Forum ana sayfa 23. Hukuk Dairesi 2015/7581 E. , 2017/1473 K.

23. Hukuk Dairesi 2015/7581 E. , 2017/1473 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 402280
Konum: İstanbul



23. Hukuk Dairesi 2015/7581 E. , 2017/1473 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı vekili; müvekkilinin davalı kooperatife üye olduğunu, kooperatif yönetim kurulunca alınan kararla peşin ödemeli ortak olduğunu ve kendisine bitmemiş dairesi için 2007 Ocak ayından başlamak üzere aylık 300,00 TL kira ödemesi yapılmasına karar verildiğini, buna rağmen davalı kooperatif yönetim kurulunca müvekkiline 20.08.2012 tarihinde, 21.02.2010 tarihli genel kurul kararı çerçevesinde dairenin maliyet bedelinin 100.000,00 TL olduğunu ve bakiye 77.000,00 TL borcu olduğunu ve ödenmesinin talep edildiğini ileri sürerek, müvekkilinin 77.000,00 TL borçlu olmadığının tespiti ile kooperatif yönetim kurulunun 22.08.2006 tarihli kararı gereğince 2007 yılı Ağustos ayından başlamak üzere aylık 300,00 TL kira ödemesinin yönetim kurulu kararı çerçevesinde 2008 yılı günün koşullarına göre belirlenecek kiranın belirsiz alacak davası olarak şimdilik ve fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla 1.500,00 TL'nin davalı kooperatiften yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatif vekili, yönetim kurulunun kooperatif bünyesine peşin ödemeli ortak alma ve kira ödemesi kararlaştırma yetkisinin genel kurulca verilmesi gerektiğini, böyle bir yetkinin yönetim kuruluna verilmediğini ve eşitlik ilkesi gereği açılan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; kooperatifler kanunu ve kooperatif anasözleşmesi incelendiğinde, gayrimenkul alım satımının kooperatif genel kurulun münhasır yetkisinde olacağına ilişkin düzenleme uyarınca yönetim kurulu kararı ile kooperatife sabit fiyatla üye kabul etmenin mümkün olmadığı, davacının kooperatif yönetim kurulu ile yapmış olduğu sözleşmenin anılan emredici yasa hükmüne aykırı olması nedeniyle müktesep hak oluşturmayacağı, kooperatif üyeleri arasındaki hak ve yükümlülüklerde eşitlik prensibi uyarınca davacının da diğer kooperatif üyeleri gibi genel kurul kararları ile bağlı bulunduğu, bu sebeple davacının eski yönetim kurulu ile yapmış olduğu tutanağa hasren borcunun olmadığına yönelik talebinin ve kira isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın reddine dair karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma ile hükme esas alınan bilirkişi raporları hüküm vermeye elverişli ve yetkili görülmemiştir.
Kooperatiflerde eşitlik ilkesi geçerlidir. Bu kuraldan ayrılmak ancak genel kararı ile mümkündür. Yönetim kurulu tarafından bir üyenin peşin ödemeli ortak olarak alınması kararının genel kuruldan usulüne uygun alınmış bir genel kurul kararıyla desteklenmemesi halinde ortağın peşin ödemeli ortak olduğundan bahsedilemez, ancak genel kuruldan alınmış bir karar olmamasına rağmen yönetim kurulunca alınmış bir karara istinaden peşin ödemeli ortak olduğunu iddia eden üyeden, uzun süre aidat alınmaması, bu ortağın farklı statüsünün kooperatifçe zımnen kabul edildiği manasına gelebilir.
Somut olaya gelince; davacı tarafından peşin ödemeli ortak olduğunun iddia edilmesi karşısında, alınan yönetim kurulu kararının, daha önce buna ilişkin alınmış bir genel kurul kararı olmadıkça geçerli olmayacağı açıktır. Bu nedenle mahkemece 2002 yılında ortak olduğunu öne süren davacının peşin ödemeli ortak olarak alınmasına dair bir genel kurul kararı bulunup bulunmadığı araştırılmalı, bunun içinde üyelik tarihi olan 2002 yılından önceki genel kurul kararları getirilip bu husus belirlenmeli, bunun dışında peşin ödemeli ortaklığın kooperatifçe benimsenip benimsenmediği hususu yönünden de davacının üyeliği nedeniyle başlangıçta alınan bedel dışında herhangi bir şekilde aidat tahsil edilip edilmediği hususlarının da tespiti ve bu doğrultuda kooperatif tüm kayıt ve defterleri ile gerektiğinde varsa banka kayıtları üzerinde de inceleme yapılarak konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetinden bu hususlara ilişkin rapor alınmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, ilgili genel kurul tutanakları getirtilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Ayrıca davacı kira talebinde bulunmakla bu husus üzerinde de yeterince durulmamıştır. Yönetim kurulunun zamanında teslim edilmeyen bağımsız bölüm için kira ödemesi taahhüdünde bulunması geçerli değil ise de; davacı dışındaki diğer üyelere konutlarının teslim edilip edilmediği, teslim edilmeyen üyelere herhangi bir şekilde kooperatifçe kira ödemesi yapılıp yapılmadığı, genel kurulca alınan buna ilişkin bir karar olup olmadığı, Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesinde eşitlik ilkesi de gözetilerek yine varılacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda yeterli araştırma yapılmaksızın bu talebin de reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Kararları