Forum ana sayfa 17. Hukuk Dairesi 2016/9027 E. , 2017/11579 K.

17. Hukuk Dairesi 2016/9027 E. , 2017/11579 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 403587
Konum: İstanbul



17. Hukuk Dairesi 2016/9027 E. , 2017/11579 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş davalılar vekilince de duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 12.12.2017 Salı günü davacı vekili Av. ... ile davalı ... Levha San ve Tic. Ltd. Şti vekili Av. ... ve Davalı ... İç ve Dış Tic. Ltd. Şti vekili Av. ... geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu ... Levha San ve Tic. Ltd.Şti aleyhine icra takibi yaptıklarını, alacaklarının tahsilini imkansız hale getirmek için borçlu şirketin ... .İcra Müdürlüğünün 2012/803 sayılı dosyasındaki 555.910,32 TL alacağını 25.05.2012 tarihinde muvazaalı olarak diğer şirkete temlik ettiğini belirterek, bu temlikin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın reddine ilişkin ilk karar, dairemizin 09.06.2015 tarih 2014/10175 Esas 2015/8425 karar sayılı ilamı ile, davanın İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davası olmadığı, davanın BK'nun 19.maddesine göre çözümlenmesi gerektiği, ancak bu davanın görülebilmesi içinde davacının borçludan alacağı olduğunun netleşmesi gerektiği, bu nedenle davacının alacağının kesinleşmesinin beklenerek, kesinleşme halinde BK'nun 19.maddesine göre değerlendirme yapılarak oluşacak sonuca
göre karar vermek gerektiğinden bahisle bozulmuş, bozma sonrasında yapılan yargılama sonucunda, mahkemece, davalıların 2011 tarihli ticari defterleri kapsamına göre davalı üçüncü kişi şirketin borçludan 152.003,00 TL alacağı olmasına rağmen, 555.908,32 TL temlik yapıldığından 403.908,32 TL'lık kısmının muvazaalı olarak temlik edildiğinin anlaşıldığı gerekçesi ile bu miktar temlik işleminin, davacının alacak ve ferileri ile sınırlı olarak iptaline karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava BK'nun 19.maddesine dayalı olarak açılan muvazaalı işlemin iptaline ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalılar vekilinin temyizine gelince:
Yüzeysel bakıldığında iptal davaları ile muvazaa davaları arasında bir benzerlik görülmekte ise de bu benzerlik her iki davanın güttüğü amaçtan öte gitmemektedir. İİK 277.maddesinde sözü edilen iptal davaları borçlu tarafından geçerli olarak yapılmış bazı tasarrufların hükümsüz kılınması için açılır. Oysa muvazaa davası borçlunun yaptığı tasarrufi işlemlerin gerçekte hiç yapılmamış olduğunu tesbit ettirmeyi amaçlar. Davanın kabulüne karar verebilmek için borçlu ve sonrasında yapılmış bir devir var ise bu devirlerin tümümün muvazaalı olarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda, davalı borçlu ile üçüncü kişi şirketin ortakları arasında organik bir bağ bulunmadığı, temlik tarihinden öncesinde her iki şirket arasında ticari faaliyetin bulunduğu ve temlik işleminden sonrasında da devam ettiği, dosya içerisinde alınan bilirkişi raporlarından borçlunun usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defterlerine göre borçlunun üçüncü kişiye 370.000,00 TL borcu olduğu görüldüğü, yine üçüncü kişinin ticari defterlerinde de aynı miktar alacağın varlığı tesbit edilmiştir. Temlik edilen dosya alacağı 555.910.32.TL ise de icra dosyasındaki yapılacak masraflar dikkate alındığında tahsil edilecek miktarın bu miktara çok yakın olacağı dosya içeriği ile sabit olmuştur. Bu durumda temlik işleminin muvazaalı olduğundan söz edilmesi mümkün değildir. Kaldı ki bir işlemde
muvazaa var ise tüm işlemi geçersiz hale getirir. İşlemin bir kısmının geçerli bir kısmının geçersiz olarak kabulüne imkan bulunmayıp muvazaa olgusuna ve yorumuna ters bir durum oluşturmaktadır.
Mahkemece,bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü hükmün BOZULMASINA, 1.480,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılara verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 2,20 TL kalan harcın temyiz eden davacıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 12.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Kararları