Forum ana sayfa 23. Hukuk Dairesi 2015/7900 E. , 2017/1206 K.

23. Hukuk Dairesi 2015/7900 E. , 2017/1206 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 403587
Konum: İstanbul



23. Hukuk Dairesi 2015/7900 E. , 2017/1206 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen 2010/553 esas sayılı davaların kabulüne, birleşen 2010/165-166 esas sayılı davalarda, davalı ... hakkında davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl davada davacılar-birleşen davada davalılar vekili, birleşen davada davacı diğer birleşen davalarda davalı ....Su Ür. İhr. İth. A.Ş. vekili, asıl ve birleşen davada davalı ...Ş. vekili, asıl ve birleşen davada davalı .... A.Ş. vekili, birleşen davalarda davacılar ..., ... vekili, birleşen davalarda davalı .... San. ve Tic. A.Ş. vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -

Asıl davada davacı-birleşen davada davalılar .... Deniz ve Tar. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti. ve diğerleri vekili, dava dışı borçlu hakkında .... 7. İcra Müdürlüğü'nde toplam 7 adet dosyadan dolayı müvekkili şirketler tarafından alacaklarının tahsili için icra takibi yapıldığını, borçlu şirketin 3. kişiden olan 834.630,58. TL alacağına haciz yapıldığını, 2009/18477 Esas sayılı dosyadan yapılan 08.03.2010 tarihli sıra cetvelinde tahsil edilen paranın 15 ayrı takip dosyası alacaklısına garameten paylaştırılmasına karar verildiğini, davalı şirketlerin alacaklarının rehinle temin edildiğinden ihtiyati haciz alma haklarının bulunmadığı gibi alacaklarının da yüksek gösterildiğini ileri sürerek, davalılar yönünden davanın kabulü ile davalı dosyalarına fazla ayrılan payın müvekkil şirketler dosyalarına alacakları oranında paylaştırma yapılarak ödeme yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacılar ....Su Ür. İhr. İth. A.Ş. vekili ve ..., ... vekilleri, davalıların alacaklarının gerçek olmadığını, muvazaalı olduğunu, davalıların alacak miktarlarının tespiti ile fazla ödenen paraların alacakları oranında dosyalarına ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davalarda davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, garamede yer alan alacaklıların alacak miktarlarının sıra cetvelinde gerçekte olduğundan farklı miktarlarda gösterildiği anlaşıldığından, asıl ve birleşen davaların kabulü ile .... 7. İcra Müdürlüğü'nün 2009/18477 esas sayılı icra dosyasındaki 08.03.2010 tarihli sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davacılar-birleşen davada davalılar vekili, birleşen davada davacı diğer birleşen davalarda davalı ....Su Ür. İhr. İth. A.Ş. vekili, asıl ve birleşen davada davalı ...Ş. vekili, asıl ve birleşen davada davalı .... A.Ş. vekili, birleşen davalarda davacıları ..., ... vekili, birleşen davalarda davalı .... San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1-Asıl ve birleşen davaların sıra cetveline yönelik itiraz davaları olmasına rağmen mahkemenin söz konusu davaları sıra cetveline yönelik şikayet gibi değerlendirerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesi doğru görülmediğinden, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Öte yandan sıra cetveline itiraz davalarında alacağın maddi hukuk yönünden gerçek olduğunun ispat yükü davalı taraftadır. Dosya arasında bulunan rapor ve ek raporda taraf defterlerine istinaden sonuca varılmaya çalışılmış ise de defterlerin bir kısmının usulüne uygun tutulmadığı, kapanış tasdiklerinin bulunmadığı dolayısıyla sadece sahibi aleyhine delil teşkil edecek bu defterler diğer taraf aleyhine delil teşkil edilecek şekilde kabul edilerek düzenlenen rapora itibar edilmesi isabetsiz olmuştur.
O halde mahkemenin yapacağı iş ispat yükünü her bir davalının, davalı tarafında olduğu gözetilerek HMK‘nın ispat kuralları çerçevesinde her bir alacaklının alacağının muvazaalı olup olmadığının değilse miktarının denetime elverişli şekilde bilirkişiye tespit ettirildikten sonra her bir davacı açısından “ davalının alacağının sıra cetveline kabul edilen oranda çıkarılmasına bu payın yargılama giderleri de dahil olmak üzere davacıya ödenmesine arta kalan miktarın davalıya bırakılmasına” şeklinde hüküm kurulması gerekirken, talebin nitelendirilmesi yanlış yapılarak şikayet başvurusu gibi sıra cetvelinin iptaline karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz edenler vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz edenler yararına BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde temyiz edenlere iadelerine, kararın....liğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Kararları