Forum ana sayfa 17. Hukuk Dairesi 2015/6385 E. , 2017/12115 K.

17. Hukuk Dairesi 2015/6385 E. , 2017/12115 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 406087
Konum: İstanbul



17. Hukuk Dairesi 2015/6385 E. , 2017/12115 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların sürücüsü, maliki ve zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın asli kusurlu olarak yaya murise çarpması sonucu murisin vefat ettiğini, davacı ...’in murisin eşi, davacı ... ve ...’ın murisin evlatları, davacı ...’nin murisin kendisinden önce vefat eden oğlunun eşi, davacı ... ve ...’in ise murisin kendisinden önce vefat eden oğlunun çocukları olduğunu, murisin davacı eşi, gelini ve torunlarıyla aynı evde yaşadığını, adı geçen müvekkillerinin destekten yoksun kaldığını, tüm müvekkillerinin elem çektiğini beyanla, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davacı eş ..., gelin ..., torunlar ... ve ... için ayrı ayrı 100,00’er TL maddi, 50.000,00’er TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan (davalı ... şirketi manevi tazminattan sorumlu değil) müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini davacı eş ... için 35.119,40 TL’ye yükseltmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile; A-Maddi tazminat yönünden davacı ... bakımından; 100,00 TL
maddi tazminatın davalılar ... San. Tic. A.Ş. ve ...'tan 22.03.2012 tarihinden, ... Sigorta A.Ş. bakımından dava tarihinden, 35.019,40 TL maddi tazminatın davalılardan ıslah tarihi olan 24.10.2014 tarihinden (sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri dahilinde olmak üzere) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, B-diğer davacılar yönünden maddi tazminat taleplerinin reddine, C-manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile; davacı ... bakımından 20.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... bakımından 15.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... bakımından 15.000,00 TL manevi tazminatın, kendisine asaleten davacı ... bakımından 7.500,00 TL manevi tazminatın, ... bakımından 5.000,00 TL manevi tazminatın, ... bakımından 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 22.03.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... San. Tic. A.Ş. ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece kusur bakımından bilirkişi raporu aldırılmamış, hüküm tarihinde henüz kesinleşmemiş olan ceza dosyasında aldırılan ATK raporuna itibar edilerek murisin %40 oranında, davalı tarafın %60 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiş, bu kusur durumuna göre hesaplama yaptırılmıştır. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde asıl kusurlu olanın muris olduğunu, kusur konusunda bilirkişi raporu alınması gerektiğini savunmuştur. Eksik inceleme ile karar verilemez. Bu durumda mahkemece ... Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/255 Esas, 2013/246 Karar sayılı ceza dosyası dosya içerisine alındıktan sonra, İTÜ/Karayolları Genel Müdürlüğü gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan kaza tespit tutanağı, ceza dosyası ve tüm dosya kapsamına göre tarafların olaydaki kusur oranlarının hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi için rapor aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmemiştir.
2-Kabule göre de; çalışma hayatının aktif çalışma dönemi ve emeklilik dönemi olan pasif devre olarak ayrılması ve özel yasalarında çalışma süreleri ayrık olarak belirtilmemiş (asker, polis vb. gibi) kişiler yönünden 60 yaşın aktif çalışma devresini, bakiye yaşam süresi varsa bu sürenin de pasif çalışma dönemini oluşturduğu, tazminatın hesabında pasif devrede de zararın oluşacağı ve bu zararın asgari ücret düzeyinde bir zarar olacağının kabulünün gerektiği Dairemizin yerleşmiş içtihatlarındandır.
Pasif devre zararının hesaplanması sırasında esas alınan ücret, bir çalışmanın karşılığı değil, ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığıdır. Hal böyle olunca da ücretle fiilen çalışanlara uygulanmak için getirilen asgari geçim indiriminin ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı pasif dönem (devre) zararının hesaplanmasında dikkate alınamayacağı açıktır. Zira asgari geçim indirimi ücretin eki olmadığından, tazminat alacaklarının hesaplanmasında esas ücrete dahil edilemez.
Mahkemece hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda pasif dönemde olan 65 yaşındaki muris için asgari geçim indiriminin dahil edildiği asgari ücrete göre hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Pasif dönem zararının, asgari geçim indirimi olmaksızın asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğinden, mahkemece aynı bilirkişiden bu yönde ek rapor alındıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmemiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin vekilinin temyiz itirazlarının kabulü hükmün davalı ... yönünden BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma neden ve şekline göre davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ... Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine geri verilmesine, 26/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Kararları