Forum ana sayfa 17. Hukuk Dairesi 2015/6266 E. , 2017/12041 K.

17. Hukuk Dairesi 2015/6266 E. , 2017/12041 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 403786
Konum: İstanbul



17. Hukuk Dairesi 2015/6266 E. , 2017/12041 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ...Ş. vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-KARAR-

Davacılar vekili; 13.08.2011 tarihinde davalı ...Ş.'nin ZMSS poliçesi ile sigortacısı olduğu araçta yolcu olarak bulunan davacı sürücü...'in eşi ve...'in annesi ...'in ZMSS poliçesi bulunmayan araç ile karıştıkları trafik kazasında vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacılar için şimdilik 15.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalılardan kusurları oranında tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili 08/01/2015 tarihli celsedeki beyanında; ıslah...çesi sunmayacaklarını, ... 6.240,00 TL ve eş ... için 8.760,00 TL'nin davalılardan kusur oranlarına göre tahsilini talep etmiştir.
Davalı ...Ş. Vekili; sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında ve zarar nispetinde azami poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacı ... adına 13.02.2012 tarihinde 2.726.80-TL ödeme yapıldığını ve davacı ...'in sürücü olması nedeniyle talepte bulunamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, Halit Bilgiç için 12.594,00-TL ve ... için 923,00-TL'ki toplam 13.517,00-TL tazminatın 25.11.2011 tarihinde ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile ... için 6.240,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının ve ... için 8.760,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı ...Ş. vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı ...Ş. vekilinin (2) nolu bent dışında, davalı ... vekilinin (3) ve (4) nolu bent dışında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı şirkete Zorunlu Trafik Sigortası ile sigortalı araçta sürücü olarak bulunan davacı ...'in meydana gelen kazada hayatını kaybeden eşi yolcu ...’den dolayı kendisi için tazminat isteyip isteyemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Bilindiği üzere, KTK’nun 91’inci maddesi ile işletenlerin aynı Yasa’nın 85/1’inci maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere Trafik Sigortası yaptırma zorunluluğu getirilmiş bulunmaktadır. Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartları’nın sigortanın kapsamını düzenleyen 1’inci maddesinde “sigortacı, bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı KTK’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği” öngörülmüş ve yine KTK’nun 92’nci maddesinde de, anılan sigortanın kapsamı dışında kalan hususlar belirtilmiştir.
Bütün bu düzenlemelerden bu tür sigortalarda, sigorta teminatı altına alınan zararların üçüncü kişilerin beden ve mallarında meydana gelen zararlar olduğu tartışmasız bir husustur. Dava konusu olayda, davacı ...'in murisi ve desteği olan eşi, kendisinin kullandığı araçta yolcu iken, davacının karıştığı çift taraflı olarak gerçekleşen kazada hayatını kaybetmiştir. Ölen kişi, yukarda belirtilen hükümler uyarınca üçüncü kişi ise de, anılan davacı (sürücü), kendi kusuruna dayanarak tazminat isteminde bulunduğuna göre, davalı ... Şirketi karşısında üçüncü kişi durumunda olmayıp, kazaya (zarara) bizzat sebep olan kişi olduğundan ve KTK’nun 92/a maddesine göre, işletenin eylemlerinden sorumlu bulunduğu kişilere karşı yöneltebileceği istekler Zorunlu Sorumluluk Sigortası kapsamı dışında tutulduğundan ve tazminat isteminde haklı bulunmadığından, mahkemece, davacı (sürücü) ...'in %85 kusuru oranında davasının reddine karar verilmesi gerekmektedir. Bu noktada dikkat edilmesi gereken husus, sürücünün kendi kusurundan yararlanmaması gerektiğidir.
Bir başka deyişle, davacı sürücünün kazadaki kusur oranı %85 olduğuna göre davacı sürücünün yalnızca kendi kusuru dışında kalan sigortasız karşı araç sürücüsünün kusuru %15 oranında ...'ndan talepte bulunabileceği anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle davacıların dava...çesinde davalılardan kusurları oranında talepte bulunulduğu ve davacı ... yönünden kendi kusurundan da yararlanamayacağı, yalnızca ...'ndan %15 kusur oranında tazminat talep edebileceği gözetilerek davacıların taleplerinin tamamının müştereken ve müteselsilen kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı taraf, trafik kazası sonucu desteğin öldüğünü ileri sürerek destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiş, buna göre de hesap bilirkişisi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda
a-CSO 1980 yaşam tablosu dikkate alınarak davacıların ve ölen desteğin kaza tarihinden sonraki muhtemel yaşam süresi belirlenmiş ve hesaplama yapılmış olup, karara esas alınan hesaplama, Hukuk Genel Kurulu'nun 1989/4-586 esas, 1990/199 sayılı kararı ve Dairemizin yerleşik içtihatlarına uygun değildir. Bu itibarla, Dairemizin yerleşik kriterlerine uygun olarak Population Masculine Et – Feminine (PMF 1931) Tablosu esas alınarak davacıların ve ölen desteğin muhtemel yaşam süresinin belirlenmesi gerekirken, tazminat esaslarına uygun olmayan bilirkişi raporunun hükme esas alınarak yazılı olduğu biçimde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
B-Öte yandan, destekten yoksun kalma zararının hesabında desteğin gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Çalışma hayatının aktif çalışma dönemi ve emeklilik dönemi olan pasif devre olarak ayrılması ve pasif devrede zararın asgari geçim indirimsiz asgari ücret düzeyinde bir zarar olacağının kabulünün gerektiği Dairemizin yerleşmiş içtihatlarındandır. Pasif devre zararının hesaplanması sırasında esas alınan ücret, bir çalışmanın karşılığı değil, ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığıdır. Hal böyle olunca da ücretle fiilen çalışanlara uygulanmak için getirilen asgari geçim indiriminin, ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı pasif dönem (devre) zararının hesaplanmasında dikkate alınamayacağı açıktır. Zira, asgari geçim indirimi (AGİ), ücretin eki olmadığından, tazminat alacaklarının hesaplanmasına esas ücrete dahil edilemez.
Somut olayda, desteğin pasif dönemine ilişkin tazminata esas geliri belirlenirken AGİ dahil edilmiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması hatalıdır. Bu nedenlerle, pasif döneme ilişkin hesaplamanın, AGİ dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden yapılması gerekirken tazminat esaslarına uygun olmayan bilirkişi raporunun hükme esas alınarak yazılı olduğu biçimde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
c-Ayrıca, dava konusu olayda davacı eş ...'in eşi öldükten sonra 29.03.2012 tarihinde evlendiği, yeniden evlenen davacı eşin destek gereksinimi ve bakım ihtiyacı evlendiği gün sona ereceğinden, destekten yoksun kalma tazminatının davacının yeniden evlendiği güne kadar hesaplanması gerekirken tazminat esaslarına uygun olmayan bilirkişi raporunun hükme esas alınarak yazılı olduğu biçimde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu nedenlerle; mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, aktüer hesaplama yöntemine uygun, denetime elverişli ve tarafların itirazlarını karşılayacak rapor alınarak tazminatın belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hatalı hesap raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı ...Ş. vekilinin ve davalı ... Hesabı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı ...Ş. Vekilinin, (3) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 25.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Kararları