Forum ana sayfa 23. Hukuk Dairesi 2016/3963 E. , 2016/5051 K.

23. Hukuk Dairesi 2016/3963 E. , 2016/5051 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 391204
Konum: İstanbul



23. Hukuk Dairesi 2016/3963 E. , 2016/5051 K.

"İçtihat Metni"
......

Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresinde şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -
Şikayetçi vekili; borçlu .... karşı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile ....Esas sayılı dosyalarından takip başlattıklarını, borçluya ait taşınmazın tapu kaydına haciz koydurduklarını, taşınmaz üzerinde şikayet olunan .... 352.000,00 TL bedelli ipotek hakkı bulunduğunu, şikayet olunan bankanın konut kredisinden doğan alacağının tahsili için borçluya karşı 156.204,66 TL miktarlı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlattığını, ipotekli taşınmazın....2012/3700 Esas sayılı dosyasından 340.000,00 TL bedelle satılması üzerine, şikayet olunan bankanın konut kredisinin alacağı dışında ayrıca başka alacakları toplamı olan 137.713,98 TL'nin ipotek dahilinde kaldığını, satış bedeli bakiyesinin tümüyle bankaya ödenmesinin istendiğini, konut kredisi dışında kalan tüketici kredileri ve kredi kartı alacağı için başlatılmış bir takip olmadığını, artan ihale bedeli olan 137.164,71 TL'nin paylaşımında sıra cetvelinde birinci sırada alacaklı olarak yeniden şikayet olunan bankanın tespit edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinin iptaline ve yeniden düzenlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Şikayet olunan vekili, müvekkili banka lehine tesis edilen ipoteğin limit ipoteği olduğunu, borçlunun bankaya doğmuş ve doğacak tüm borçlarının teminatını teşkil ettiğini, düzenlenen sıra cetvelinde rüçhanlı alacakların öncelikle ödenmesi gerektiğini, ipotek limiti dahilinde alacaklarının olduğunu savunarak, şikayetin reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, bankanın satışı yapılan taşınmaz üzerinde 05.04.2010 tarihinde tesis edilmiş 1. derecede 352.000,00 TL tutarında limit ipoteği mevcut olduğu, söz konusu ipoteğin açılmış ve açılacak.... ve her türlü krediler nedeni ile banka lehine üst sınır ipoteği olarak kurulmuş olduğunun anlaşıldığı, MK'nın 851 ve 881. maddelerinde ifadesini bulan muhtemel bir alacağın teminatı olarak tesis edilen üst sınır (limit) ipoteğinde borcun ulaşacağı miktar belirsiz olduğundan taşınmazların ne miktar için teminat teşkil edeceği, ipotek akit tablosunda limitle sınırlandırıldığı, ipotekle teminat altına alınan ana borç, faiz, icra takip giderleri ve taraflarca kararlaştırılan eklentilerden oluşan toplam borç miktarının bu limiti aşmasının mümkün olmadığı, ipotek alacaklısı bankaya sıra cetveli yapılmadan önce konut kredisinden kaynaklanan 191.777,31 TL alacağın ödendiği, şikayet edilen sıra cetveli ile de ipotek kapsamındaki tüketici kredileri ile kredi kartı alacaklarından kaynaklanan 137.163,71 TL'nin ödenmesine karar verildiği, bankanın ipotekle teminat .../...
S.2

altına alınan rüçhanlı alacak limitinin 352.000,00 TL olduğu, bu ipotekten dolayı bankaya ödenen ve ödenecek tüm paranın 328.941,02 TL olduğu, ipotek limitini aşan bir ödemenin de söz konusu olmadığı, yapılan derece kararında herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir.
Bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerinde aleyhine şikayet olunan banka tarafından konut finansmanı kredisinden kaynaklı ipotek tesis edilmiş ve ödenmeyen konut kredisi nedeniyle ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılarak satış gerçekleşmiştir.
Bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerine konulan ipoteğin konut finansmanı kredisinin teminatı olduğu tartışmasızdır. İpotek aktinde "taşınmazın borçlunun bankadan kullandığı diğer kredilerin de teminatı olduğu" yönündeki kayıt yanıltıcı mahiyette olduğundan tüketici olan borçlu açısından yazılmamış sayılması gereken bir kayıttır. Ayrıca bankadan kullanılan diğer kredilerin katedildiği, alacağın taraflar arasında kesin halini aldığı konusunda da bir iddia ve ispat mevcut değildir.
Bu durumda bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerine konulan ipotek bedeli dışında borçlunun bankadan kullandığı diğer kredilerin ipotek kapsamında sayılması ve bu şekilde davanın kabulü doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, şikayetçi yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Kararları