Forum ana sayfa 23. Hukuk Dairesi 2016/3908 E. , 2016/5392 K.

23. Hukuk Dairesi 2016/3908 E. , 2016/5392 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 391204
Konum: İstanbul



23. Hukuk Dairesi 2016/3908 E. , 2016/5392 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi


Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve karşı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -

Asıl davada davacılar vekili, taraflar arasında düzenlenen 02.07.2009 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davalı yüklenicinin edimlerini eksik ifa etmesi üzerine 04.11.2011 tarihli ihtarname gönderildiğini, davalının bu ihtara cevaben eksik ve ayıplı imalat olmadığını bildirdiğini, zemin kat dükkandan %40 pay verilmesi gerekirken 7.02 m² eksik olarak dükkan verdiğini, otoparkın kapısından araba girmesinin fiziken mümkün olmayıp fiilen kullanılamadığını, dükkan alüminyum ve ... kaplamalarının işlevini yerine getiremediğini, hastane yönüne merdiven konulmadığını, banyolardaki asma tavanın bel verdiğini, pencereden sızan sular nedeniyle çatlaklar ve rutubet oluştuğunu, merkez antenin çalışmadığını, mutfak ve banyo lavabosunun tıkalı olduğunu, ses yalıtımı olmadığından seslerin duyulduğunu ileri sürerek, sözleşmeye göre aynen ifası veya fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte 1.000,00 TL maddi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah yoluyla talebini 34.600,00 TL'ye arttırmıştır.
Asıl davada davalı vekili, eksik ve ayıplı iş bulunmadığını, davacının ayıp ihbarında bulunmadığını, otoparkın belediye onayını taşıdığını, dükkanın anlaşma ile daha kıymetli olan ön cepheden verildiğini ve kira bedeli verildiğini, ayrıca müvekkilinin sözleşme dışı yaptığı işler olduğundan bu bedelin mahsubunu talep ettiklerini savunarak, davanın reddini istemiş, karşı davada ise; sözleşme dışı olarak katlanır cam yapıldığını, arsa maliklerine düşen dairelerdeki kilerin ebeveyn banyosu ve wc yapıldığını, kömürlük inşa edildiğini, dükkan önüne karo taş döşendiğini, otopark ve sığınak alanını arka bahçedeki inşaatı kullanarak yaptığını böylece dükkanların 45 m² fazla olduğunu ileri sürerek, şimdilik 300,00 TL alacağın tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah yoluyla talebini 6.440,00 TL'ye arttırmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacılara eksik olarak verilen dükkan alanı değerinin, katlanır cam, asma tavanın yeniden monte edilmesi, pencereden gelen sular, merkezi antenin çalışmaması, banyoda eksik yapılan iş bedelinin, ses yalıtımının yapılmaması gibi nedenlerle meydana gelen zarar bedelinin toplam 34.600,00 TL olduğu, davalı-karşı davacı tanıkları keşif esnasındaki yeminli
beyanlarında, taraflar arasında imzalanan sözleşmede olmamasına rağmen davalı-karşı davacının mor cafe olarak işletilen dükkanı alüminyum doğramayken, davacıların istemi ile katlanır cam yapıldığını, bütün dairelerin içindeki kömürlükleri sığınağın yerine aldıklarını, bazı dairelerde tuvalet banyo, bazı dairelerde ise ebeveyn banyosu olarak yaptıklarını belirtmiş olup, bu durum keşif esnasında da tespit edildiğinden, davacı-karşı davalının katlanır cam ve asma tavan bedelini -bu iki kalem iş açık ayıp olarak kabul edilmiştir- davalı-karşı davacıdan isteyemeyeceği, yine davalı-karşı davacı tarafından dava konusu taşınmazlarda fazla yaptığı imalat bedelleri toplamının da 6.440,00 TL olduğu gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile 34.200,00 TL'nin davalıdan tahsiline, karşı davanın kabulü ile 6.440,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, karşı davada davalılar vekili ile asıl davada davalı-karşı davada davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Asıl davada davacılar vekili Av. ..., kararı süresi içinde temyiz etmiş ise de, Dairemiz geri çevirme kararından sonra 11.04.2016 tarihli UYAP ortamında gönderilmiş e-imzalı dilekçe ile temyiz talebinden feragat etmiş olup, dosya kapsamında bulunan vekaletnamelerde, temyizden feragat etme yetkisinin bulunduğu anlaşıldığından, asıl davada davacılar vekilinin temyiz isteminin feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2-a- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b-Asıl davada davacılar vekili arsa sahibi müvekkillerine isabet eden zemin kat dükkanın m²'sinin eksik verildiğini ileri sürerek, tazminat talep etmiş, davalı taraf ise arsa malikleri ile anlaşma yapılarak ön cepheden dükkan verildiğini iddia etmiş ve de dosya içerisindeki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine ekli projede arsa maliki davacılara düşecek olan dükkanın arka cephede bulunduğu görülmüş olduğundan mahkemece, konusunda uzman bilirkişi marifetiyle dükkanların piyasa değerleri karşılaştırılarak davacı arsa maliklerine ön cepheden dükkan verilmesi halinde m² eksik olsa da değer farkı ortaya çıkmıyorsa bu talebin reddi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Öte yandan, asıl davada davacı arsa malikleri vekilinin temyiz istemi olmamasına rağmen yüklenicinin mahsup talebi karşı dava haline getirilerek karşı davada çözümlenmiş olup, karşı davada davalı arsa malikleri vekilinin temyiz istemi bulunmasına göre;
Davalı yüklenici mahsup talebinde bulunmasına rağmen mahkemece, bu talebin değerlendirilmesi yerine davalı yükleniciye usule aykırı olarak karşı dava açmak üzere mehil verildiği, yüklenicinin de süresinden sonra karşı dava açtığı anlaşılmıştır.
Asıl davada davalı ortak alanlara ve arsa sahiplerinin bağımsız bölümlerine fazla imalat yaptığından bahisle mahsup talep etmiş ise de, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre ortak alanlarda yapılan fazla imalattan yüklenici kendisi de yararlanacağından fazla imalat bedeli talep edemez. Arsa sahiplerinin bağımsız bölümlerine yaptığı fazla imalatı aynen kendi bağımsız bölümlerine de yapmış ise sözleşmeden eşit faydalanma ilkesi nazara alınarak bu fazla imalatı da talep etmesi mümkün değildir. Bu durumda, mahkemece, mahsup talebinin asıl davada ve bu hususlar nazara alınarak değerlendirilmesi gerekir.
3-Karşı davada davalılar vekilinin temyiz istemi yönünden;
a-Mahkemece, yukarıda ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere süresinde usulüne uygun açılmış bir karşı dava bulunmadığından karşı davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
b-Bozma nedenine göre, karşı davada davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
4-Bozma nedenine göre, karşı davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davacılar vekilinin temyiz isteminin feragat nedeniyle REDDİNE, (2-a) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2-b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (3-a) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, karşı davada davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün karşı davada davalılar yararına BOZULMASINA, (3-b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, karşı davada davalılar vekilinin diğer temyiz itirazları ile, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, karşı davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harçların istek halinde temyiz edenlere iadesine, asıl dava yönünden kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık, karşı dava yönünden karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 14.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Kararları