Forum ana sayfa 23. Hukuk Dairesi 2015/3195 E. , 2017/1143 K.

23. Hukuk Dairesi 2015/3195 E. , 2017/1143 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 401905
Konum: İstanbul



23. Hukuk Dairesi 2015/3195 E. , 2017/1143 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali davası sonucunda verilen hükmün onanmasına ilişkin Dairemizin 21.01.2015 gün ve 2014/9027 Esas, 2015/359 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi davacı vekilince istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü.

- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatife 1994 yılında üye olduğunu ve bu tarihten itibaren yaklaşık 10 yıl boyunca ödeme yaptığını, kooperatif faaliyetlerinin ilerlememesi nedeniyle belli bir tarihten sonra ödeme yapmadığını, 26.06.2012 tarihinde davalıya başvuru yapıldığında müvekkilinin 2007 yılında ihraç edildiğini ve kararın kesinleştiğini öğrendiklerini, ihraç kararının müvekkiline tebliğ edilmediğini, bu nedenle kararın usulsüz olduğunu, müvekkilinin halen kooperatif üyesi olduğunu, müvekkilinin iki üyeliği bulunduğunu, bu üyelikler için toplam 2.300,53 TL ödeme yaptığını ileri sürerek, ihraç kararının iptali ile davacının üye olduğunun tespitine, bu talebin kabul edilmemesi halinde, şimdilik 2.300,53 TL'nin 2008 yılı genel kurul toplantı tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kooperatifte 1998 yılında hisse devri ve mirasçılık sıfatıyla başlayan iki üyeliği bulunduğunu, 2004 yılından itibaren aidatlarını ödememeye başladığını, bu nedenle 19.05.2007 tarih ve 17 sayılı karar ile ihracına karar verildiğini, davacının değişen ikametgâh adresini kooperatife bildirmemesi sebebiyle kararın ilanen tebliğ edildiğini, tebliğin usulüne uygun olduğunu, davanın yasal süresi içinde açılmadığını, ayrıca alacak talebinin de zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının kooperatife en son ödeme yaptığı tarihin 24.08.2004 tarihi olduğu, o tarihten dava tarihine kadar hiçbir ödeme yapmadığı, uzun süre kooperatife uğramadığı, üyeliğinin sona erdiğini zımnen kabul ettiği, eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini ortaya koyduğu, bu nedenle üyeliğinin tespiti talebinin iyiniyet kurallarına aykırı haksız bir talep olduğu, davacının kooperatife yaptığı ödemelerin 2.074,46 TL olduğu, bu miktara anasözleşme gereği 07.05.2008 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiği, davacının alacağının 07.05.2008 tarihinden itibaren muaccel olduğu ve zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle, üyelik ihraç kararının iptali ve üyelik tespiti talebinin reddine, alacak talebinin ise kısmen kabulü ile 2.074,46 TL'nin yasal faiziyle tahsiline dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 21.01.2015 tarih ve 2014/9027 E., 2015/359 K. sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiştir.
Bu kez, davacı vekili, karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, ihraç kararının iptali ile üyeliğin tespiti, bu talebin kabul görmemesi halinde çıkma payı alacağının tahsili istemine ilişkindir.
a-Aidat yükümlülüğü bulunan bir kooperatifte ortağın uzun süre kooperatife uğramaması, aidat borcunun bulunup bulunmadığını takip etmemesi, üyeliğinin sona erdiğini zımnen kabul ettiği, diğer anlatımla üyelik haklarından zımnen vazgeçtiği, eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini yansıttığı anlamına gelir. Böyle bir ortağın açtığı davanın TMK'nın 2. maddesinde öngörülen iyiniyet kuralına aykırı düştüğü ilke olarak kabul edilmelidir.
Mahkemece, davacının ihraç kararının iptali istemi yönünden, her ne kadar ihracın zımnen kabul edildiği belirtilmiş, bu gerekçenin dayanağının TMK'nın 2. maddesindeki dürüstlük kuralı olduğu ve buna göre davanın TMK'nın 2. maddesi uyarınca reddedildiği anlaşılmakta ise de; davalı kooperatifin, dava tarihine kadar aidat toplayan bir kooperatif olup olmadığı hususunda herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmamıştır.
