Forum ana sayfa 17. Hukuk Dairesi 2016/20382 E. , 2017/11775 K.

17. Hukuk Dairesi 2016/20382 E. , 2017/11775 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 401289
Konum: İstanbul



17. Hukuk Dairesi 2016/20382 E. , 2017/11775 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; davalının müvekkil şirkete ait ... plaka sayılı araçla 12/02/2004 tarihinde kazaya karıştığını, kazada tam kusurlu sayıldığını, kaza nedeniyle şirket tarafından sigortaya ödeme yapıldığını, müvekkilinin alacağının sağlanması amacıyla ... İcra Müdürlüğü'nün 2008/629 sayılı dosyasında 5.843,00 TL'nin tahsili için icra takibi başlattığını, davalı borçlunun borçlu olmadığını belirterek takibe itiraz ettiğini, açıklanan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, borçlunun %40'dan aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemesine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretini davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı ...; açılan davayı kabul etmediğini,yaşanılan kazada ehliyeti olmadığı halde patronu olan ... 'ın kendisine zorla arabayı kullandırdığını, mal götürmek için zorladığını, şirketin ehliyeti olmadığı halde şoförü olduğunu, olay günü şirketin başına iş gelmemesi için arabayı gezmeye gidiyormuş gibi kullandığını söylediğini, bu ifadeyi kullanmasını patronunun istediğini, kusuru bulunmadığını, borcu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; davacının davasının kabulü ile, ... İcra Müdürlüğünün 2011/664 sayılı takip dosyasına davalı ... tarafından yapılan itirazın iptaline, İcra takip dosyasında belirtilen 6.008,69 TL alacağın % 40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, sürücü belgesi bulunmayan araç sürücüsünün sebep olduğu zarar nedeniyle ödeme yapan davacı işletenin; ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu iddia olunan davalı sürücüden rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK.’nun 184. maddesi gereğince “Hakim, tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan delilleri inceledikten sonra, duruşmada hazır bulunan taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir, mahkeme tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalarından sonra, tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığını görürse, tahkikatın bittiğini taraflara tefhim eder.” Aynı Yasanın 186. maddesi hükmüne göre "Mahkeme, tahkikatın bitiminden sonra, sözlü yargılama ve hüküm için tayin olunacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder. Taraflara çıkartılacak olana davetiyede; belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususu bildirilir. Sözlü yargılamada mahkeme, taraflara son sözlerini sorar ve hükmünü verir.”Somut olayda; dava 6100 sayılı HMK döneminde açılmış olup 15/01/2016 tarihli davalı ...’ın bulunmadığı son celsede HMK’nın yukarıda belirtilen maddeleri uygulanmadan karar verildiği anlaşılmaktadır. Savunma hakkının kısıtlanmaması için, HMK.'nun 186. madde hükmüne göre davalı ...’a usulüne uygun, yukarıdaki ihtaratı içerir davetiye tebliğ edildikten sonra sözlü yargılama aşamasına geçilmesi gerektiği gözetilmeden karar verilmesi doğru görülmemiştir.2-Kabule göre de; Somut olayda davalı sürücü ...’ın karıştığı trafik kazası nedeniyle davacı işleten ... Dayanıklı Üretim Malları Şti. aleyhine icra takibi yapılmış ve takibe itiraz üzerine ... Sulh Hukuk Mahkemesi 2009/12 esas sayılı dosyada dava açılmıştır. Açılan davada itirazın iptaline karar verilmişse de kararın kesinleşip kesinleşmediği anlaşılamamaktadır.Davacı ... Şti. kaza sırasında davalı sürücü ...’ın karışmış olduğu kazadan dolayı, ... Sulh Hukuk Mahkemesi 2009/12 esas sayılı dosyasında sorumlu olduğuna hükmedilen bedeli icra takip dosyasına ödediği için, ödediği miktarı davalı sürücüden rücuen talep etmektedir.2918 sayılı KTK'nın 88.maddesine göre; "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur." Müteselsil sorumlulukta TBK’nın 163. maddesi uyarınca zarar görenin borçluya başvurma hakkı vardır; dilerse sorumlulardan birine, dilerse hepsine veya bir kısmına karşı dava açabilir. Müteselsil sorumlulukta kural olarak borçlulardan her biri davacıya karşı borcun tamamından sorumlu olur. Yine TBK'nın 167/2 maddesi uyarınca müteselsil borçluların iç ilişkide rücu talebi ise borçluların kusuru nispetinde olacaktır.Buna göre; mahkemece davacının ödeme yaptığı icra takip dosyası ve buna ilişkin itirazın iptali davası olan ve ... Sulh Hukuk Mahkemesi 2009/12 esas sayılı dosyasının Dairemiz kayıtlarının incelenmesinde; Dairemiz 24/05/2012 tarih ve 2012/3905-2012/6742 kararı ile sürücünün sürücü belgesi olup olmadığı ya da ağır kusurlu olup olmadığının belirlenmesi, mahkemece makine mühendisi bilirkişiden alınan raporda sürücünün tam kusurlu olduğu belirtilmiş ise de ağır kusur kavramı ve tam kusur kavramının farklı olup kasta yaklaşan kusuru ifade ettiği, bu nedenle incelemenin yetersiz olduğu, ayrıca, gerçek zararın belirlenmesi için konusunda uzman hekim bilirkişiden rapor alınmak sureti ile hüküm kurulması gerekirken talep dışında araç hasar hasarına ilişkin bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmiş olması doğru görülmediği belirtilerek bozulduğu anlaşıldığından; bu dosyanın getirilip incelenerek, davalı sürücünün davaya konu kaza tarihinde geçerli ve yeterli sürücü belgesi bulunup bulunmadığı hususunun netleştirilerek, geçerli ve yeterli sürücü belgesi olmaması durumunda; dosyanın HMK.md.266 maddesi uyarınca, seçilecek kusur ve hasar uzmanı bilirkişiye tevdii ile kaza tespit tutanağı içeriği, oluş şekli ve tüm dosya kapsamı birlikte irdelenerek tarafların kusur oranının ve ayrıca, rücuen talep edilen gerçek zarar miktarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenip; ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.SONUÇ:Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ...’ın temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'a geri verilmesine, 18/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Kararları