Forum ana sayfa 23. Hukuk Dairesi 2015/7752 E. , 2016/5491 K.

23. Hukuk Dairesi 2015/7752 E. , 2016/5491 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 366462
Konum: İstanbul







23. Hukuk Dairesi 2015/7752 E. , 2016/5491 K.

"İçtihat Metni"


MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi


Taraflar arasındaki maddi-manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün taraf vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar vekili avukat ... gelmiş olup, diğer taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalılara ait İstanbul ili Beykoz ilçesi Paşabahçe Mah. 248 ada 9 sayılı parsele ilişkin olarak davalılardan ...'in kendi adına asaleten ve diğer davalılara vekaleten hareket ederek müvekkili şirket ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin ön anlaşmasını imza altına alındığını, ön sözleşmenin yapıldığı tarihte taşınmazın imar planının bulunmadığını ve imar plan tadilinin müvekkili şirket tarafından gerçekleştirildiğini, davalıların asıl sözleşmenin yapılmasına yanaşmadıklarını ve ön sözleşmeyi haksız olarak feshettiklerini ileri sürerek, fazlaya dair tüm hakların saklı kalmak kaydı ile ön sözleşmenin geçerliliğinin tespitini, davalılara Borçlar Kanunu'nun 123. maddesi gereği edimlerini yerine getirmeleri için süre verilmesini, davalıların temerrüde düşmesi halinde esas sözleşme olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin yapılmasının sağlanmasını, mahkemenin yazılı talepleri kabul etmemesi halinde açıklamış oldukları nedenlerle, resmi kurumlara ödenen 978.699,81TL'nin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile tahsilini, davalı ...'e ödenen 500.000.00 TL'nin ödeme gününden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline, işlemler sırasında yapılan harcamalara ilişkin 9.924,94 TL'nin ödeme gününden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline, davacının imar durumu ile yapmış olduğu çalışmalar neticesinde; taşınmazın değerinde meydana gelen artış nedeniyle 50.000,00 TL'nin avans faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ön sözleşmenin fesh edilmesi sonucunda yapılan sözleşmelerdeki taahhüt nedeniyle ödemek zorunda kalacakları bedellere ilişkin 10.000,00TL'nin avans faizi ile birlikte tahsiline, asıl sözleşmenin imzalanmaması sonucunda yapılamayan inşaat nedeniyle mahrum kalınan kâr ve bu sözleşmenin yapılacağı inancı ile geri çevrilen projelerden kaynaklanan 20.000,00 TL'sinin avans faizi ile birlikte tahsiline, manevi tazminat olarak 1.000.000,00 TL'nin avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, ön sözleşmenin geçerliliğinin asıl sözleşmenin geçerlilik şekline bağlı olduğunu, resmi şekilde yapılmayan ön sözleşmenin geçersiz olduğunu, müvekkili ...'in davacı tarafın kendisine ödemiş olduğu 500.000,00 TL'sini mahkemece uygun görülecek bir hesaba yatırmaya veya davacı hesabına ödemeye hazır olduklarını, kabul anlamına gelmemek üzere resmi makamlara ödenen imar planı inceleme ve işlem hizmet bedeli olan 490.762,42TL'yi ödemeye hazır olduklarını, savunmuşlardır.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından; yargılama sırasında ön sözleşmenin tarafı olan ...'in vefat ettiği, mirasçılarının davaya dahil edildiği, davalıların davaya konu bedelinde üstünde toplam 2.049.022,50 TL bedeli davacı şirket adına yatırmak için mahkemeden tevdi mahalli için talepte bulundukları, toplam 2.049.022,50 TL'yi ilgili bankaya depo ettikleri, davacıların yatırılan parayı ilgili bankadan aldıkları, davacı ile davalı ... arasında yapılan 29.05.2013 tarihli ön sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığı, adi sözleşme olarak tarafları bağlayacağı, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin Noterlik Kanunu'nun 60/3 ve 89. maddeleri gereğince noterde resmi şekilde yapılması gerektiği, taraflar arasında resmi şekilde yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm ve davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 29. maddesinde, bir sözleşmenin ileride kurulmasına ilişkin yapılacak ön sözleşmelerin geçerli olduğu, ancak kanunlarda öngörülen istisnalar dışında, ön sözleşmenin geçerliliğinin, ileride kurulacak sözleşmenin şekline bağlı olduğu belirtilmiştir. Taraflar arasında 29.05.2013 tarihli ve adi yazılı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin ön sözleşmesi yapılmış olup, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin mülkiyeti nakil borcu doğurması sebebiyle 6098 sayılı TBK'nın 237, Tapu Kanunu’nun 26. ve Noterlik Kanunu’nun 60. maddeleri uyarınca, resmi biçimde yapılması geçerlilik şartıdır. Taraflar arasındaki ön sözleşmenin de TBK'nın 29/2. maddesi uyarınca resmi şekilde yapılması gerekli iken adi yazılı şekilde yapılan ön sözleşme geçersizdir.
Bu durumda, mahkemece 29.05.2013 tarihli ön sözleşmenin geçersiz olduğunun tespitine karar verilmesi gerekli iken ön sözleşmenin tarafları bağlayacağı ve geçerli olduğunun tespitine karar verilmesi hatalı olmuş, hükmün davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm ve davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalılar yararına BOZULMASINA, davalılardan peşin alınan harcın istek halinde iadesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.




  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Kararları