Forum ana sayfa 23. Hukuk Dairesi 2015/9045 E. , 2017/1580 K.

23. Hukuk Dairesi 2015/9045 E. , 2017/1580 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 401289
Konum: İstanbul



23. Hukuk Dairesi 2015/9045 E. , 2017/1580 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmasız, davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. ... gelmiş, davalı taraftan gelen olmadığından, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin üyesi olduğunu, aidat borçlarını ödememesi sebebiyle .... İcra Müdürlüğü'nün 2013/7467 E. sayılı dosyası ile 9.842,40 TL asıl alacak, 50.501,87 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 60.344,27 TL'nin tahsili için ilamsız icra takibi yapıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %20 oranında icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, 04.06.2013 tarihine kadar aidat ile ilgili hiç bir bildirimde bulunulmadığını, borcu olmadığını, faiz oranının fahiş olduğunu ve alacağın likit olmadığını savunarak, davanın reddi ile %20 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının, davacı kooperatife 29.07.2004 tarihinde devir yoluyla üye olduğu, üyeliği devraldığı Veysel Tekin'in yaptığı ödemelerin ve davalının yaptığı ödemelerin düşülmesi ile davalının ödenmemiş aidat borcunun 716,93 TL olduğunun tespit edildiği, işlemiş faiz borcunun ise TBK'nın 88. ve 120. maddeleri uyarınca 7.466,95 TL olduğu, itirazın kısmen haksız olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 716,93 TL asıl alacak ve 7.466,95 TL işlemiş faiz yönünden itirazın kısmen iptali ile takibin devamına, asıl alacak üzerinden % 20 oranında icra inkâr tazminatına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili katılma yoluyla temyiz etmiştir.
1- Davalı vekilinin katılma yoluyla temyiz istemi yönünden;
Davacı vekilinin temyiz dilekçesi, davalı vekiline 20.01.2015 günü tebliğ edilmiş olup, hüküm davalı vekili tarafından HUMK'nın 433/2. maddesinde öngörülen 10 günlük yasal temyiz süresi geçirildikten sonra, 23.10.2015 günü temyiz defterine kaydı yapılarak, katılma yolu ile temyiz edilmiştir. Bu nedenle, süresinde olmayan davalı vekilinin katılma yolu ile temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b-Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, üyeliği davalıya devreden dava dışı Veysel Tekin'in devirden önceki ödemelerinden aidat ödemeleri dışında kalan bir kısım gecikme faizi miktarlarının da aidat ödemesi gibi değerlendirildiği, mahkemece de bu yönde hesaplama yapılmak suretiyle devreden üyenin devir tarihi itibariyle ödemesi ve dolayısıyla devir tarihi itibariyle devralan davalının sorumlu olduğu borç tutarının hesaplanması suretiyle hataya düşüldüğü anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece, üyeliği devreden dava dışı Veysel Tekin'in yaptığı ödemelerden sadece aidat borcu olarak yaptığı ödemelerin devir tarihi itibariyle hesaplanması, devir tarihinden sonra, üyeliği devralan davalının yaptığı aidat ödemeleri varsa bunların hesaplanması, davalının ödememesi veya geç ödemesinden kaynaklı varsa gecikme faizi borçlarının da TBK'nın 120. ve 88. maddeleri gözönünde bulundurularak hesaplanması, daha sonra da devir tarihinden önce devreden üyenin varsa ödenmemiş gecikme faizi borçalarının da hesaplanarak toplam borç tutarının belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, hüküm kurmaya elverişli olmayan, aksi yöndeki bilirkişi raporuna göre, yazılı şekilde, yanılgılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin reddine, (2-a) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2-b)numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde temyiz edenlere iadesine, 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Kararları