Forum ana sayfa 23. Hukuk Dairesi 2015/8810 E. , 2016/4677 K.

23. Hukuk Dairesi 2015/8810 E. , 2016/4677 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 389955
Konum: İstanbul



23. Hukuk Dairesi 2015/8810 E. , 2016/4677 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : 1-... 2...3-... Vekilleri Av. ...

Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün taraf vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar vekili ... ile davacı vekili .... gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, müvekkili ile davalılar arasında yapılan 08.08.1997 tarihli sorumluluk sözleşmesi uyarınca müvekkilinin davalı kooperatife ortak olduğunu, ayın sözleşme ile müvekkiline, arsa sahibi ile yapılan sözleşmede belirtilen tarihte dairenin teslim edileceği ve bu husus yerine getirilmediği takdirde davalılar tarafından 50.000 DM tazminat ödeneceği taahhüdünde bulunulduğunu, müvekkilinin üyeliğin devri sebebiyle ödemesi gereken 30.000 ...'yi defaten ödeyerek üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmesine ve ihtarlarda bulunmasına rağmen davalıların daireyi teslim etmedikleri gibi cezai şart olan 50.000 DM'yi de ödemediklerini ileri sürerek, kur'ada müvekkiline isabet eden F Blok 20 no'lu meskenin müvekkili adına tapuya tesciline, sözleşmedeki cezai şartın gerçekleşmesi nedeniyle 50.000 ...karşılığı olan 40.874,30 TL'nin davalılardan ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında yapılan ıslah ile davaya konu gayrimenkulün arsa sahipleri tarafından 3. kişiye satılması nedeniyle aynen ifanın mümkün olmadığını ileri sürerek, dava konusu dairenin dava tarihi itibariyle değerinin tespit edilerek davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davaya konu dairenin tapusunun arsa sahipleri tarafından davacının isteği üzerine davacının kardeşine devredilmiş olduğunu, bu devirden müvekkillerinin haberi olmadığını, 50.000 ...'nin dairenin teslim edilmemesi halinde ödeneceğinin kararlaştırılmış olması nedeniyle tazminat koşullarının oluşmayıp davacının zarara uğramadığını, husumetin de ancak kooperatife yöneltilebileceğini savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece iddia, savunma, uyulan Yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında düzenlenen 08.08.1997 tarihli sorumluluk sözleşmesi uyarınca kooperatif başkanı ... ile yönetim kurulu üyesi ...'in kooperatif kaşesi ile imzaladıkları sözleşmeye göre; kooperatifin 15 no'lu üyeliğinin bedeli alınmak suretiyle davacıya devrinin yapıldığı, bu itibarla devirle kooperatifin hiçbir alacağının kalmadığı, teslime kadar bu üyeden hiçbir meblağ talep edilemeyeceği ancak kur'a sonucu çıkacak yeni daireyi beğenmediği takdirde lehtarın beğeneceği bir dairenin yönetim tarafından sağlanacağı, arada şerefiye farkı olduğu takdirde fark bedeli olarak 500,00 TL'nin 2 taksit halinde ödeneceğinin
.../...


S.2

kararlaştırıldığı, arsa sahibi ile yapılan sözleşmede belirtilen tarihte teslim meydana gelmezse 50.000 ...tazminat ödeneceği, taahhütte bulunanların yönetimden ayrılması halinde dahi tazminatın ödeneceğinin düzenlendiği, kooperatif ile dava dışı arsa sahipleri arasında düzenlenen 05.04.1996 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve 01.01.2000 tarihli ek sözleşme uyarınca anasözleşme ile bağlantılı olarak inşaat teslim tarihinin 05.06.2002'ye kadar uzatılmasına karar verildiği, 15 no'lu üyelik nedeniyle F Blok 20 no'lu dairenin kur'a sonucu davacıya isabet ettiği, dava dışı arsa sahipleri .....ile ... tarafından kooperatifin inşaa ettiği B Blok 14 no'lu mesken ile F Blok 20 no'lu meskenin bedeli karşılığında davacının kardeşi olan ...'e satılıp devredilmiş olduğu, davacı tarafından davalı kooperatife keşide edilen ihtarname sonrası kooperatifçe gönderilen 03.10.2001 tarihli cevabı ihtarda, davacının üyelik hakkı için 30.000 DM ödemiş olduğunun kabul edildiği, davacıya kur'a sonucu isabet eden dairenin kardeşi ...'e devri sebebiyle fiili imkansızlığının meydana geldiği, bu durumda davacının sözleşmenin fiilen imkansız hale geldiği tarihten itibaren zararını talep etme hakkının bulunduğu gerekçesiyle, tapudaki satış tarihi itibariyle karşılıksız kalan 30.000 ...'nin dava tarihindeki denkleştirici adelet ilkelerine göre belirlenen değeri üzerinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-6100 sayılı HMK'nın 297/2 fıkrası uyarınca "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir."
Somut olayda; davacı vekili, davasını, dava konusu dairenin dava tarihi itibarıyla değerinin tespiti ile tahsili ve 50.000 ...cezai şart bedelinin tahsili şeklinde ıslah etmekle; mahkemece sadece dava konusu dairenin dava tarihi itibariyle bedeli üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verildiği, ancak davacı tarafın cezai şart istemi yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeyerek 6100 sayılı HMK'nın 297/2. fıkrası hükmüne açıkça aykırı davrandığı görülmüştür.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin (1) no'lu bent dışındaki diğer temyiz itirazları ile davalı vekillerinin tüm temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin 1 no'lu bent dışındaki diğer temyiz itirazları ile davalı vekillerinin tüm temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harçların istek halinde taraflara iadesine, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir olunan 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Kararları



cron