Forum ana sayfa 23. Hukuk Dairesi 2016/1142 E. , 2016/4296 K.

23. Hukuk Dairesi 2016/1142 E. , 2016/4296 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 389075
Konum: İstanbul



23. Hukuk Dairesi 2016/1142 E. , 2016/4296 K.

"İçtihat Metni"
...

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen alacak davalarının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen 2009/710 E. sayılı davanın kabulüne, birleşen 2010/807 Esas sayılı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen 2009/710 E. sayılı davada davalı, birleşen 2010/807 Esas sayılı davada davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Asıl dosyada ve birleşen 2009/710 Esas sayılı dosyada davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, ancak davalının sözleşme şartlarını yerine getirmediğini, eksik imalat yaptığını, süresinde teslim etmediğini ileri sürerek, eksik iş ve eksik metrekare bedelinin, geç teslim nedeniyle gecikme cezasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, iskân alınması için yüklenici nam ve hesabına müvekkili tarafından yapılmasına yetki verilerek bu yönde yapılacak masrafın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Birleşen 2010/807 Esas sayılı dosyada davacı vekili, sözleşmede kararlaştırılandan daha fazla imalat yapıldığını ileri sürerek, fazla imalat bedelinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin ... sayılı ilamı ile davalının fazla imalat yapıldığına diar savunmasına rağmen bu hususun hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda incelenmediği, fazla imalat yapılmış ise bu durumun inşaat yapım süresini etkileyeceği, fazla imalatın yapıldığı tarih itibari ile piyasa fiyatlarına göre bedeli hesaplattırılarak bu tutarın davacı alacağından mahsup edilerek hüküm kurulması gerektiği belirtilerek bozulmuş, bozma sonrası yapılan yargılama sonucu, önceki bilirkişi heyetinden ek raporlar alınmış ise de verilen raporların bozma ilamına uygun olmadığı, birleşen dava yönünden keşif yapılmasına karar verildiği, bilirkişi ücreti ve keşif masraflarının davalıya yüklendiği ve davalı tarafa gider avansını yatırması için 2 haftalık kesin süre verilmek, yatırmadıkları takdirde bilirkişi raporu dikkate alınmaksızın dosyanın bulunduğu hal üzerine
../..
S.2.

karara çıkartılacağının ihtar edilmesine rağmen davalı yüklenicinin gider avansını yatırmadığı halde, verilen ara kararının aksine keşfin yapıldığı ve bilirkişiden rapor alındığı, ancak buna rağmen işbu rapor dikkate alınmayarak ilk hükümde de benimsendiği üzere asıl davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, birleşen 2009/710 E. sayılı davanın kabulüne, birleşen 2010/807 E. sayılı davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, asıl ve birleşen 2009/710 E. sayılı davada davalı-birleşen 2010/807 E. sayılı davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine aykırı davranılması nedeniyle açılan, eksik iş ve imalat bedeli ile geç teslim nedeniyle cezai şart istemine ilişkindir. Bu davada davalı yüklenici fazla imalat yaptığını savunmuştur. Yüklenici tarafından yapıldığı tespit edilen fazla ve faydalı imalatların, daha önce tespit edilen ve kesinleşen gecikme süresinden düşüleceği tartışmasızdır.
Birleşen davada ise yüklenici, arsa sahibinin bağımsız bölümlerine brüt fazla alan yaptığını ve faydalı imalat yaptığını ileri sürerek, yaptığı imalatların bedelinin tahsilini istemiştir. Dairemizin kararlılık kazanmış uygulamasına göre, faydalı imalat veya fazla alan nedeniyle yüklenici yararına hüküm kurulabilmesi için bu tür bir imalatın sadece arsa sahibi yararına yapılmış olması gerekmekte olup, ortak alanda olması veya aynı fazlalıktan yüklenicinin kendi dairelerinde de bulunması halinde bu istemin reddi gerekir. Oysa mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde yukarıda bahsedilen hususlarda yeterli araştırma yapılmamıştır. Alınan bilirkişi raporları ise eksik incelemeye dayandığı gibi birbirleri ile de çelişmektedir.
Öte yandan, mahkemece keşif kararı verilerek masraf alınmaksızın keşfe gidilmiş ve bilirkişi raporu aldırılmıştır. Keşif icrasından ve bilirkişi raporu alınmasından sonra masraf yatırılması için verilen kesin süre içerisinde masraf yatırılmaması sebebi ile alınan raporun dikkate alınmaması da isabetli görülmemiştir. Bu durumda mahkemece, önceki bilirkişi heyetinden ek rapor alınması suretiyle veya yeni bir bilirkişi heyetinden, yüklenici tarafından yapılan fazla ve faydalı imalatın inşaatın gecikme süresine etkisi, yapılan fazla ve faydalı imalatların sadece arsa sahiplerine düşen bağımsız bölümlerde yapılıp yapılmadığı hususlarında önceki raporlar arasındaki çelişkileri de giderecek nitelikte açıklamalı, ayrıntılı ve denetime elverişli yeni bir rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı, birleşen 2010/807 E. sayılı davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde temyiz edene iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Kararları