Forum ana sayfa 23. Hukuk Dairesi 2015/8450 E. , 2017/1166 K.

23. Hukuk Dairesi 2015/8450 E. , 2017/1166 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 401905
Konum: İstanbul



23. Hukuk Dairesi 2015/8450 E. , 2017/1166 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi



Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün asıl ve birleşen davada davacı vekilince duruşmasız, asıl davada davalılar ile asıl ve birleşen davada davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde asıl davada davalılar ve asıl ve birleşen davada davalı vekili Av.... ile asıl ve birleşen davada davacı vekili Av. ...'un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Asıl davada davacı vekili, müvekkili arsa sahibi ile davalı yüklenici kooperatif arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği arsanın davalı kooperatife teslim edildiğini, sözleşme gereği davalı yüklenicinin binayı teslim sözleşmesinde öngörülen sürede bitirip, teslim edemediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin tüm yasal haklar saklı tutulmak kaydıyla A Blok zemin katta bulunan 4 adet dükkan niteliğindeki bağımsız bölümün davacıya teslimini, taşınmazların sözleşme hükümlerine göre süresinde teslim edilmediğinden 01.04.2012 tarihinden bu yana ve müvekkiline ödemenin yapılacağı tarihe kadar yoksun kaldığı kira alacağı olarak şimdilik 60.000,00 TL olarak işlemiş ve işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalılar tarafından müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Birleşen davada davacı vekili, davalı ile müvekkili arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği arsa sahibi müvekkiline isabet eden bağımsız bölümlerin müvekkili adına devredilmediğini ileri sürerek, davalı yüklenici adına olan 4 adet dükkan niteliğindeki bağımsız bölüme ilişkin tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamında; asıl dava açısından A blokta mevcut dört adet dükkanın davacı tarafından kullanıldığı, yine anahtarlarının davacının yedinde olduğu, ayrıca sözleşmede de bu bağımsız bölümler açısından açıkça düzenleme olmadığından mülkiyetin yargılama sonucuna göre belirleneceği, asıl davada kooperatif dışındaki diğer davalılara husumet yöneltilemeyeceği, birleşen dava açısından ise, A Blok altında bulunan bodrum kat, 1, 2, 3 ve 4 no'lu bağımsız bölümlerin 02.04.2007 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmenin yapılması esnasında bulunmadığı, bu taşınmazlar yönünden sözleşmede herhangi bir maddenin yer almadığı, sözleşmenin 4. maddesinde A Blokta oluşacak tüm ilave hakların mal sahibine ait olacağının açıkça kararlaştırıldığı, 04.06.2008 tarihinde Karabük Belediye Meclisi'nin almış olduğu karar ile emsal sınırlamasının yüklenici davalı kooperatif yönünden kalkmasına müteakip A Blok altında bulunan dava konusu edilen taşınmazlar da dahil olmak üzere16.02.2009 tarihinde inşaat ruhsatının alındığı ve bu imar değişikliği ile birlikte A Blok altında 4 adet bağımsız işyerinin oluştuğu, tüm bunlar birlikte değerlendirildiğinde oluşan bu yerlerin ilave hak niteliğinde olduğu, sözleşmede açıkça A Blok yönünden oluşan ilave haklarının mal sahibine ait olacağının kararlaştırıldığı ve sonuç olarak taşınmazların mal sahibi olan davacı ...'a ait olduğu gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile A Blok bodrum kat 1, 2, 3, 4 numaralı bağımsız bölümlerde bulunan işyeri niteliğindeki bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Davacı arsa sahibinin temyiz itirazlarına gelince; taraflar arasındaki 02.04.2007 tarihli sözleşme uyarınca inşa edilecek binalardan A blokta oluşacak ilave hakların tamamının arsa sahibine ait olacağının kararlaştırıldığı, yine sözleşme uyarınca arsa sahibine isabet eden bağımsız bölümlerin arsa teslim tarihi olan 02.04.2007 tarihinden itibaren 60 ay içerisinde teslim edilmesi gerektiği, yapı kullanma izin belgesinin 05.08.2013 tarihinde alındığı anlaşılmıştır.
Sözleşme tarihinden sonra yapılan imar planı değişikliği sonucu oluşan bağımsız bölümlerden davaya konu dört adet işyeri niteliğindeki bağımsız bölümün yapı kullanma izin belgesi alınmadan kiraya verilmesi mümkün olmayıp, bu bağımsız bölümlerin anahtarının davacı arsa sahibinde olması da, teslim manasına gelmediği için teslim yapı kullanma izin belgesi alınmasına kadar hukuken gerçekleşmemiştir.
Bu itibarla mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme, imar planı değişikliği, bağımsız bölümlerin artması sonucu oluşan ilave hak ve bu nedenle inşaat süresinin etkilenmesi gibi olgular nazara alınarak geç teslimin bulunup bulunmadığı belirlenip, geç teslim var ise, hesaplanacak kira tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile bu talebin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacı arsa sahibinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davalılardan alınmasına, asıl ve birleşen davada davacıdan alınan peşin harcın istek halinde iadesine, 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen davada davalılardan alınarak asıl ve birleşen davada davacıya verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Kararları