Forum ana sayfa 23. Hukuk Dairesi 2015/8101 E. , 2017/1564 K.

23. Hukuk Dairesi 2015/8101 E. , 2017/1564 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 402280
Konum: İstanbul



23. Hukuk Dairesi 2015/8101 E. , 2017/1564 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonucunda verilen hükmün düzeltilerek onanmasına/bozulmasına ilişkin Dairemizin 11.06.2015 gün ve 421 Esas, 4509 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi davacılar ..., ..., ... vekili tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü.

- KARAR -

Davacılar vekili, davalı kooperatifin ferdileşmeye gitmesi halinde oturdukları dairelerin davacılara aidiyetinin tespiti ile kat irtifakı kurulurken bu dairelerin davacılar adına tescilini talep ve dava etmiş, 14.12.2004 tarihli ıslah dilekçesi ile davacılar ..., ... ... ve ...'ya tahsisli dairelerin bulunduğu 2334 parseldeki bloğun ...İcra Müdürlüğü'nün 1995/2383 Esas sayılı dosyasından ihale ile satıldığını, kat mülkiyetine geçildikten sonra davacılar adına tescil olanağı kalmadığını, mülkiyetin davacılara ait olduğu tespit imkanı olan ancak tescil olanağı bulunmayan bu daireler için davacılar ... ve ... yönünden davayı tespit ve daire rayiç bedeli olarak ıslah ettiklerini, iki daire için 40.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı ... yönünden ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce yetkisizlik kararı ile gönderilen dosyada, diğer davacılar hakkında yetkisizlik kararı verilirken, bu davacı yönünden verilen açılmamış sayılma kararı kesinleştiğinden bu davacıya yönelik yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacılar ..., ... ve ...'nun, tahsis edilen dairelerin kendilerine ait olduğunun kabulü ile ...parsel, 2 kat, 21 no'lu dairenin ...'e; ...parsel, ... kat, 19 no'lu dairenin ...'na, ... parsel no'lu, zemin kat, 21 no'lu dairenin ...'na ait olduğunun tespitine, davacılar ... ve ...'ün tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, her biri yönünden ayrı ayrı 3.650,00 TL bedelin ıslah tarihi olan 14.12.2004'ten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile bu davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, tüm davacıların tescil istemlerinin reddine dair verilen karar, davalı kooperatif vekilinin temyiz istemi üzerine, Dairemizin 11.06.2015 tarih ve 421 E., 4509 K. sayılı ilamıyla, davacılar ... ve ... yönünden gerekçesi değiştirilerek ve hüküm fıkrası düzeltilerek onanmasına, davacı ... yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Bu kez, davacılar ..., ..., ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar ..., ... ve ... vekilinin HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer karar düzeltme itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Dava, kooperatif ortaklığına bağlı, mülkiyetin tespiti ve tazminat istemlerine ilişkindir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesi hükmü uyarınca, ortaklar hak ve yükümlülüklerde eşit konumdadırlar. Yönetim kurulu bu ilkenin dışına çıkmak istediği takdirde, bu hususu, genel kurul gündemine alarak, genel kurulun tartışmasına açıkça sunması gerekmekte veya genel kurulun yapılan uygulamayı açıkça ya da zımnen benimsemesi icap etmektedir. Bu nedenle, sabit ve peşin aidat ödemek suretiyle ortaklığa alınmadaki bu usule uyulmamışsa, böyle bir ortağın (devam eden inşaatların finansmanına katılımı için) üyelik aidat yükümlülüğü devam eder. Açıklanan usule uyulmuşsa, ortaklığa alınmadaki bu farklılık, ortaklığa alındıktan sonra üyelik aidatı istenmesini mümkün kılmaz ise de, kooperatifin amacına ulaşıncaya kadar yapılan genel yönetim ve altyapı giderlerinden ortağın sorumluluğu devam eder. Genel kurulca açık yetki verilmedikçe ya da benimsemedikçe 1163 sayılı Yasa'nın 23. maddesine aykırı şekilde yönetim kurulunun diğer ortaklardan farklı statüde ortaklığa kabul kararı vermesine veya akçalı konularda bir ortağı farklı statüde konumlandırmasına geçerli hukuki sonuç bağlanamaz.
