Forum ana sayfa (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2015/13880 E. , 2016/12993 K.

(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2015/13880 E. , 2016/12993 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 366462
Konum: İstanbul







(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2015/13880 E. , 2016/12993 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, davacının eşinin anne adının düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bilgi ve belgeler okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının eşi Matanat Karakoyun'un evlilik cüzdanına ve nüfus kayıtlarına "Poza" olarak yazılan anne adının "Yermoniya" olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece duruşma yapmadan, davacının, eşinin anne adının düzeltilmesi davası açma yetkisi olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dava nüfus kaydının düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki; duruşma yapmadan dosya üzerinden karar verilebilmesi için, hukuken bunun mümkün olması, başka bir anlatımla ancak hukukun cevaz verdiği (ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları gibi) veya Kanunun duruşma açılmadan dosya üzerinden karar verilmesinde hakime takdir hakkı tanındığı hallerinin bulunması gerekir (İİK. nun 17-18. maddelerinde öngörülen şikayet davası gibi). Kanunun açıkça duruşma açılarak yargılama yapılmasını emrettiği hallerde dosya üzerinden karar verilemez.
Bilindiği üzere HMK nun hukuki dinlenme hakkı başlıklı 27. maddesi uyarınca, davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da kapsar.
Hukuki dinlenme hakkının gereği olarak, taraflar duruşmaya çağrılmadan karar verilememesi, Anayasanın 36. maddesi ile düzenlenen iddia ve savunma hakkının kullanılmasına olanak tanınması ilkesinin doğal bir sonucudur. Aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının da en önemli unsurudur.
Gerçekten savunma hakkını güvence altına alan T.C. Anayasasının 36. maddesi ile 6100 sayılı HMK nun 27. maddesinde açıkça belirtildiği üzere, mahkemece davalı taraf, dinlenmek ve savunması alınmak üzere kanuni şekillere uygun olarak davet edilmedikçe karar verilmesi mümkün bulunmadığından; mahkemece, duruşma açılmak suretiyle inceleme yapılıp karar verilmesi yerine, dosya üzerinden davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.12.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.




  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 18. Hukuk Dairesi Kararları