Forum ana sayfa 23. Hukuk Dairesi 2016/250 E. , 2017/1447 K.

23. Hukuk Dairesi 2016/250 E. , 2017/1447 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 401905
Konum: İstanbul



23. Hukuk Dairesi 2016/250 E. , 2017/1447 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı vekili, davacının davalı kooperatife 01.05.1997 yılında üye olduğunu, davacının üyelik aidatlarını düzenli olarak ödediğini, davalı kooperatifin yönetim kurulu kararı ile davacının o tarihe kadar ödemiş olduğu aidatlara ilave olarak 16.000,00 Alman markı daha ödemede bulunması halinde inşaat bitimine kadar davacıdan aidat alınmamasının kararlaştırıldığını, davacının bu karar üzerine 16.000,00 DM daha ödeme yaptığını, ancak 01.05.2002 tarihli yönetim kurulu kararı gereğince mali yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle davacının kooperatiften ihraç edildiğini, buna karşılık davacının yaptığı ödemelerin iade edilmediğini, davacı tarafça ihraç kararının iptali için dava açıldığını ve kararın iptal edildiğini, davacının tüm üyelik aidatlarını ödediği ve kooperatife borcu olmadığının tespit edildiğini ileri sürerek, davalı kooperatif adına kayıtlı ve davacı adına tahsis edilebilecek nitelikte bir daire bulunması halinde bu taşınmazın davacı adına tesciline ve geç teslim nedeniyle davacının kira kaybı miktarının tespiti ile davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ..., ..., ... vekili, açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının belirtilen tarihlerde kooperatif üyeliğine alındığını, daha sonra aidatlarını ödemediği gerekçesiyle üyelikten çıkarıldığını, eldeki davada davacının varsa hakkını ancak kooperatife karşı ileri sürebileceğini, davacının üyeliğe alındığı ve üyelikten çıkarıldığı tarihlerde müvekkilleri olan davalıların kooperatif yönetiminde olmadıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ....... Konut Yapı Kooperatifi, davaya cevapta bulunmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının üyelikten çıkarıldığı tarihte davalıların yönetim kurulu üyesi olmadıkları gibi, 9.11.2002 tarihinde yapılan kur'a çekiminde de davalıların yönetim kurulu üyesi olmadıkları, davacının ihracına dair kararın iptali ile davacı daire tahsisi için kooperatife müracaat ettiğinde davalıların yönetim kurulu üyesi olup, tahsis edilecek daire bulunmadığından talebin karşılanamadığını belirttikleri, davalıların kasıtlı veya ihmali bir işlemleri olmadığı kanaatine varıldığından davalı yönetim kurulu üyeleri yönünden davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiği, tahsis edilecek bir daire bulunmadığından tazminat talebinin kabulünün gerektiği, davacı her ne kadar ifa talep etmişse de ifa imkansızlığı nedeni ile bu talep kabul edilmemiş ve davacının terditli olarak talep ettiği ifadan dönme ve tazminat talebinin kabul edildiği, hal böyle olunca ifaya bağlı gecikme tazminatının istenemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalılar ..., ... ve ... yönünden reddine, 93.012,37 TL alacağın kur'a çekim tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan S.S.... Konut Yapı Kooperatifi'nden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Dava, kendisine konut verilmeyen üyenin konut tahsisi, mümkün olmadığı takdirde konut yerine bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Bir konut yapı kooperatifinin ana amacı ortakların akçalı yükümlülüklerini yerine getirmeleri karşılığında anasözleşmeye uygun konut teslim etmektir. Çeşitli nedenlerle konut tahsisi imkânsızlığı ortaya çıktığında ortağın uygun bir tazminat isteme hakkı bulunmaktadır. Normal ödemesini yapıp konut sahibi olan üyelerle eşit miktarda ödemesi bulunduğu tespit edilen, diğer anlatımla eksik ödemesi bulunmadığı belirlenen, ancak kendisine konut tahsis ve teslimi yapılamayan ortağın ödemesi eksik olmayan diğer üyelere verilen emsal bir konutun dava tarihi itibariyle rayiç değerini talep edebileceğinin, hiç ödemesi yok ise konut karşılığı tazminat isteminin reddi gerektiğinin kabulü gerekir. Eksik ödemesi olan bir üyenin konut karşılığı tazminat alacağının hesaplanma şekli dairemizin yerleşik uygulamalarında aşağıdaki gibi formüle edilmiştir:
a-Önce ortaklara tahsis edilen konutun dava değeri itibariyle rayiç değeri hesaplanmalıdır.
b-Davalı kooperatife normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın ödemelerinin ödeme yaptıkları tarihler itibariyle toplam ödemeleri dava tarihine kadar (toptan eşya fiyat endeksi " TEFE" artış ortalama rakamları esas alınarak) taşınarak güncel değeri bulunmalıdır.
c-Bundan sonra yukarıda (a) maddesinde bulunan değerden (b) maddesinde bulunan değer çıkarılarak kooperatife normal ödeme yapan bir ortağın bu ödemelerine karşı ne miktarda yararlanma elde ettikleri ortaya çıkarılmalıdır.
d-Bunu takiben eksik ödeme yapan davacı ortağın ödentileri (b) maddesindeki ilkelere göre dava tarihine taşınarak eksik ödeme miktarı güncelleştirilmelidir.
e-Bu hesaplamalardan sonra normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın yukarıda (b) maddesinde bulunan ödemelerinin güncel değerinin karşılığı yine yukarıda (c) maddesinde bulunan bir yararlanmayı sağladığına göre davacının (d) maddesinde eksik ödemelerinin güncel değerinin ne miktarda yararlanması gerektiği orantı kurallarına göre belirlenmelidir. Yani sonuç olarak (d) maddesinde bulunan miktar (c) maddesinde bulunan değerle çarpıldıktan sonra bulunan rakamın (b) maddesinde bulunan miktara bölünmesi sonucu bulunacak miktarın (d) maddesinde bulunan davacı ödemelerinin güncel değerinin ilave edilmesi sonucu bulunacak miktar davacı ortağın davalı kooperatiften talep etmesi mümkün olan zarar tutarıdır.
Bu durumda mahkemece, kooperatifler hukuku alanında uzman bilirkişi marifetiyle, davalı kooperatifin tüm defter kayıt, belge, genel kurul ve yönetim kurulu kararları, üye kayıt defterleri ve gerekirse kooperatifin banka kayıtları üzerinde gerekli inceleme ve araştırma yapılarak, kendisine konut tahsis edilen ortakların toplam aidat ödemelerinin tespiti ile yukarıda açıklanan formülümüz uyarınca tazminat miktarı hesaplanarak ve usuli kazanılmış hak da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Kararları