Forum ana sayfa 17. Hukuk Dairesi 2015/10994 E. , 2017/12126 K.

17. Hukuk Dairesi 2015/10994 E. , 2017/12126 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 401289
Konum: İstanbul



17. Hukuk Dairesi 2015/10994 E. , 2017/12126 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu ... aleyhine icra takibi yaptıklarını, alacaklarının tahsilini sağlayamadıklarını, dava konusu taşınmazı 19.09.2011 tarihinde mal kaçırma amacı ile düşük bedel ile davalı ...'a devrettiğini belirterek, bu tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın görülebilmesi için gerekli aciz belgesinin sunulmadığını, alacağın gerçek olmadığını alacaklı ve borçlunun anlaşmalı olarak borç ilişkisi, yarattığını haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ..., davacıya borca olmadığını, amacın ... zarar vermek olduğunu takip konusu senedin sonradan düzenlendiğini gerçek bir borcu ilişkin olmadığını ileri sürmüştür.
Mahkemece, davalı ...'ın davaya konu taşınmazı, borcun doğumundan sonra ve icra takibinden önce diğer davalıya devrettiği, yapılan devir işlemine ilişkin satış senetlerindeki taşınmaz bedelleri ile alınan bilirkişi raporlarındaki bedellerin çok altında olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptaline ilişkindir.
Ancak bu tür davaların görülebilmesi için diğer dava koşullarının yanında davacının borçludan olan alacağının gerçek bir alacak olması gerekmektedir. Davalılar yargılamanın başından itibaren alacağın gerçek bir borç ilişkisine dayanmadığını amacın davalı ...'a yapılan satışın iptali ile zarar verilmesini amaçlandığını ileri sürmektedir. O halde bu husus üzerinde öncelikle durulması gerekmektedir. Mahkemenin bu tür iddianın bir başka davada görülmesi gerektiği yönündeki gerekçesi yerinde değildir.
Somut olayda, takip dayanağı 55.000,00 TL senet, 30.09.2010 tarihinde düzenlenmiş 30.09.2011 vadeli olup 13.03.3013 tarihinde icraya konulmuştur. Dosya içeriğinden dava dışı ... tarafından aynı tasarrufun iptali için açılan davadan 21.01.2013 tarihinde feragat etmiş, dava feragat ile sonuçlanarak kesinleşmiş ancak daha sonra davalı üçüncü kişinin tehdidi ile feragat ettiğini belirtmiş ise de tehdit ispatlanmadığından dikkate alınmamıştır. Davalı borçlu bu davadan elde edilmeyen sonucun tekrar sağlanması amacı ile kendisine boş senet imzalattırıldığını ileri sürmektedir. Mahkemece zabıta araştırılması yapılmış ve dinlenen tanıkların bir kısmı davacının böyle bir parayı verme gücünün olmadığını belirtmişlerdir.
Mahkemece, takip dayanağı senedin vadesinden yaklaşık 2 yıl sonra takibe konulması ve belirtilen maddi ve hukuki olgular değerlendirilerek alacağın gerçekliğinin tartışılması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bir başka davada tartışılması gerektiğinden bahisle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 26/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Kararları