Forum ana sayfa 23. Hukuk Dairesi 2016/7291 E. , 2017/1569 K.

23. Hukuk Dairesi 2016/7291 E. , 2017/1569 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 403634
Konum: İstanbul



23. Hukuk Dairesi 2016/7291 E. , 2017/1569 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki haksız işgal tazminatı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar ... ve ... vekilince duruşmalı, davacı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar ... ve ... vekilleri avukat ... ile davacı vekili avukat ... gelmiş, diğer davalı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- KARAR -

Davacı vekili, davalıların, müvekkilinin de paydaşı olduğu 268 ada 2 no'lu parselde bulunan iki adet dükkanı 2001 yılından beri haksız olarak kullandıklarını, üçüncü kişilere kiraya verdiklerini ileri sürerek, müdahalenin men’i ile 8.000,00 TL ecrimisil bedelinin tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah yoluyla, ecrimisil bedeli talebini 230.977,00 TL’ye arttırmıştır.
Davalılar ... ve ... vekili, müvekkili ...’ın vasisi olan ve dava konusu taşınmaz ile bir ilgisi bulunmayan müvekkili Suat yönünden davanın husumetten reddi gerektiğini, müvekkili ...’ın ise önceki yükleniciden arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini devraldığını, inşaatı tamamlayarak, davacının da aralarında bulunduğu arsa sahiplerine daireleri teslim ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı ile dava dışı yüklenici Vedat Sezer arasında 24.06.1999 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmenin 08.10.2001 tarihinde karşılıklı olarak feshedildiği ve fesihnamede tarafların birbirlerinden hak ve alacaklarının kalmadığının belirlendiği, yüklenici Vedat’ın, fesihten önce, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan müteahhitlik haklarını 05.11.1999 tarihli sözleşme ile davalı ...’na devrettiği, taşınmazın davacı dışında başkaca malikleri de bulunduğundan, diğer paydaşların katılımı olmaksızın düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin hükümsüz olduğu, davalıların taşınmazı herhangi bir hakka dayanmaksızın işgal etmekte oldukları, ancak kötüniyetli oldukları ispat edilemediğinden, ecrimisil talebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalıların taşınmaza yönelik müdahalelerinin men'ine, ecrimisil isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalılar ... ile ... vekili temyiz etmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalılar ... ve ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Dava, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
Davalılar vekili, müvekkillerinden, Suat'ın, diğer müvekkili ...'ın vasisi olduğunu savunmuş olup, buna ilişkin vesayet kararını dosyaya ibraz etmiştir. Dosya kapsamında alınan 11.12.2014 tarihli bilirkişi raporunda, davalı ... dışındaki diğer davalıların, taşınmazı işgal ettiklerine dair delil bulunmadığı açıklanmış ve keşif sırasında, işgal edildiği ileri sürülen dükkanlar da halen üçüncü kişilerin kiracı olarak oturdukları tespit edilmiştir. Bu durumda, varsa üçüncü kişilerle yapılmış kira sözleşmeleri, aboneliklere ilişkin belgeler ve diğer deliller üzerinde durularak, davalı ...'ın da işgalci konumunda olup olmadığının değerlendirilmesi ve hükmün gerekçesinde tartışılması gerekirken, bu hususta, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan, davada, bodrum ve zemin katta bulunan iki adet dükkana yönelik men'i müdahale ve ecrimisil bedeli talep edilmiş olmakla, karar ve ilam harcı ile vekalet ücreti miktarının, iki adet dükkanın rayiç değeri ve ıslah yoluyla arttırılan ecrimisil bedeli talebinin toplamı üzerinden belirlenmesi gerekirken, 03.12.2013 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen arsa ve tüm binanın toplam değeri üzerinden belirlenmesi hatalı olmuştur. Ayrıca, ecrimisil talebinin reddine karar verildiği gözetilerek, HMK'nın 326. maddesi uyarınca, karar ve ilam harcının, kabul ve red oranına göre taraflara paylaştırılması gerekirken, tümünün davalı taraftan tahsiline hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalılar ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, adı geçen davalılar yararına BOZULMASINA, davalılardan peşin alınan harcın istek halinde iadesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalılar ... ve ... yararına takdir edilen 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile adı geçen davalılara ödenmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Kararları