Forum ana sayfa 23. Hukuk Dairesi 2016/5697 E. , 2016/5403 K.

23. Hukuk Dairesi 2016/5697 E. , 2016/5403 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 388594
Konum: İstanbul



23. Hukuk Dairesi 2016/5697 E. , 2016/5403 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali, tescil ve tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı, dava dışı yüklenici.... Kooperatifi arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, kendisinin de yüklenici şirketin bu sözleşmeden kaynaklanan haklarını temlik aldığını, anılan sözleşmeden kaynaklanan edimlerin yerine getirildiğini, iskân ruhsatlarının alındığını ancak, yüklenici şirkete düşen bazı taşınmazların usulsüz ve sahte belgelerle kooperatif yöneticisi ... tarafından kendi adına ve diğer davalılar adına tescil edildiğini ileri sürerek, taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adına tescilini, bu talebin kabul edilmemesi halinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00'er TL'den toplam 3.000,00 TL'nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacı ile yüklenici şirket yetkilisi arasındaki temliknamenin muvazaalı olduğunu, öte yandan, yüklenici şirketin dava konusu taşınmazlar yönünden kooperatifi ibra ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin yüklenici şirketten bedelini ödeyerek daira satın aldığını, temlikten haberinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmazların keşifte belirlenen değeri üzerinden harcın tamamlanması için davacı tarafa kesin süre verildiği, kesin süre içerisinde harcı tamamlamayan davacının adli yardım talebinde bulunduğu, ancak adına kayıtlı birden çok taşınmaz olduğu tespit edildiğinden, adli yardım talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, adli yardım talebinin reddine, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
1-Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil, olmassa bedel istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 336. maddesine göre adli yardım talebinin, asıl talep veya işin karara bağlanacağı mahkemeden; icra ve iflas takiplerinde ise takibin yapılacağı yerdeki icra mahkemesinden isteneceği, Kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebinin ise bölge adliye mahkemesine veya Yargıtay’a yapılacağı düzenlenmiştir.
Aynı Kanun’un adli yardım talebinin incelenmesi başlıklı 337. maddesinde mahkemenin, adli yardım talebi hakkında duruşma yapmaksızın karar verebileceği düzenlenmiş, 11.04.2013 gün ve 6459 sayılı Kanun’un 23. maddesi ile eklenen cümle ile de, talep hâlinde incelemenin duruşmalı olarak yapılacağı, adli yardım taleplerinin reddine ilişkin mahkeme kararlarında sunulan bilgi ve belgelerin kabul edilmeme sebebinin açıkça belirtileceği düzenlemesi getirilmiştir.
Yine, 6459 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonunda adli yardım talebi hakkında verilen kararlara karşı itiraz yasa yoluna gidilebileceği; buna göre adli yardım talebinin reddine ilişkin kararlara karşı, tebliğinden itibaren bir hafta içinde kararı veren mahkemeye dilekçe vermek suretiyle itiraz edilebileceği, kararına itiraz edilen mahkemenin, itirazı incelemesi için dosyayı o yerde adli yardım talebi yapılan hukuk mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, o yerde adli yardım talebi yapılan hukuk mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde ise aynı işlere bakmakla görevli en yakın mahkemeye göndereceği, itiraz incelemesi neticesinde verilen kararın kesin olacağı düzenlenmiştir.
03.04.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliğinin 45. maddesine göre adli yardım talebiyle açılan dava ve işlerde adli yardım konusunda bir karar verilinceye kadar harç, gider ve delil avansı alınmaz. Kanunlardaki özel hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.
Somut olayda mahkemece, dava konusu taşınmazların 27.09.2015 havale tarihli bilirkişi raporunda belirlenen değerleri üzerinden hesaplanan eksik harcın 30 günlük kesin sürede tamamlanması için davacı tarafa 29.09.2015 tarihli duruşmada kesin süre verilmiş, kesin süre içerisinde harcın tamamlanmaması halinde, HMK'nın 114. vd. maddesi hükmü uyarınca, davanın reddedileceği ihtar edilmiştir. Davacı, bunun üzerine 05.10.2015 havale tarihli dilekçesi ile adli yardım talebinde bulunmuş, mahkemece, esas hükümle birlikte koşulları oluşmadığından adli yardım talebinin reddine ve kesin süre içerisinde harç tamamlanmadığından, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. Şu durumda öncelikle adli yardım talebi ilgili yasal prosedür yerine getirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususun göz önünde bulundurulmamış olması bozmayı gerektirmiştir.
2) Bozma nedenine göre, davacının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
3) Kabule göre, davanın açılması nedeniyle alınacak yargı harçlarının türü, ödeme yeri, zamanı ve usulü 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 27 ve devamı maddeleri ile bağlı tarifede gösterilmiştir. Harcın eksik yatırılması halinde yapılacak işlemler ve izlenecek yol ile harcın yatırılmaması ve yaptırımı aynı Kanun'un 27 ve 32. maddelerinde belirtilmiştir. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 27. maddesinin son fıkrası hükmüne göre harç peşin veya süresinde ödenmemiş ise müteakip işlemlere ancak harç ödendikten sonra devam olunacağı vurgulanmış ve 30. maddede de yargılama sırasında tespit olunan değerin dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa yalnız o oturum için yargılamaya devam olunacağı, takip eden oturum gününe kadar noksan değer üzerinden harç tamamlanmadıkça davaya devam olunamayacağı, HUMK'nun 409. maddesinde (6100 sayılı HMK'nın md. 150) gösterilen süre içerisinde dosyanın işleme konulmasının eksik harcın ödenmesine bağlı olduğu açıklanmıştır. Bu hükümlerle eksik harcın tamamlatılmasına ilişkin özel bir
düzenleme getirilmiştir. Bu durumda mahkemece, anılan yasal düzenlemeler gözetilerek, verilen süre içerisinde eksik harcın tamamlatılmaması halinde, HMK'nın 150. maddesi hükmü uyarınca dava dosyasının işlemden kaldırılması, bu maddede öngörülen süre içerisinde harcı yatırılmak suretiyle dava dosyasının yenilenmesi halinde davaya kaldığı yerden devam edilmesi, üç aylık süre içerisinde harç yatırılmak suretiyle dava yenilenmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, kesin hüküm oluşturacak şekilde, davanın usulden reddine karar verilmiş olması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.12.2016 tarihinde karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Kararları