Foruma girişte hatalı şifre uyarısı ya da başkaca sorun yaşayan üyelerimiz bu bağlantıdan destek talebinde bulunabilirler.

EV EŞYALARININ HACZİNDE YANLIŞ UYGULAMALAR BAŞ GÖSTERDİ.

İcra, İlamlı ve İlamsız Takip, Haciz, Mal Beyanı, İhtiyati Haciz, Borca İtiraz, Şikayet, İstihkak ve İstirdat Davaları, Taahhüdü İhlal, Sıra Cetveli, İflas...
Kullanıcı avatarı
teoman
Global Moderatör
Mesajlar: 23646
Kayıt: 29 Tem 2012 17:08
Meslek: "Haksızlığa sapıp bütün insanların senin peşinden gelmeleri yerine, adaletli davranıp tek başına kalman daha iyidir."

Re: EV EŞYALARININ HACZİNDE YANLIŞ UYGULAMALAR BAŞ GÖSTERDİ.

Mesaj gönderen teoman »

admin yazdı:Sayın Mor Menekşe,

Yüksek düzeydeki ilgi ve alakanızdan ötürü size müteşekkirim. Sizin gibi dostlar olduğu sürece sitemizin yükselmemesi ve rakiplerini geçmemesi için hiçbir sebep yok. Ayrıca Sayın Teoman Bey'in "ev eşyası haczi" konusundaki hassasiyetine vakıf oldum. Siz bir sorun eğer üstad isterse o kararı ana sayfaya çerçeveleyebiliriz. ;)

Sayın admin bu nazik düşüncenizden dolayı teşekkür ederim.Ayrıca silsile yolunuzda harikaydı. :D


HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM
Kullanıcı avatarı
teoman
Global Moderatör
Mesajlar: 23646
Kayıt: 29 Tem 2012 17:08
Meslek: "Haksızlığa sapıp bütün insanların senin peşinden gelmeleri yerine, adaletli davranıp tek başına kalman daha iyidir."

Re: EV EŞYALARININ HACZİNDE YANLIŞ UYGULAMALAR BAŞ GÖSTERDİ.

Mesaj gönderen teoman »

Mor Menekşe yazdı:üstadım Borçlunun korktuğu şey evine haciz gelmesi yoksa borcunu ödemeyi düşünmüyor.

aynı evi paylaşan kişiler borçlunun borç aldığı parayıı birlikte çatır çatır yerken iyi de
ödemeye gelince
anadan ayrı baba dan ayrııııı
birde yarden ayrı kaldım hepsinden acı
oluyor :) dedim ya ölem ben ;)


Sen alacahına kavuşacaksın diye akıl balik olmayan o cucuğun cizgi filmini seyrettiği icra satışında 20 tl etmeyen 37 ekran TV alıp götürmeklemi alacahına kavuşacaksın.? o cucuk üzerinde yapılan piskolejik tahrifatı düşüne biliyormusun.Borctan o masumun ne sucu günahı var,Bu ülkeyi idare ettiğini sananlar bir anayasa kitabı havaya uctu diye ülkenin ekonomisini cökertip bu milleti borc batağına düşürerek 2000 yılındaki borclarını halen ödeyemiyorlar.Bu ülkede %600'lere varan kredi faizi uyguladılar bu vijdansızlık değilmidir bu zihniyette olan alacaklının borcunu bu asgari ücrerle calışan nasıl ödesin, Tacirsen basiretli tacirlik yapıcaksın bir koyup on kazanıyorlarda şimdiki hükümette bir koyup iki kazanmanın nasıl olacahını gayet iyi öğretmiş oldu.

Avrupa devletlerinin kanunlarına bakıyorum bizim yamalı bohcaya bakıyorum migrenim azıyor, mideme ağrılar giriyor.
HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM
Kullanıcı avatarı
teoman
Global Moderatör
Mesajlar: 23646
Kayıt: 29 Tem 2012 17:08
Meslek: "Haksızlığa sapıp bütün insanların senin peşinden gelmeleri yerine, adaletli davranıp tek başına kalman daha iyidir."

