Forum ana sayfa 23. Hukuk Dairesi 2015/3347 E. , 2017/1429 K.

23. Hukuk Dairesi 2015/3347 E. , 2017/1429 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 401905
Konum: İstanbul



23. Hukuk Dairesi 2015/3347 E. , 2017/1429 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen alacak davası sonucunda verilen hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin 12.11.2014 gün ve 3865 Esas, 7178 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü.

- KARAR -

Asıl davada davacı ... vekili, müvekkilinin davalı kooperatif nezdinde iki daire ve iki dükkan olmak üzere toplam dört hissesinin bulunduğunu, bu hisselere ilişkin borcunun bulunmadığını, davalı kooperatif ile yapılan 12.09.2000 tarihli protokol ile iki daireden feragat ederek dükkanların altına düğün salonu yapılmasını kabul ettiklerini, bu duruma rağmen davalı kooperatifin dava dışı arsa sahipleri ile yaptığı 16.11.2002 tarihli protokol ile dükkanların arsa sahiplerine bırakıldığını ileri sürerek, iki adet dükkanın 12.09.2000 tarihli protokol çerçevesinde teslimine, iki adet daire bedeli karşılığı şimdilik 30.000,00 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatif vekili, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı ... vekili, davalı kooperatifin dava dışı arsa sahipleri ile yaptığı 16.11.2002 tarihli protokol ile dükkanların arsa sahiplerine bırakıldığını, dükkanların davalılardan arsa sahipleri adına tescilli olduğunu ileri sürerek, dükkanların tapusunun iptali ile davacı adına tesciline, mümkün olmaması halinde 120.000,00 TL tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, kooperatifin ferdileşmeye geçmediği, davacının iki dükkan iki daire olmak üzere dört adet hissesinin bulunduğu, 12.09.2000 tarihli protokol ile davacının iki daireden vazgeçeceğinin, davalı kooperatifin ise iki dükkan altına düğün salonu yaparak 30.05.2001 tarihinde teslim edileceğinin kararlaştırıldığı, ancak bu protokolün kooperatif genel kurulu onayına sunulmadığı, protokol sonrasında dairelerin üçüncü kişilere devredildiği, 12.09.2000 tarihli protokole rağmen davalı kooperatif ile birleşen davada davalı arsa sahipleri arasındaki 16.11.2002 tarihli protokol ile (ek arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi) dükkanların arsa sahiplerine verildiği, ölü kişi olan ...’a dava açılamayacağı gerekçeleriyle, asıl davada dükkanlarla ilgili istemin reddine, dairelerle ilgili tazminat isteminin kabulü ile 30.000,00 TL’nin davalı kooperatiften tahsiline, birleşen davada ... ölü olduğundan bu kişi aleyhine açılan davanın reddine, diğerleri aleyhine açılan davanın ise esastan reddine dair verilen karar, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin temyiz istemi üzerine, Dairemizin 12.11.2014 tarih ve 3865 E. 7178 K. sayılı ilamıyla, sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, asıl ve birleşen davalarda davacı yararına bozulmuştur.
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında belirtilen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin birleşen davaya ilişkin olarak HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Asıl davaya ilişkin karar düzeltme itirazlarına gelince;
Yapılan yargılama sonucunda, davacının iki adedi daire, iki adedi de dükkan olmak üzere dört adet hissesinin bulunduğu taraflar arasında çekişmesizdir.
Davacının, dükkanlara ilişkin peşin bedelli ortaklığının 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 42/6. maddesine uygun şekilde 06.01.1996 tarihinde davalı kooperatif genel kurulunca onaylandığı sabittir.
Davacı ile davalı yönetim kurulu arasında yapılan 12.09.2000 tarihli protokolle; davacı, peşin bedelle satın aldığı iki adet dükkanın altına düğün salonu yapılması koşulu ile dairelere ilişkin haklarından feragat etmiştir. Bu daireler dava dışı kişilere davalı kooperatifçe devredilmiş, davacının peşin bedelle satın aldığı dükkanlar ise, kooperatif ile birleşen davada davalılar arasında, 21.09.2002 tarihli genel kurulun verdiği yetkiye dayalı olarak yapıldığı anlaşılan 16.11.2002 tarihli sözleşme uyarınca, birleşen davada davalı olan arsa sahiplerine verilmiştir. Bu nedenle, kooperatif nezdinde davacıya verilecek daire ve dükkan kalmamıştır.
Dairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere, daireler yönünden konut karşılığı tazminat alacağının hesaplanma şekline ilişkin formüle göre davacının alacağının belirlenmesi gerekir ise de; mahkemece yapılan yargılama sonucunda, asıl davada iki adet daire yönünden, tazminat isteminin kabulü ile 30.000,00 TL'nin davalı kooperatiften tahsiline karar verilmiş olup, hüküm taraf vekillerince bu yönden temyiz edilmediğinden, hüküm altına alınan miktar artık taraflar arasında kesinleşmiştir. Dolayısıyla, bu hususta yeniden inceleme yapılmasına gerek bulunmamaktadır.
Bu durumda, mahkemece, sadece birleşen davada, iki adet dükkanın rayiç bedellerinin tespiti ile davalı kooperatiften tazminine karar verilmesi gerekir. Bu hususta, birleşen davada eksik incelemeye ve yanılgılı gerekçeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Dairemizce, mahkeme kararının, açıklanan bu gerekçelerle, davacı yararına sadece birleşen dava yönünden bozulması ile yetinilmesi gerekirken, asıl davada iki adet dairenin bedeli olarak tespit edilen tutarın taraflarca temyize konu edilmediği hususu zuhulen gözardı edilerek, asıl dava yönünden de bozulması doğru olmamış, bu nedenlerle, asıl davada davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararın asıl davada davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin birleşen davaya ilişkin tüm karar düzeltme itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin asıl davaya ilişkin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 12.11.2014 tarih ve 3865 E., 7178 K. sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının birleşen davada davacı yararına BOZULMASINA, birleşen dava yönünden 7,80 TL harç ve takdiren 275,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 11.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Kararları