Forum ana sayfa 17. Hukuk Dairesi 2015/11135 E. , 2017/12136 K.

17. Hukuk Dairesi 2015/11135 E. , 2017/12136 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 401905
Konum: İstanbul



17. Hukuk Dairesi 2015/11135 E. , 2017/12136 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde vekalet ücreti yönünden davalı ..., İlayda ve ... vekili tarafından esas yönünden davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalılar ..., ... ve ... murisleri ... ... hakkında takip başlatıldığını, takibin semeresiz kaldığını dava konusu "... ..." isimli teknenin mal kaçırma amacı ile önce davalı ...'e ondan davalı ...'ya ondan da davalı ...'e satıldığını belirterek, bu tasarrufların iptalini istemiştir.
Davalılar ..., ..., ... vekili, müvekkilerinin murislerinden intikal eden mirası ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/1067 Esas sayılı dosyası ile red ettiklerini, hukuki sorumlulukları bulunmadığını belirterek haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Diğer davalılar haksız açılan davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iptali sitenilen tasarrufun 17.05.2011 tarihinde yapıldığı, dava konusu teknenin hiçbir zaman borçlu ... ... adına tescil edilmediği doğrudan 17.05.2011 tarihinde davalı ... adına tescil edildiği, borçlu tarafından yapılmış bir tasarruf bulunmadığından, dava koşullarının oluşmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve vekalet ücreti yönünden davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, nam-ı müstear nedeniyle İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasıdır.
İİK’nun 282. maddesi hükmü gereğince bu tür davalarda, davalı olarak borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan kişiler arasında mecburi dava arkadaşlığı vardır.Buna göre davalı olarak borçlu ile birlikte lehine tasarrufta bulunan üçüncü kişi ve bunlar tarafından devir halinde diğer üçüncü kişilerin yasal hasım olmaları gereği açıktır. Taraf ehliyeti dava koşullarından olup mahkemece öncelikle ve resen incelenmesi gereken hususlardandır. Somut olayda borçlu konumundaki ... ... davadan önce vefatı üzerine mirasçıları aleyhine dava açılmış ise de; dosyaya giren ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/1067 Esas ve 2014/499 Karar sayılı ilamından, borçlu ... ... mirasçıları ..., ... ve ... mirasın hükmen reddini talep ettikleri ve talebin kabul edilerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. Zorunlu hasım olan borçlunun en yakın mirasçıları mirası reddettiğinden konunun miras hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gereklidir. Bu durumda, anılan mirasın reddi kararı kesinleştiğinden, mahallin Sulh Hukuk Hakimine durum bildirilerek mirasın iflas kurallarına göre tasfiyesi sağlanmalı, anılan mahkemece atanacak ve yetkilendirilecek tereke temsilcisinin huzuru ile davaya devam olunmalıdır. Açıklanan nedenlerle taraf teşkili sağlanmadan kurulan hüküm isabetli görülmemiştir. Zira mirasın tasfiyesi işlemleri talebe bağlı işlemler olmayıp mirasın reddedildiğinin anlaşılması ile res'en yapılması gereken işlemlerdendir. Talep üzerine yapılabilirliği bu özelliğini ortadan kaldırmaz.(Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin 27.1.1995 gün ve 1995/13145,1995/947;HGK'nun 29.1.1975 gün 1682-100 ve 3.7.2002 gün 15/572-577 sayılı kararları aynı doğrultudadır)
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya ve davalılar ..., ... ve ... geri verilmesine, 26/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Kararları