Bu durumda, davacının ihraç kararının alındığı 19.05.2007 tarihinden, davanın açıldığı 25.09.2012 tarihine kadar kooperatif ile ilişkisini devam ettirip ettirmediğinin tespiti için, davalı kooperatifin defter, kayıt ve belgeleri öncelikle kooperatiften istenilmesi, ibraz edilmezse kooperatifin adresinde defter ve kayıtların incelenmesi için keşif yapılması, buna rağmen inceleme yapılamaz ya da defter ve belgelere ulaşılamaz ise Ticaret Sicil Memurluğundan, mümkün olmazsa kooperatif anasözleşmesinin 41. maddesi uyarınca Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden, kooperatifin bilançosu, gelir gider cetvelleri, yönetim ve denetim raporları, genel kurul tutanakları, ortaklık cetvelleri celbedilip kooperatif konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılarak, genel kurul kararları ile aidat alınmasına ilişkin karar alınıp alınmadığı ve üyelerin varsa kooperatif hesabına aidat yatırıp yatırmadıkları, diğer anlatımla kooperatifin aidat toplayan bir kooperatif olup olmadığı, davacının varsa ödeme yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, genel kurul toplantılarına katılıp katılmadığı, hazirun listelerinde isminin yer alıp almadığı, anasözleşme uyarınca ortağın kooperatifine uğramasını zorunlu kılan başka bir yükümlülüğü varsa, bunun üzerinde de durularak, kooperatif ile bağlantı kurup kurmadığı, sonuç olarak davacının talebinin TMK'nın 2. maddesine uygun olup olmadığı ve davanın bu nedenle reddi gerekip gerekmediğinin yeterince tartışılması, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, bu yönden eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru olmamıştır.
b- Kooperatif üyeliğinden ihraç edilen ortak, ödemiş olduğu aidatın tamamını değil, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 17/1. maddesi ve anasözleşmenin 15/ 1. maddesi gereğince, ihracın kesinleştiği yılın bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep hakkını haizdir. İhracın kesinleştiği yıla ait bilançonun ertesi yıl genel kurulca kabulü suretiyle kesinleşmesinden itibaren bir ay geçtikten sonra bu hak talep edilebilir ve bu tarihten önce erken açılan çıkma payı alacak davası, alacağın henüz muaccel olmadığı gerekçesiyle reddedilmelidir.
Bu hukuki düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, ihraç edilen ortağın, çıkma payı alacağının muaccel olması, ilk önce ihracın kesinleşmiş olmasına bağlıdır. İhracı kesinleşmeyen, dolayısıyla 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16/son maddesi uyarınca aidat ödeme yükümlülüğü devam eden ortak çıkma payını dava edemez.
Davacının, ihraç kararının iptali istemi ile ilgili açtığı işbu dava kesinleşmeden, ortaklığının sona ermesine bağlı bir talep niteliğindeki çıkma payı alacağına ilişkin diğer istemin esasına girilemez. Mahkemece, davacının çıkma payına ilişkin alacak ile ilgili davası tefrik edilerek, anılan dava yönünden ihraç kararının iptali davasının bekletici mesele yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, her iki istemin birlikte ele alınarak, çıkma payı alacağının da bu dava içerisinde karara bağlanması doğru olmamıştır.
Bu durumda mahkemece, davacının ihraç kararının iptali ile üyeliğinin tespitine ilişkin talebinin TMK'nın 2. maddesine uygun olup olmadığı ve davanın bu nedenle reddi gerekip gerekmediğinin yeterince tartışılması, davacının çıkma payına ilişkin alacak davasının tefrik edilerek, anılan dava yönünden ihraç kararının iptali davasının bekletici mesele yapılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle, kararın davacı yararına bozulması gerekirken, hükmün Dairemizce onandığı anlaşıldığından, davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin 21.01.2015 tarih ve 2014/9027 E., 2015/359 K. sayılı onama kararının kaldırılarak, kararın, davacı yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer karar düzeltme itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin 21.01.2015 tarih ve 2014/9027 E., 2015/359 K. sayılı onama kararı ortadan kaldırılarak, yerel mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, davacıdan evvelce alınan onama harcı ile karar düzeltme peşin harcının istek halinde iadesine, 17.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Kararları