Forum ana sayfa 23. Hukuk Dairesi 2016/2944 E. , 2016/4828 K.

23. Hukuk Dairesi 2016/2944 E. , 2016/4828 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 389355
Konum: İstanbul



23. Hukuk Dairesi 2016/2944 E. , 2016/4828 K.

"İçtihat Metni"
...
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı ... vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalı ...'ın davalı ... şirketinin... olduğunu, ... 31.08.2007 tarihli yazısı ile otellerine yoğun giriş olduğunu, kendilerinde yapılacak konaklamaların bir kısmını müvekkili şirketin oteline aktarmayı, kendi sorumlulukları altında olmak kaydıyla taahhüt ettiklerini, müvekkil şirketçe davalılarca aktarılan müşterilere konaklama hizmeti verildiğini ve verilen hizmet bedeline karşılık fatura kesilerek davalıya gönderildiğini fakat davalı ... şirketinin ödeme yapmadığını ileri sürerek 53.253,50 USD'nin fiili ödeme günündeki ... deki döviz satış kuru üzerinden 31.08.2007 tarihinden itibaren işletilecek reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı .... vekili, müvekkili şirket ile davacı arasında dava konusu alacağa ilişkin hiçbir hukuki ilişki olmadığını, diğer davalı ...'ın müvekkili şirkette imza ve ilzama yetkili olmadığını, bu nedenle ... imzalı 31.08.2007 tarihli yazının müvekkilini bağlamayacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... usule uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmamış cevap dilekçesi de sunmamıştır.
Davalı ...Ş.'ye TK nun 35.maddesine göre tebligat yapılmış, davalı davaya cevap vermediği gibi duruşmalara da katılmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının, davalı ...’ a göndermiş olduğu faturalara davalı ... A.Ş.'nin yasal süresi içinde itiraz ederek faturaları iade ettiği, davacı ve davalı ... A.Ş. ticari defterlerinin incelenmesinde davacı ile davalılardan ... arasında söz konusu faturalar ile ilgili alacak - borç ilişkisinin kurulamadığı, ...' ın davalı ... A.Ş.'ye temsil yetkisine sahip olmadığı ve şahsi garanti taahhüt ettiği, 31.08.2007 tarihli yazıda davalı ... A.Ş.'nin sorumluluğuna ilişkin herhangi bir ibare bulunmadığı, davacı defterlerinin incelenmesinden dava konusu faturadan dolayı davalı ... şirketinin konaklama hizmetini aldığı, dolayısıyla davacıya 53.253,50 USD borçlu olduğu bu nedenlerle .... hakkında açılan davanın reddine, 53.253,50 USD nin davalılar ... ile ...' tan tahsili ile davacıya verilmesine; davacı anılan davalıları yazılı olarak temerrüde düşürmediğinden dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereğince devlet bankalarının USD bazında açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi oranına göre hesaplanacak faize hükmedilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... ve davacı vekili temyiz etmiştir.
../..
S.2.


1-Davacı vekilinin katılma yolu ile temyizinde Davalılardan .... ye yönelik temyizde talebinde bulunduğu ancak davalı ... .’nin temyizi bulunmadığından davacının .... yönelik temyizi itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davalı ...’ın temyizine gelince davalı ...’e yapılan tebligatların diğer davalı ..... çalışanlarına yapıldığı, aralarında menfaat çatışması olduğundan Tebligat Kanunu'nun 39’ a göre tebligatlar usulsüzdür. 6100 sayılı HMK'nın 27. maddesi uyarınca davanın tarafları kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptir. Hukuki dinlenilme hakkının gereği olarak taraflar duruşmaya çağrılmadan, eş anlatımla; taraf teşkili sağlanmadan hüküm verilememesi, .... maddesi ile düzenlenen iddia ve savunma hakkının kullanılmasına olanak tanınması ilkesinin doğal bir sonucudur ve aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının da en önemli unsurudur. Mahkemece, yasanın bu açık hükmüne aykırı olarak kendisine usulüne uygun tebligat yapılmayarak savunma hakkı kısıtlanmış olan davalı ...’a usulünce dava dilekçesi tebliğ edilip, ortaya koyacağı deliller toplanıp, savunmaları da dikkate alınarak bir değerlendirme yapılması gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan, davalının yokluğunda yargılama yapılıp hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Bozma nedenine göre, Davalı ...‘in diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, Davalı ...’in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, Davalı ...’in diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, davalı ...'tan alınan peşin harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Kararları