Forum ana sayfa 23. Hukuk Dairesi 2016/1531 E. , 2016/5440 K.

23. Hukuk Dairesi 2016/1531 E. , 2016/5440 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 388515
Konum: İstanbul



23. Hukuk Dairesi 2016/1531 E. , 2016/5440 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki diğer tesbiti, paydaşlıktan çıkarılma ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilleri ve bir kısım davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacılar vekili, davacılardan yüklenici ...ile tarafların bizzat veya seleflerinin de içinde bulunduğu... ili, ... İlçesi, 2. ... mevkiinde kain ve tevhit öncesi tapunun 4/1 pafta 3201-3203-3204 ve 3205 adalarında kayıtlı muhtelif parsel malikleri arasında ... 9. Noterliği'nin 05.01.2006 tarih 00469,...6. Noterliği'nin 17.03.2006 tarih ve 08293 ve 20.06.2006 tarih 18749 yevmiye sayılı düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı İnşaat Yapımı ve Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi akdedildiğini, imar plan tadilatı ve tevhit işlemlerini müteakip bu parsellerin 44 ve 45 parsel sayılarını aldığını, davalıların ortaklığa ve özgülenen amaca aykırı tutum ve davranışlar sergilediğini ileri sürerek, dava konusu... İli ... İlçesi, ....Mahallesi 4/1 pafta, 3805 ada, 44 parsel sayılı taşınmazdaki paylarının değerinin tespiti ile tespit edilecek bedel mukabilinde paydaşlıktan çıkarılmaları ile davalılara ait payların taşınmazdaki payları oranında müvekkilleri adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın niteliği gereği 6100 sayılı HMK'nın 4. maddesinde sayılan davalardan olmadığı, HMK'nın 382. maddesinde düzenlenen çekişmesiz yargı işleri kapsamında da olmadığı, Ticaret Mahkemesi'nin görev alanına girdiği gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
Kararı davacılar vekilleri ve bir kısım davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, paydaşlıktan çıkarılma davasıdır.
YHGK'nın 15.06.2016 tarih ve 2014/6-2408 E., 2016/797 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere;
TMK’nun 696. maddesine göre kendi tutum ve davranışlarıyla veya malın kullanılmasını bıraktığı ya da fiillerinden sorumlu olduğu kişilerin tutum ve davranışlarıyla diğer paydaşların tamamına veya bir kısmına karşı olan yükümlülüklerini ağır biçimde çiğneyen paydaş, bu yüzden onlar için paylı mülkiyet ilişkisinin devamını çekilmez hâle getirmişse, mahkeme kararıyla paydaşlıktan çıkarılabilecektir.
Hâkim, çıkarma istemini haklı gördüğü takdirde, çıkarılacak paydaşın payını karşılayacak kısmı maldan ayırmaya olanak varsa, bu ayırmayı yaparak ayrılan parçanın paylı mülkiyetten çıkarılana özgülenmesine karar vermelidir.
Aynen bölünmesine imkan bulunmayan maldaki payın dava tarihindeki değeriyle kendilerine devrini isteyen paydaş veya paydaşlar, bu istemlerini paydaşlıktan çıkarma istemi ile birlikte ileri sürdükleri takdirde hâkim, hüküm vermeden önce re'sen belirleyeceği uygun bir süre içinde pay değerinin ödenmesine veya tevdiine karar vermeli, davanın kabulü hâlinde payın istemde bulunan adına tesciline hükmolunmalıdır.
Payı karşılayacak kısım maldan aynen ayrılamaz ve bu payı isteyen paydaş da bulunmazsa hâkim, davalıya payını devretmesi için bir süre belirlemeli ve bu süre içinde devredilmeyen payın açık artırmayla satışına karar vermelidir. Satış kararı, cebrî icra yoluyla paraya çevirmeye ilişkin hükümler uyarınca yerine getirilmelidir.
Birbirine benzerlik bulunan bu davalardan ortaklığın giderilmesi davalarında görevli mahkemeyi belirleyen kanun koyucu, paydaşlıktan çıkarma davalarında görev konusunda bir düzenleme getirmemiştir. Ancak, uyuşmazlığın çözümü için izlenecek yol ve yapılacak araştırma, hakkın ve taşınmazın paylaştırılması ve satış aşamaları açısından benzerlikler taşımakta olduğuna göre daha kapsamlı olan ortaklığın giderilmesi davalarında görevli olan sulh hukuk mahkemesinin, daha dar kapsamlı olan paydaşın ortaklıktan çıkarılması davasında da görevli olması gereklidir.
Bu durumda mahkemece, somut uyuşmazlığın esasına girilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yanılgılı gerekçeyle uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevi kapsamında kaldığının kabulü doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilleri ve bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 26.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Kararları