Forum ana sayfa 17. Hukuk Dairesi 2016/20289 E. , 2017/11469 K.

17. Hukuk Dairesi 2016/20289 E. , 2017/11469 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 402280
Konum: İstanbul



17. Hukuk Dairesi 2016/20289 E. , 2017/11469 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... Vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili; ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 08/05/2013/2014 tarihleri arasında kasko sigortası poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigortalı aracın 24/07/2013 tarihinde davalı ...'in maliki,diğer davalı ...'ın sürücüsü olduğu ...plakalı aracın tam kusuru ile sebebiyet verdiği maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını ve sigortalı araçta oluşan hasarın müvekkili tarafından ödenmek suretiyle TTK'nun 1472.maddesi gereği müvekkili şirketin sigortalının halefi haline geldiğini, kazanın oluşumunda davalı ...'ın tam kusurlu olduğunu, sigortalı... plakalı araçtaki hasara ilişkin 59.000,00 TL nin 27/09/2013 tarihinde müvekkili şirket tarafından ödendiğini belirterek fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 59.000,00 TL'nin 27/09/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili; maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağını çelişkiler nedeni ile kabul etmediklerini, meydana gelen kazada müvekkiline ait aracın sürücüsünün herhangi bir kusuru olmadığını, davacı yanca talep edilen miktarın çok ... ve fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...’a usulüne uygun tebligat yapılmış, ancak davaya cevap vermemiş, duruşmalara da katılmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davanın kabulü ile; 59.000,00 TL'nin 27/09/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Dava, kasko ... poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesine göre rücuen tazmini istemine ilişkindir.
Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda; 22.03.1944 tarih, 37 Esas, 9 Karar sayılı(03.07.1944 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan) ... İçtihadı Birleştirme kararında "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, ... poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle halefiyet davası ticari dava sayılamaz. Bu dava aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir.
Somut olaya bakıldığında; davacı ... ... A.Ş'nin sigortalısı ... Şirketi ile davalı arasındaki hukuki ilişki de haksız fiilden doğmuştur. Bu durum karşısında, haksız fiilden doğan davada genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduğu, davacının halefiyete dayalı olarak açtığı rücuen tazminat davasında da Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu gözetilerek; mahkemece davaya Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla bakılması doğru görülmemiştir.
2-6100 sayılı HMK'nın 266.maddesi hükmüne göre "Mahkemece, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi veya kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir."Dava konusu olayda davacının zararının belirlenmesi hususunda mahkemece hiçbir inceleme yaptırılmadan, yalnızca ekspertiz raporunda belirlenip buna göre sigortalıya ödenen bedel zarar olarak hükme esas alınmıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu durumda mahkemece, İTÜ veya KGM fen heyeti gibi kurum veya kuruluşlardan seçilecek konusunda uzman (makine mühendisi) bilirkişi yada bilirkişi kurulundan dava konusu kaza nedeniyle davacının zararının tespiti hususunda gerekçeli, denetime elverişli, dosya kapsamına uygun bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, zararın belirlenmesi konusunda eksper raporu ve faturalara göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'e geri verilmesine 11/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Kararları