Forum ana sayfa 17. Hukuk Dairesi 2017/232 E. , 2017/11232 K.

17. Hukuk Dairesi 2017/232 E. , 2017/11232 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 401905
Konum: İstanbul



17. Hukuk Dairesi 2017/232 E. , 2017/11232 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki, ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm, davacılar vekili ve davalı .... A.Ş. vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın, davacıların oğlu ...'nin idaresindeki motorsiklete çarpmasıyla ölümlü kaza meydana geldiğini, ceza davasında davalı sürücünün tali kusurlu bulunduğunu, davacıların ölen oğullarının desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 10.000,00 TL. destekten yoksun kalma tazminatı ile 50.000,00 TL. manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiş; 08.01.2014 harç tarihli ıslah dilekçesiyle, toplam maddi tazminat taleplerini 31.956,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı .... A.Ş. Vekili, sola dönüş kurallarına uymayan davacılar murisinin kazada tek kusurlu olduğunu, talep edilen tazminatların fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 14.511,00 TL. ve Meliha için 17.445,00 TL. destekten yoksun kalma tazminatının yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, taleple bağlılık gereği tazminatların 5.000,00'er TL'lik kısmına olay tarihinden ve bakiyesine ıslah tarihinden faiz işletilmesine; davacılar için 15.000,00'er TL. manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı .... A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109/2.maddesi gereğince,
davaya konu maddi tazminata ilişkin ıslahın, uzamış ceza zamanaşımı süresi içinde yapılmış olmasına; kesinleşen ceza davasında alınan, oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunan, konusunda uzman bilirkişi heyetinin 30.10.2008 tarihli raporundaki kusur tespitinin benimsenmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına; Dairemiz'in yerleşik uygulamalarına uygun biçimde desteğin gelirinin ve davacıların destek paylarının belirlenmiş olmasına; davacılar için manevi tazminatın takdirinde TBK'nun 56. (BK'nun 47.) maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre; davacılar vekili ve davalı .... A.Ş. Vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle, ölenin yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı taraf, davaya konu kazaya karışan aracın işleteni olan davalı şirkete KTK'nun 85. maddesi gereği ve davalı sürücüye ise haksız fiile ilişkin 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41. maddesi gereği husumet yöneltmiştir.
Davaya konu kaza ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41/1. maddesinde "gerek kasten gerek ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik ile haksız bir surette diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur" düzenlemesine; 2918 sayılı KTK'nun 85/1. maddesinde ise, "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar" düzenlemesine yer verilmiştir. Araç işleteni olan davalı şirketin kanundan doğan sorumluluğu kusursuz sorumluluk olmakla birlikte, sorumluluğunun üst sınırını eylemlerinden sorumlu olduğu araç sürücüsünün kusur oranı belirleyecektir.
Davaya konu edilen kazaya ilişkin olarak düzenlenen kaza tespit tutanağında ve kesinleşen ceza dosyasında hükme esas alınan ve yerel mahkemece de oluşa uygun bulunarak benimsenen, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 30.10.2008 tarihli raporunda, davalı sürücünün araç hızını yol ve trafik durumuna uydurmaması nedeniyle tali kusurlu olduğu saptanmıştır. Her ne kadar kaza tespit tutanağında ve ATK raporunda davalının kusur oranı rakamsal olarak ifade edilmemiş ise de, Dairemiz'in yerleşik uygulamaları ile, araç hızının trafik durumuna uygun olmayışı nedenine dayanan kusur tespitinde, oranın % 25 olduğu kabul edildiğinden, davalı sürücünün kazadaki kusur oranının % 25 kabulü gereklidir. Davacıların maddi ve manevi zararlarından, davalı sürücünün kazadaki kusur oranıyla sınırlı biçimde davalıların sorumlu olduğu da izahtan uzaktır.
Davacıların talep edebilecekleri destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin hesaplamaları içeren ve mahkeme tarafından hükme esas alınan 12.07.2013 havale tarihli bilirkişi raporunda, hesaplanan tazminatlar için herhangi bir kusur indirimi yapılmadığı görülmektedir.
Bu durum karşısında; davacılar desteğinin kazada % 75 oranında kusurlu olduğu ve mahkeme tarafından da bu kusur tespiti benimsenmiş olduğuna göre, davacılar için hesaplanan maddi tazminattan desteğin kazadaki % 75 kusuru oranında indirim yapılması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik incelemeyle, yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3-Davacılar tarafından talep edilen 25.000,00'er TL. manevi tazminatın kısmen kabulü ile davacılar için 15.000,00'er TL. tazminata hükmedildiği; davacıların manevi tazminat taleplerinin bakiye kısmının reddi nedeniyle, davada vekille temsil edilen davalı .... A.Ş. yararına toplam 6.000,00 TL. vekalet ücreti takdir edildiği görülmektedir.
Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/2. maddesi gereği, manevi tazminatın reddolunan kısmı yönünden davalı yararına hükmedilecek karşı vekalet ücretinin, davacılar lehine hükmedilen 1.800,00'er TL. vekalet ücretini geçemeyeceğinin gözetilmemesi ve anılan tarife hükmüne aykırı olarak davalı .... A.Ş. lehine, reddolunan manevi tazminat için fazla vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekili ve davalı .... A.Ş. vekilinin, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı .... A.Ş. vekilinin ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ve davalı .... Tic. San. A.Ş'ne geri verilmesine 4.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Kararları