Somut olayda, 24.02.2012 tarihli bilirkişi kurulu raporunda da açıklandığı üzere, davacılarla kooperatif yönetimi arasında 1993 yılında yapılan sözleşmelerde, inşaat maliyeti giderini nakden ödemiş bulunan davacıların, sadece genel giderlerden sorumlu olduklarının düzenlendiği, kooperatifin 17.12.1994 tarihli genel kurulunda ödemelerini peşin olarak yapan ortaklardan fark talep edilmeyeceğinin kararlaştırıldığı, böylelikle, yönetim kurulunca yapılan işleme genel kurulca da onay verildiği ve davacıların kooperatife peşin bedelli üye olarak kabul edildikleri anlaşılmıştır.
Her ne kadar, davalı kooperatifçe, 03.03.1996 tarihli genel kurulda peşin bedelli üyeliklerin kaldırıldığı savunulmuş ise de, davacıların kazanılmış haklarını etkileyecek nitelikteki bu tür kararların yok hükmünde olduğunun kabulü gerekir.
Dairemiz düzelterek onama ve bozma ilamında, davacılar ... ve ...'nun, haklarında verilen önceki ihraç kararları kesinleşmesine rağmen, konutlarında oturmalarına izin verilmesi suretiyle kooperatif nezdinde zımnen ortaklıklarının oluştuğu kabul edilmiştir. Aynı durum davacı ... yönünden de söz konusu olup, ihracına ilişkin ...2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2003/1269 E., 2007/582 K. sayılı kararın kesinleşmesinden sonra, adı geçen davacının da konutta oturmasına izin verilmiş, kendisinden aidat talep edilmiş, zımni üyelik ilişkisini ortaya koyan işlemler yapılmıştır. Nitekim, davalı koperatifçe sunulan 13.07.2012 tarihli temyiz dilekçesinde de, davacı ... de dahil olmak üzere her üç davacının halen kooperatif üyesi olduğu belirtilmiştir.
Sonuç olarak, her üç davacının da davalı kooperatifin halen peşin bedelli üyesi oldukları ve sadece kooperatif genel kurullarında kararlaştırılan genel gider borçlarından sorumlu oldukları anlaşılmış olup, bu statüleri gereği, henüz ferdileşmeye geçilmediğinden, konut tahsis ve mülkiyetin tespiti isteminde bulunma hakları mevcuttur. Genel gider borçları varsa bu durum söz konusu istemlerde bulunma haklarını etkilemez. Ayrıca, kooperatifçe de her zaman ayrı bir dava ya da takip yoluyla genel gider alacaklarının tahsili yoluna gidilmesi mümkündür. Bu itibarla, mahkemenin, davacıların üye olmadıkları yönündeki gerekçesinde isabet bulunmamakla birlikte, kendilerine kur'a yoluyla tahsis edilmiş bulunan ve halen ikamet ettikleri tespit edilen konutlara ilişkin olarak mülkiyetin tespitine karar verilmiş olması ve ayrıca, kooperatifin borçları nedeniyle üçüncü kişiye satılan ve davacılar ... ve ... tarafından bedeli ödenerek yeniden satın alınan taşınmazlar yönünden, adı geçen davacılar yararına, üçüncü kişiye ödedikleri bedel kadar tazminata hükmedilmesi de doğru olmuştur.
Ancak, davacılardan ...'na tahsis edilen ve halen ikamet ettiği konut ... parsel zemin kat 4 no'lu bağımsız bölüm olup, bu hususta taraflar arasında ihtilaf bulunmadığından, hükmün bu yönden düzeltilmesi gerekmiştir.
Dairemizce, mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılardan ... yararına düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekirken, zuhulen, yazılı şekilde düzelterek onama ve bozma kararı verildiği anlaşıldığından, davacılar ..., ... ve ... vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin 11.06.2015 tarihli ilamı kaldırılarak, sonucu itibariyle doğru olan yerel mahkeme kararının, HUMK'nın 438/son maddesi gereğince gerekçesi kısmen değiştirilerek ve hüküm fıkrasında yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar ..., ... ve ... vekilinin diğer karar düzeltme itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 11.06.2015 tarih ve 421 E., 4509 K. sayılı ilamı kaldırılarak, mahkeme kararının gerekçesi kısmen değiştirilerek ve (HÜKÜM) bölümünün 2. bendinde yer alan " ...parsel no'lu zemin kat 21" ibaresinin çıkarılmasına, yerine "... parsel, zemin kat 4" ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde iadesine, 25.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Kararları