Forum ana sayfa 17. Hukuk Dairesi 2015/6114 E. , 2017/12070 K.

17. Hukuk Dairesi 2015/6114 E. , 2017/12070 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 401905
Konum: İstanbul



17. Hukuk Dairesi 2015/6114 E. , 2017/12070 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... Elektrik Dağıtım AŞ vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R-
Davacı ... vekili, ... Emniyet Müdürlüğüne ait aracın 25.08.2010 tarihinde davalıların malik ve sürücüsü olduğu aracın çarpması sonucu ağır hasar gördüğünü, hasar miktarının 6.000,00 TL olarak tespit edildiğini, aracın mübadele yolu ile satıldığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 3.500,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, 11.10.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 6.000,00 TL'ye yükseltmiştir.Davalı ..., zararın iş kazasından kaynaklandığını, işvereni ile aralarındak iş ilişkisi nedeniyle husumetin kendisine yöneltilemeyeceğini, tek yanlı tespitleri ve kusur oranları dikkate alındığında tüm zararın kendisinden karşılanmasının talep edilmesini kabul etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. vekili, araç malikinin dava dışı ... olduğunu, bu durumun kaza tutanağı ile de sabit olduğunu, kaza ile ilgili sorumluluklarının bulunmadığını, kusuru kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulü ile, 6.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, karar davalı ... Elektrik Dağıtım AŞ vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
1- 6100 Sayılı HMK'nun 297/1-2. maddeleri uyarınca, mahkeme kararında; hüküm sonucunun, taraflara yükletilen hak ve sorumlulukların şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde ayrı ayrı ve açıkça gösterilmesi gerektiği gibi, HMK 297/c maddesinde hükmün gerekçesinde tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin gösterilmesi gerekir, yine HMK'nun 297/2. maddesinde hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Başka bir anlatımla, tesis edilen hüküm, infazı kabil ve uygulanabilir olmalıdır. Bu halde mahkeme, taleplerin her biri hakkında ayrı ayrı karar vermek zorundadır.Bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerektiği T.C. Anayasası'nın 141/3. maddesinde de açıkça belirtilmiştir.Bu hükümler yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği ve kamu düzeni ile ilgili olup, yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içerisinde, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olması zorunluluğundan kaynaklanmaktadır.Zira, tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri, davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini bilmeleri gerekir. Yargıtay'ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için de ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş bir hükmün bulunması gerekliliği açıktır.Eldeki davada, hüküm fıkrasında; hangi davalıdan olduğu belirtilmeksizin, “...6.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine...” şeklinde tereddüte mahal verecek bir karar verilmesi, yine kısa kararda tazminatın “...davalılardan müteselsilen tahsiline...” denilmek suretiyle kısa karar ve gerekçeli kararın hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.2-Bozma ilamının kapsam ve şekline göre; davalı ... Elektrik Dağıtım AŞ vekili ile davalı ...'in sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ...'in temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ...Elektrik Dağıtım AŞ vekili ile davalı ...'in sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ... Elektrik Dağıtım AŞ (... Elektrik Dağıtım AŞ) ve davalı ...'e geri verilmesine 25.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Kararları