Forum ana sayfa 17. Hukuk Dairesi 2015/9860 E. , 2017/11557 K.

17. Hukuk Dairesi 2015/9860 E. , 2017/11557 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 402320
Konum: İstanbul



17. Hukuk Dairesi 2015/9860 E. , 2017/11557 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacılar vekili, davacının 26/11/2011 tarihine geçirdiği trafik kazası sonucu malul kaldığını, söz konusu kazaya ... plaka sayılı aracın sebebiyet verdiğini, bu aracın ZMMS poliçesinin davalı ... şirketi tarafından keşide edildiğini, ekli rapordan (26.06.2012 tarihli ... Devlet Hastanesi Özürlü Sağlık Kurulu Raporu) anlaşılacağı üzere müvekkilinin % 44 oranında malül olduğunu, yargılama safhasında tekrar ayrıntılı bir rapor alındığında davacının kaza sebebiyle maruz kaldığı maluliyet oranının ortaya çıkacağını, bu oranın artma durumu söz konusu olduğundan ekli rapordaki maluliyet oranının talepleri açısından bağlayıcı olmadığını ve bu konudaki fazlaya dair haklarını saklı tuttuklarını beyan ederek müvekkilin maluliyetinin tesbiti ve fazlaya dair her türlü hakları saklı kalmak kaydı ile 50.000,00 TL maddi tazminatın yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 200.000,00 TL ye yükseltmiştir.
Davalı vekili,cevap sunmamıştır.
Mahkemece, davanın kabulü ile, 50.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren, 150.000,00 TL maddi tazminatın da ıslah tarihi olan 24.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacının gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır.
Somut olayda, davacı vekilince, davacının oto motor tamircisi ve oto elektrik ustası olarak çalıştığı belirtilmiş, davacının kaza tarihindeki kazanç durumuna ilişkin bordro vs. gibi bir belge ve bilgi dosyaya ibraz edilmemiştir. Oto Tamircileri Esnaf ve Sanatkarlar Odası'nın 11.02.2014 tarihli yazısında, belirtilen kazancın hangi yıla ait olduğu açıklanmadan, oto tamircisi ve oto elektrik ustası bir şahsın aylık ortalama gelirinin 2.250,00 TL olduğu belirtilmiş olup aktüerya raporunda ise bildirilen bu gelirin 2014 yılına ait gelir olarak algılandığı irdelenmiş ancak 2.250,00 TL gelir gelir esas alınarak asgari ücretin 2.66 katı gelir elde ettiği kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Böyle bir davada gerçek zararın belirlenmesi için, davacının kaza tarihindeki gelirinin net ve ispata yarar somut delilerle ortaya konulması gerekmektedir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Yukarıda açıklandığı üzere davacının kazadan önceki sürekli ve düzenli gelir durumuna ilişkin olarak dosyaya her hangi bir delil ibraz edilmemiş ancak davacının oto elektrik ustası olduğuna dair ustalık belgesi sunulmuştur.
Bu durumda mahkemece, Oto Tamircileri Esnaf ve Sanatkarlar Odasından davacı vasıflarındaki bir kişinin kaza tarihi olan 2011 yılında elde edebileceği gelirin ne olduğunun sorulması ve belirlenecek gelir durumuna göre hesaplama yapılması için dosyanın bilirkişiye tevdi edilerek ek rapor alınması ve ondan sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Kabule göre de,2918 Sayılı KTK'nın 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.2.b maddesi gereğince trafik sigortacısının zarar giderim yükümlülüğünün süresi, rizikonun ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya iletildiği tarihten itibaren 8 işgünü olarak belirlenmiş olmakla birlikte, somut olayda sigorta şirketine davadan önce yapılmış bir başvuru bulunmadığından bu durumda davalı ... şirketi yönünden temerrüt tarihi dava tarihi olacaktır. Bu itibarla davalı ... şirketi yönünden tüm
tazminat miktarı yönünden dava tarihinden itibaren faize hükmetmek gerekirken, yazılı olduğu üzere dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faize hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ve davalı vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya geri verilmesine 12.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Kararları