Forum ana sayfa 23. Hukuk Dairesi 2016/156 E. , 2017/1330 K.

23. Hukuk Dairesi 2016/156 E. , 2017/1330 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 401289
Konum: İstanbul



23. Hukuk Dairesi 2016/156 E. , 2017/1330 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi


Taraflar arasındaki nama ifa, alacak ve tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı vekili, taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince, nama ifa ile maddi ve manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, nama ifaya izin talebinin kabulü ile diğer taleplerin ise kanıtlanamadığı gerekçesiyle, reddine karar verilmiştir.
Karar, taraflarca temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının tüm; davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Davacı, taraflar arasındaki 08.11.2005 günlü sözleşme gereğince davalı yüklenicinin edimlerini yerine getirmediğinden bahisle, bu edimlerin davalı adına davacı tarafından yerine getirilmesi için, davalı yükleniciye sözleşme gereğince isabet eden 14 ve 15 numaralı bağımsız bölümlerin satışına izin verilmesini istemiştir. Bu istem, hukuki niteliği itibariyle TBK'nun 113. (BK md. 97) maddesi hükmünde düzenlenen nama ifa talebidir. Buna göre, borçlu, sözleşmeden kaynaklanan edimlerini tam olarak yerine getirmediği takdirde, alacaklı, masrafı borçluya ait olmak üzere, edimin kendisi veya başkası tarafından yerine getirilmesini isteyebilir. Somut olayda, davacı arsa sahibi, mahkemece verilen yetki üzerine yapı kullanma izin belgesi alınması için gerekli iş ve işlemleri yapmak üzere, dava dışı İlke..Ltd. Şti. ile sözleşme imzalamış, bu sözleşme uyarınca anılan şirket lehine senet düzenlemiş, mahkemece, bu senet miktarının ödenmesi amacıyla, nama ifaya izin talebi kabul edilmiş ve 15 numaralı dairenin satışına izin verilmiştir. Dosya kapsamındaki beyan ve bilgilerden, bu senet bedelinin içinde, davalı yüklenicinin, dava dışı anılan şirkete olan ve 2005 yılında çizilen projelerden kaynaklanan bakiye bedelin de olduğu iddia edilmiştir. Mahkemece, davalı ile dava dışı şirket arasında olduğu iddia edilen bu alacağın da, nama ifa talebi kapsamında kabul edildiği anlaşılmıştır. Sözü edilen bu alacak iddiası, dava dışı şirketçe ileri sürüldüğü, davacı arsa sahibi ile davalı yüklenici arasındaki bir edim borcu olmadığı halde, mahkemece, 2005 yılı projelerine ait olan bu miktarın sırf senet kapsamında olduğundan bahisle nama ifa talebi içinde kabulü doğru olmamıştır.
Bunun yanında, yukarıda sözü edilen senet kapsamında kalan diğer alacakların miktarının 12.684,00 TL olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, satışına izin verilen 15 numaralı bağımsız bölümün değerinin ise bilirkişi raporunda, 110.000,00 TL olduğu saptanmıştır. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında, satış kararı verilebilmesi için ifasına izin istenilen işlerin bedeli ile satışına izin istenilen taşınmazın bedeli arasında aşırı oransızlık bulunmaması, satışa izin talebinin TMK'nın 2. maddesindeki dürüst davranma ilkesine ve hakkaniyete de aykırı olmaması gerekir. Yüklenicinin ifasına izin verilen işler bedelini ödemeye hazır olduğunu bildirip mahkeme veznesine depo etmesi veya bedeller arasında önemli oranda fark bulunması halinde taşınmaz satışına izin verilmesine dair talebin reddedilmesi gerekir. (23. HD. 2014/10127 Esas, 2016/3290 K.). Bu durumda, mahkemece, ifasına izin verilen işler bedelini depo etmesi için, davalı tarafa süre verilmesi, depo ettiği takdirde, nama ifa talebinin reddine karar verilmesi; depo etmediği takdirde ise, nama ifa talebi yerine, belirlenen eksik işler bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA, davacıdan fazla alınan peşin harç ile davalıdan alınan peşin harcın istek halinde iadesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Kararları