Forum ana sayfa 23. Hukuk Dairesi 2016/1233 E. , 2016/5046 K.

23. Hukuk Dairesi 2016/1233 E. , 2016/5046 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 387398
Konum: İstanbul



23. Hukuk Dairesi 2016/1233 E. , 2016/5046 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmasız, davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı kooperatif yönetim kurulu başkanı ... ve vekili Av. ... gelmiş, davacı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili ile davalı kooperatif arasında 22.12.2005 tarihinde yapılan sözleşme ile D Blok Güney Batı cephesi 3. katta bulunan 11 no'lu dairenin 37.000,00 TL'ye satışı konusunda anlaşmaya vardıklarını, müvekkilinin sözleşme gereği 10.000,00 TL bedeli kararlaştırılan tarihte ödediğini, davalının 12.05.2006 tarihli yazı ile daire satışlarını iptal ettiklerini ancak üyeliklerinin devam ettiğini bildirdiğini, ödenen miktarın aidat olarak kabul edileceğini bildirdiklerini, müvekkilinin 23.08.2006 tarihinde davalıya ihtar göndererek kooperatife yatırmış olduğu bedelin sözleşme şartlarına göre %27'sine takabül ettiğini ve bu meblağın 30 gün içerisinde kendisine ödenmesi konusunda ihtar çektiğini, davalının bu güne kadar ödemediğini ileri sürerek, müvekkilinin satın almış olduğu daireye karşılık ödemiş olduğu 10.000,00 TL bedelin dairenin toplam değeri olan 37.000,00 TL meblağa oranlamak suretiyle dairenin bu günkü değerine takabül eden %27'lik değeri olan 25.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline ve dava sonuna kadar dava miktarı kadar davalı kooperatifin malları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya yapılmış herhangi bir satış işleminin söz konusu olmadığını, söz konusu binada üye olarak bulunmakta olduğunu, davacının 2006 yılı içinde hiç bir ortaklık ödemesi yapmadığını, kendisine ihtar keşide edilerek 2006 yılı genel kurul kararı ile tespit edilen iadat ödemelerini yapmasının ihtar olunduğunu, satış işlemlerinin de genel kurul tarafından kabul edilmediğini, ortada satış değil ortaklık (üyelik işlemi) söz konusu olduğunu, yine satışa ilişkin sözleşmede kooperatif yönetim kurulunun imzasının bulunmadığını, eski yönetim kurulu üyeleri ile ilgili 2005 yılı faaliyetleri ve yönetim kurulunun suç teşkil işlemleri halen şikayet konusu olup ... tarafından gerekli tahkikatın devam ettiğini, davacının kooperatifin ortağı olduğunu, kendisinin ortaklık aidatlarını ödeme konusunda da temerrüde düşmüşken huzurdaki dava ile alacak talebinde bulunmasının kanunen mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 15.179,52TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi yönünde karar verildiği, verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edildiği, Dairemizin ... .../...
S.2

sayılı ilamı ile "Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin yönetim kurulu ile imzalanan 22.12.2005 tarihli sözleşme uyarınca daire satın aldığını iddia etmiştir. Davacının kooperatif üyesi olduğu hususunda bir iddiası olmadığı gibi, 03.07.2008 tarihli duruşmada müvekkilinin üye olmadığını ifade etmiştir. Mahkemece, davalı kooperatif genel kurulunca yönetim kuruluna taşınmaz satımı hususunda yetki verilip verilmediği veya sonradan satıma icazet verilip verilmediği, taraflar arasında açık ya da zımni bir üyelik ilişkisi kurulup kurulmadığı, davalı kooperatif yönetim kurulu üyelerinin 2005 yılına ilişkin olarak yaptığı işlemlerden dolayı haklarında ceza davası bulunduğu iddia edildiğinden bu dosya istenip, her iki dosya arasında bağlantı bulunup bulunmadığı araştırılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, mahkemece, iddia, savunma, bozma ilamı ve bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının kooperatif üyesi olduğu hususunda bir iddiası olmadığı gibi, 03.07.2008 tarihli duruşmada müvekkilinin üye olmadığını ifade ettiği, bilirkişi raporunda davalı kooperatif genel kurulunun davacıya taşınmaz satma hususunda bir karar almadığı ve bu yönde yönetim kuruluna bir yetki vermediği, davacının davalı kooperatife üyelik talebi ve davalı kooperatifinde açık veya zımni bir üyeliğe kabul kararı bulunmadığı, taraflar arasında yapılan 22.12.2005 tarihli sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığı ve geçerliliği bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlerden alınmasına, 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 16.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Kararları