Forum ana sayfa 23. Hukuk Dairesi 2016/6609 E. , 2016/5092 K.

23. Hukuk Dairesi 2016/6609 E. , 2016/5092 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 387573
Konum: İstanbul



23. Hukuk Dairesi 2016/6609 E. , 2016/5092 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Vek. Av. ...

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan Fuar Katılım Sözleşmesi uyarınca davalıya sözleşme kapsamında hizmet sunulup karşılığında fatura düzenlendiğini, fatura bedeli 10.030,00 USD'nin tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durdurulduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, takibe konu faturanın davalı tarafça benimsenmediği, aynı faturanın davalının mal ve hizmet alımına ilişkin beyannamesi ile vergi dairesine bildirilmediği, üstelik sözleşmenin düzenlendiği tarih itibari ile davalı şirketin en az iki yönetici ortağının imzası ile borçlandırılması mümkün iken, sözleşmenin davalı şirket adına tek bir kişi tarafından imzalanmış olması nedeni ile davalı şirket yönünden bağlayıcı sayılamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tacir olan taraflar arasındak... Sözleşmesine dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı şirket defter ve kayıtlarının tayin edilecek uzman bir bilirkişi tarafından incelenmesi ile, davalı şirketin dava konusu sözleşmede imzası bulunan ortağı....'nun, 29.06.2012 tarihinden önce münferiden imzaladığı sözleşme ve işlemlere davalı şirketçe itibar edilerek gereklerinin yerine getirilip getirilmediği ve bu doğrultuda işlem tesis edip etmediği araştırılarak, böyle bir uygulamanın bulunduğunun tespiti halinde davanın kabulüne, bu yönde uygulamaların bulunmadığının tespiti halinde ise davanın şimdiki gibi reddine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Kararları