Forum ana sayfa 23. Hukuk Dairesi 2015/3557 E. , 2016/5201 K.

23. Hukuk Dairesi 2015/3557 E. , 2016/5201 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 364254
Konum: İstanbul







23. Hukuk Dairesi 2015/3557 E. , 2016/5201 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -
Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatif ortağı olduğunu, davalının kooperatife olan birikmiş borcunun ödenmemesi nedeniyle icra takibine geçtiklerini, itiraz üzerine takibin durdurulduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %40'dan az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin sabit ve peşin aidat ödeme kaydıyla kooperatif üyesi olduğunu, yaptığı ödemeler ile tüm edimlerini yerine getirdiğini, üyelik aidatından dolayı muhatabın yüklenici firma olduğunun kooperatif genel kurulunda karar altına alındığını, davacının %40'dan az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkumiyetini ve davanın reddine istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalının kooperatif üyesi olduğu ve 8.900,00 TL aidat borcu bulunduğu, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 42/a maddesi gereğince kooperatife ait taşınmaz alım ve satımında tek ve en üst yetkili organın kooperatifin genel kurulu olduğu, genel kurul kararı olmadan kooperatife ait bir meskenin satılması ya da iş karşılığı verilmesinin mümkün olmadığı bu nedenle de davanın kabulüne davalının, Konya 2. İcra Müdürlüğü dosyasına yaptığı itirazın asıl alacak toplamı 8.900,00 TL'ye yönelik olarak iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, işlemiş faiz kaleminin kaldırılmasına, %20 icra inkâr tazminatı 1.780,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, kooperatif aidat alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı kooperatifin 18.04.2010 tarihli genel kurul kararı gereğince davalıdan aidat talebinde bulunduğu, davalının ise 30.06.2000 tarihli genel kuruluna kararına istinaden kooperatif inşaatının yapım işini yüklenen dava dışı.....’den hisse satın alarak peşin ödemeli ortak olduğunu, savunmuştur.
Davacı kooperatifin, 30.06.2000 tarihli genel kurulunda kooperatif inşaatının yapım işinin dava dışı .... verilmesi, kooperatifin borcunu ödeyememesi halinde şirket tarafından istendiğinde yapım karşılığı şirkete B tipi üyelik verileceği, bu üyeliklerin şirket tarafından üçüncü kişilere devri halinde, yükümlülüklerin şirket tarafından yerine getirileceği, B tipi üyelerin kat farkı, elektrik, su, doğalgaz, sayaç ve katılım payları dışında herhangi bir ücret ödemeyecekleri kabul edilmiştir. 28.06.2002 tarihli genel kurulda da B tipi üyeliklerin şirkete verilmesinin uygun olduğu kabul edilmiştir.
../..
S.2.


Davalı ile dava dışı şirket arasında yapılan 23.02.2004 tarihli sözleşme ile davalının B tipi üyelik devraldığı, 16.02.2004 tarihli yönetim kurulu kararıyla geriye dönük kayıtla da kooperatife ortak olarak kabul edildiği, dosya kapsamı ile de sabittir.
Dava dışı ... 30.06.2000 tarihli genel kurul kararı ile yaptığı iş karşılığı hak ediş yerine kooperatif hissesi satma hakkı verildiği anlaşıldığına göre, bu durumda yüklenici... kooperatife ne kadar hisse karşılığı iş yaptığının tespit edilmesi ve sonuç itibariyle davalıya devrettiği hisse karşılığı kooperatife iş yapıp yapmadığının belirlenmesi gerekir. Gerekirse uzman bilirkişilerden rapor alınarak ve kooperatif kayıtları da incelenerek yüklenici ....kaç hisse devrettiği ve bunun karşılığında ne kadar iş yaptığı, açık şekilde ortaya çıkarıldıktan sonra davalının talebini dayandırdığı genel kurul kararının iptal edilmediği de göz önünde bulundurularak davalının peşin ödemeli ortak olup olmadığı belirlenerek bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 28.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.




  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Kararları