Forum ana sayfa 17. Hukuk Dairesi 2016/10905 E. , 2017/11794 K.

17. Hukuk Dairesi 2016/10905 E. , 2017/11794 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 403780
Konum: İstanbul



17. Hukuk Dairesi 2016/10905 E. , 2017/11794 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde dahili davalı SGK Başkanlığı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, müvekkili ... maliki, ... sürücüsü olduğu araç ile davalı ...'nün işleteni, davalı ...'un sürücüsü olduğu ve davalı ... Sigorta’ya ZMSS poliçesi ile sigortalı olan aracın çarpışması sonucu aracın hasarlandığını ve sürücünün yaralandığını belirterek kaza nedeniyle yapılan 16.868,66 TL tedavi gideri, eğitimine devam edememekten kaynaklanan 5.040,00 TL eğitim gideri ile 5.000,00 TL manevi tazminatın ve 13.000,00 TL araç hasarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekili, kusur oranında ve poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, kusur oranını kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, kusur oranını kabul etmediklerini, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Hükmüne uyulan Dairenin 10.06.2013 tarih ve 2013/7926 E-2013/8760 K sayılı ilamı ile; “... tavzih talebinin kabulü ile hüküm fıkrasının davalı aleyhine değiştirilmesinin isabetli olmadığı, davacıda yaralanma nedeniyle sene kaybı oluşmadığı, eğitim gideri yönünden de herhangi bir zarar meydana gelmediğinden, davacının buna ilişkin talebinin tümden reddi gerektiği, davalılar ..., ... ve ... Sigorta hükmedilen tedavi giderinden müştereken ve müteselsilen sorumlu ise de, yargılama sırasında yürürlüğe giren ve 2918 sayılı Yasanın 98.maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Yasanın 59. maddesinde, “trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal ...cesi olup olmadığına bakılmaksızın "Sosyal ...lik Kurumu tarafından karşılanacağı" hükmü getirildiği, bu düzenleme ile Sigorta şirketinin yasadan ve sözleşmeden kaynaklanan tedavi gideri yükümlülüğünün 6111 sayılı Yasa ile ile sona erdirilmiş bulunduğu, bu durumda 2918 sayılı Yasanın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk "Sosyal ...lik Kurumu'na" geçtiğinden eldeki davada yasal hasmın "Sosyal ...lik Kurumu" olması gerektiği, bilirkişi raporunda tedavi giderlerinin özel sağlık kuruluşunda yapılan tedavilere ilişkin olduğu anlaşıldığından mahkemece "Sosyal ...lik Kurumu"nun davaya dahil edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile sadece ... Genel Müdürlüğünden tahsile karar verilmesi doğru görülmediği, dava açılırken talep edilen tazminatlara kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmiş olup, mahkemece kurulan hükümde faize hükmedilmemiştir. Faiz talebi ile ile ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi...” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmak suretiyle, davacı ... hakkında mahkemece tesis edilen önceki karar kesinleştiğinden bu davacı yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacı ...'un manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 2.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12/05/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya verilmesine, davacı ...'un açtığı maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, 2.450,00TL maddi tazminatın kaza
tarihi olan 12/05/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Genel Müdürlüğünden müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya ödenmesine, davacı ...'un eğitim giderleri ile ilgili maddi tazminat isteminin reddine, davacı ...'un tedavi gideri zararının tazminine ilişkin davasının kısmen kabulüne, 10.964,62 TL tedavi giderinin davalılar ..., ... ve dahili davalı SGK'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihinden, davaya dahil edilen SGK'nın ise bu zararın 5.023,71 TL'lik kısmından ve davaya dahil edildiği 24/02/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal oranda temerrüt faizi ile birlikte sorumlu olmasına karar verilmiş, karar dahili davalı SGK Başkanlığı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, bozma ilamına uygun karar verilmiş olmasına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozma ile kesinleşen hususlarda yeniden inceleme yapılmasının mümkün olmamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre dahili davalı SGK Başkanlığı vekili ve davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-1086 sayılı HUMK.’nun 381.- 389. maddelerinde (6100 sayılı HMK m. 294-297), hükmün tefhimi, nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. HUMK’nun 388. maddesinde (HMK m. 297/II); hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu açıklanmıştır. Başka bir anlatımla, tesis edilen hüküm, infazı kabil ve uygulanabilir olmalıdır.
Bu hükümler yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği ve kamu düzeni ile ilgili olup, yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olması zorunludur.
Yargıtay'ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için de ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş bir hükmün bulunması gerektiği açıktır.
Somut olayda; hüküm fıkrasının 5. bendinde; “Davacı ...'un tedavi gideri zararının tazminine ilişkin davasının kısmen kabulüne, 10.964,62 TL tedavi giderinin davalılar ..., ... ve dahili davalı SGK'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihinden, davaya dahil edilen SGK'nın ise bu zararın 5.023,71 TL'lik kısmından ve davaya dahil edildiği 24/02/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal oranda temerrüt faizi ile birlikte sorumlu olmasına,” denilmek suretiyle davaya dahil edilen SGK Başkanlığının 10.964,62TL tedavi giderinden diğer davalılarla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduğu, devamında ise, 5.023,71 TL'lik kısmından sorumlu tutulduğu, dolayısıyla hüküm fıkrasının 5. bendinde mübayenet oluşturulduğu infazda tereddüt yaratacak biçimde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Bu durum usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle dahili davalı SGK Başkanlığı vekili ve davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle dahili davalı SGK Başkanlığı vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden ...'ne geri verilmesine 18.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Kararları