Forum ana sayfa 23. Hukuk Dairesi 2015/6604 E. , 2016/4814 K.

23. Hukuk Dairesi 2015/6604 E. , 2016/4814 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 387827
Konum: İstanbul



23. Hukuk Dairesi 2015/6604 E. , 2016/4814 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -
Davacı vekili, taraflar arasında düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini, söz konusu sözleşme gereği davalı müteahhitin binayı plan projesine uygun yapması, inşaat tamamlandıktan sonra 1. Kat 5 no'lu normal daire ve 2. Kat 8 no'lu normal dairelerin müvekkiline ait olacağı, diğer bağımsız bölümlerin ise davalı müteahhide bırakılacağı hususları ile dilekçesinde belirttiği diğer hususların sözleşmeye eklendiğini, ancak davalı müteahidin söz konusu inşaatı noter sözleşmesine ve harici protokele aykırı yaptığını, ciddi metrekare farkları olduğunu, asansör konumunun sözleşmeye aykırı olarak yerinin değiştirildiğini, iç yalıtım yapılmaksızın inşaatın devam ettiğini, her ay ödemesi gereken aylık 500,00 TL kira yardımını ödemediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin alacakları saklı kalmak kaydıyla 22.330,00 TL'si tazminat talepli, 458,00 TL'si delil tespit masrafı, 7.212,00 TL'si kullanılan malzeme ve eksik işler bedeli olmak üzere, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 30.000,00 TL'nin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin şekil şartına bağlı olduğundan, bu sözleşmelerin geçerliliği ve tarafları edimleri ifası hususunda bağlayıcılığı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmede davacıya verilecek dairelerin alanı ile ilgili bir ibare bulunmadığı, ancak 11.07.2012 tarihli sözleşme eki kroki plan ile taslak planın benzer olduğu, sözleşme eki kroki plan ile dava dilekçesine EK-4-d olarak işaretli taslak planın, dairenin şekli ve kapladığı alan yönünden karşılaştırıldığında benzer planlar olduğu, bu taslak planda davacıya verilecek konumda olan dairelerin 120 m² olduğu bu dairelerin ruhsat eki projede ve mevcut durumda, bilirkişi raporuna göre 108 m² alanlı olarak inşa edildiği, bu durumda davacıya verilecek olan her bir dairenin 12 m² eksik olarak inşa edildiği, inşaatların süre yönünden taahhüt edilen 15 ayda tamamlanması nedeni ile davacıya verilmesi gereken kira yardımının 7.500,00 TL olduğu, dairelerdeki alan kaybı yönünden 24.000,00 TL ve kira yardımı yönünden 7.500,00 TL olmak üzere toplamda 31.500,00 TL olarak hesap edildiği, davalı taraf kira kaybı nedeniyle gerekli ödemeyi yaptığını ileri sürmüş ise de karşı tarafça da alındığı kabul edilen 10.000,00 TL bedelli çekin ise, çekin bir ödeme vasıtası olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
../..
S.2.


1-Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tazminat ve kira yardım bedeli istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki sözleşme gereğince davacı arsa sahibine düşen bağımsız bölümlerin tapu malikinin davacı olmadığı, bir bağımsız bölümün üçüncü kişiye satıldığı ve taraflar arasında derdest bir tapu iptali ve tescil davasının olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının maliki olmadığı taşınmazların eksik metrekareli olduğu iddiası ile tazminat davası açması mümkün olmadığı, bu dava ile derdest tapu iptali ve tescil davasının sonuçlarının birbirini etkileyeceği dikkate alınarak her iki davanın HMK'nın 166. maddesi uyarınca birleştirilerek görülmesi gerektiği hususunun düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
2-Davacı inşaat süresinin tamamını kapsayacak şekilde kira yardımı talep etmiş, mahkemece talebin kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma bu konuda hüküm kurmak için yeterli değildir. Davalı bu bedelin ödendiğini iddia etmekte, davacının ise davalı tarafa gönderdiği 06.08.2013 tarihli ihtarnamede Temmuz ayı öncesi kira yardımının alındığı izlenimi oluşturacak şekilde ifadeler kullandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının bu konudaki tüm delilleri toplanıp, ihtarname de değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan, taraflar arasındaki uyuzmazlığın, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklandığı ve 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde sayılan işlerden olmadığı, bu sebeple Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu dikkate alınmaksızın Ticaret Mahkemesi Sıfatı ile davanın görülmesi de doğru olmamıştır.
3)Bozma nedenine göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Kararları