Forum ana sayfa 17. Hukuk Dairesi 2017/698 E. , 2017/12035 K.

17. Hukuk Dairesi 2017/698 E. , 2017/12035 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 402319
Konum: İstanbul



17. Hukuk Dairesi 2017/698 E. , 2017/12035 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; 12.11.2011 tarihinde davacı şirkete ait dava dışı ... sevk ve idaresindeki araç ile davalı ... idaresindeki davalı ... şirketince sigortalanmış aracın çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacıya ait araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurunun olmadığını, kazadan sonra davalı şirkete çekilen ihtarname ile zararın giderilmesi istenmiş ise de davalı şirket tarafından aracın çalıntı olarak kazaya sebebiyet verdiğinden teminat dışı olması nedeniyle talebin reddedildiğini, söz konusu çalınma olayının kazadan önce gerçekleştiğini ve kazadan önce aracın bulunarak sahibine teslim edildiğini ve bu nedenle davalıların sorumlu olduğunu, davaya konu kaza sırasında çalıntı olmayan aracın sebep olduğu hasar bedeli için fazlaya dair tüm haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL'nin davalılardan temerrüt tarihinden itibaren uygulanacak reeskont faizi ile tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili; 24/01/2014 havale tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 788,02 TL artırmıştır. Davalı ...Ş. Vekili; sigortalı aracın çalıntı olduğunun tespit edilmesi nedeni ile davacının talebinin ZMMS genel şartlar A.3.j gereğince reddedilmiş olduğunu, davalının davaya konu hasardan sorumlu olduğu kabul edilse dahi sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu ve davacı tarafın talep edebileceği azami rakamın 4.905,10 TL olacağını ve dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılar usulüne uygun tebligata rağmen cevap vermemişlerdir.Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının ... ve ... Sigorta A.Ş. aleyhine açmış olduğu davanın reddine, 5.000,00 TL tazminatın dava tarihi olan 28/12/2012 tarihinden ve 788,02 TL tazminatın ıslah tarihi olan 24/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile Davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, özellikle 2918 sayılı KTK'nın hükümlerine göre, kazaya sebebiyet veren aracın kaza tarihinden önce ...4.Noterliğinin 07.07.2011 tarihli satışı ile davalı ... tarafından davalı ...'e devredilmiş olması nedeniyle davalı ...'ın kaza tarihinde işletenlik sıfatı bulunmadığından ... yönünden davanın reddedilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava trafik kazasından kaynaklanan hasar bedeli istemine ilişkindir.Davacı vekili, dava dilekçesinde araç hasarına ilişkin maddi tazminat taleplerini karşı araç sürücü/işleteni ve trafik sigortacısına yöneltmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”, 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, ZMSS'nin amacı, trafik kazaları sonucu 3.kişilere verilecek zararların güvence altına alınmasıdır.Dosya içeriğinden, kazaya karışan 10 ... plakalı aracın ... tarafından... 4.Noterliğinin 07.07.2011 tarihli satışı ile ...'e satış işleminin yapıldığının, 14.07.2011-2012 tarihleri arasında ZMMS poliçesinin ... Sigorta A.Ş. ile eski malik ... arasında aktedildiğinin, 06.08.2011 tarihinde aracın kayıtlarına ... ilçe Emniyet Müdürlüğü'nce çalıntı şerhinin işlenmiş ve 13.01.2012 tarihinde ise ... İl Emniyet Müdürlüğü'nce çalıntı şerhinin kaldırılmış olduğunun anlaşılmasına göre, ... 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/566-2015/453 dosyasındaki sanık ...'ın aracın çalıntı şerhi konulduktan birkaç gün sonra bulunarak kendisine teslim edildiği yönündeki beyanı ve aracın 07.08.2011 tarihinde bulunup 10.08.2011 tarihinde ...'a teslim edildiğinin anlaşılmasına göre, somut olayda 12.11.2011 kaza tarihinde aracın fiilen çalıntı olmadığı, yalnızca çalıntı şerhinin kaldırılmamış olmasına göre, zorunlu trafik sigorta poliçesinin geçerli olup aracın kaza tarihinde gerçekte çalıntı olmaması nedeniyle gerçek durumu yansıtmayan şerhin 3.kişilere karşı hüküm ifade etmeyeceği gerçeği karşısında davanın davalı ...Ş. yönünden de kabulü gerekirken reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 25/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Kararları