektiğini
beyanla, davacı anne ... ve baba ... için ayrı ayrı 40.000,00'er TL manevi, davacı ... için 15.000,00 TL manevi, davacı öz kardeş ... için 30.000,00 TL manevi ve diğer davacı kardeşler ..., ..., ... için ayrı ayrı 10.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı ...'dan tahsilini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacılardan ... ve ... için ayrı ayrı 1.000,00'er TL maddi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan (sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile) müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini davacı anne ... bakımından 29.081,08 TL’ye yükseltmiş, davacı ... 28.07.2011 tarihli celsede davalı ... şirketi ile haricen anlaştıklarından davalı ... şirketi bakımından maddi tazminat davasını takip etmediğini beyan etmiştir.
Davalı ...Ş. (Yeni unvanı: ... Sigorta A.Ş.) vekili, davacı ...'ye 14.819,44 TL ödeme yapıldığını ve müvekkilinin ibra edildiğini, davacı ...’nin alacağının kalmadığını, 1.560,90 TL’nin temlik gereği ... Ltd. Şti.ne ödendiğini, davacı ...’ın müvekkiline başvurusu olmadığını, bu nedenle müvekkilinin faiz, masraf ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı ... tarafından davalı ... şirketi aleyhine açılmış olan maddi tazminat davasının HMK.'nun 150. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, davacı ... için 12.395,20 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...'dan kaza tarihi olan 07/12/2009 tarihinden, davalı ... şirketinden 23/02/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, davacı ...'in destekten yoksun kalmaya yönelik fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacı ... için 7.000,00 TL, davacı ... için 7.000,00 TL, davacı ... için 4.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, davacılar ..., ..., ... için ayrı ayrı 3.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 07/12/2009 tarihinden itibaren
işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak, adı geçen davacılara verilmesine, davacıların manevi tazminata yönelik fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş; hüküm davacılar vekili ve davalı ...Ş. (Yeni unvanı: ... Sigorta A.Ş.) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-6100 Sayılı HMK.'nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle mülga 1086 Sayılı HUMK'nun 427. maddesinde öngörülen temyiz kesinlik sınırı 1.1.2014 tarihinden itibaren 1.890,00 TL'ye çıkarılmıştır.
Davacı ... fazlaya dair haklarını saklı tutarak 1.000,00 TL maddi tazminat talep etmiş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı ... için toplam 909,79 TL maddi tazminat hesabı yapılmış, davacı ... 28.07.2011 tarihli celsede davalı şirketle haricen anlaştığını, davalı şirket yönünden davayı takip etmediğini beyan etmiş, mahkemece davacı ... yönünden davalı ... şirketi aleyhine açılmış olan maddi tazminat davasının HMK.'nun 150. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına hükmedilmiştir. Davacı ... hakkında maddi tazminat ile ilgili verilen hüküm davalı ...Ş. (Yeni unvanı: ... Sigorta A.Ş.) yönünden kesin niteliktedir.
Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davalı ...Ş. (Yeni unvanı: ... Sigorta A.Ş.) vekilinin davacı ... hakkındaki maddi tazminat hükmü ile ilgili temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle, oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve davacı ... hakkındaki maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve davacılar ..., ..., ..., ... ve ... bakımından manevi tazminatın takdirinde B.K.nun 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre,
davacılar vekili ve davalı ...Ş. (Yeni unvanı (... Sigorta A.Ş.) vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Dava trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi (TBK md 56) hükmüne göre hakimin özel halleri göz önüne alarak manevi tazminat adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarının adalete uygun olması gerekir. Tazminatın amacı zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmaktır.
Somut olayda, davacılar ... ve ... evlatlarını davaya konu trafik kazasında kaybetmiş ve davacı anne ... ile baba ... ayrı ayrı 40.000'er TL manevi tazminat talep etmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile, anne ... ve baba ... için ayrı ayrı 7.000’er TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Desteğin ölümü yanında, tarafların kusur oranı, kaza (ölüm) tarihi, davalıların ekonomik ve sosyal durumu, duyulan acı gibi nedenler dikkate alındığında, adı geçen davacılar için hükmedilen manevi tazminat miktarı, duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı hafifletebilecek düzeyde değildir. Davacılar ... ve ... için hükmedilen manevi tazminat miktarı az olup, adı geçen davacılar bakımından daha üst düzeyde manevi tazminat takdiri için hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ...Ş. (Yeni unvanı: ... Sigorta A.Ş.) vekilinin davacı ... hakkındaki maddi tazminat hükmü ile ilgili temyiz dilekçesinin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekili ve davalı ...Ş. (Yeni unvanı: ... Sigorta A.Ş.) vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile davacılar ... ve ... hakkındaki manevi tazminata ilişkin hükümlerin BOZULMASINA, duruşmada vekille temsil olunmayan davacılar ve davalı ... (yeni Ünvanı ... Sigorta AŞ) yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ve davalı ...'ye geri verilmesine 19.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Kararları