Re: EV EŞYALARININ HACZİNDE YANLIŞ UYGULAMALAR BAŞ GÖSTERDİ.

Mesaj gönderen teoman »

Mor Menekşe yazdı:
teoman yazdı:
admin yazdı:Sayın Mor Menekşe,

Yüksek düzeydeki ilgi ve alakanızdan ötürü size müteşekkirim. Sizin gibi dostlar olduğu sürece sitemizin yükselmemesi ve rakiplerini geçmemesi için hiçbir sebep yok. Ayrıca Sayın Teoman Bey'in "ev eşyası haczi" konusundaki hassasiyetine vakıf oldum. Siz bir sorun eğer üstad isterse o kararı ana sayfaya çerçeveleyebiliriz. ;)

Sayın admin bu nazik düşüncenizden dolayı teşekkür ederim.Ayrıca silsile yolunuzda harikaydı. :D
sevgili Üstadım şu hazine değerin de olan kararı çerçeveletiyormuyuz :?:

sayın adminim anasayfaya asalım mı diyor . Ne dersiniz bir hafta askıya çıkaralım , bakalım ne kadar ilgi görecek ;)
Sayın Mormenekşe, sayın adminime söyleyiniz O kararı sitenin girişine değil,sen alacaklı olduğun için Sizin boynunuza yafta olarak asarsa daha iyi olacahı kanatindeyim. :D O karar alacaklının boynuna asılması icin cıkmaş yaftadır :lol:
HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM
Kullanıcı avatarı
teoman
Global Moderatör
Mesajlar: 23646
Kayıt: 29 Tem 2012 17:08
Meslek: "Haksızlığa sapıp bütün insanların senin peşinden gelmeleri yerine, adaletli davranıp tek başına kalman daha iyidir."

Re: EV EŞYALARININ HACZİNDE YANLIŞ UYGULAMALAR BAŞ GÖSTERDİ.

Mesaj gönderen teoman »

Kimki sağtekarlık,kimki bilerek isteyerek dolandırıcılık,kimki bilerek ve isteyerek hırsızlık,kimki bilerek ve isteyerek insanların hakkını yerse allah hütala onları yarını göstermesin.

Ben sadece birinin yaptığı hatadan birinin işlediği suçtan diğer masum insanında bedel ödemesine karşıyım.Tabiki alacaklınında hakkı vardır yanlız alacaklıda alacahına kavuşması icin mahsum insanın hakkına göz dikiyorsa işte o sahtekardanda farkı kalmaz.Ben sahtekar üçkahıtcı zihniyeti taşıyan borcluları savunmuyorum savunmamda mümkün değildir,Ama O borclunun bulunduğu yerdeki malında borclunun sayılacahı varsayımlada onların haciz edilerek diğer kişilerin mağdur edilmelerini karşıyım karşıyım.

Bakınız tekrar izah ediyorum, koca borclu ise sizin ananızın babanızın evinden getirdiğiniz ceyzinizin haczi nederece doğrudur. Evlenecek erkek cocuğunuzun veya kızınızın evlenmek icin çalışarak kazanarak hazırladığı ceyizin haczi ne derece doğdurur Sadece bunların günahı O borclu babanın veya annenin cocukları olarak evlenip yuvadan gidinceye kadar o catı altında bulunması sucmudur.?O catı altına ceyizi olarak bir satın aldığı eşyayı koymasını nasıl borclunun malı olarak değerlendire bilirsiniz, Bu şekil düşünce değerlendirme o ailenin parcalanmasına o borclu babanın birdaha o catı altında görülmesine, aile birliğinin bozulmasına ve parcalanmasına sebep olacahı hicmi düşünülmez.? Neden olaylarada bu yönden bakılmazda hep alacaklının menfaatinin korunması yönünden ele alınır işte ben buna karşıyım,Sadece siz değil ev eşyası haczi kaldırılınca senden önce bazı hukukcuyum diyen avukatlar bile işte meslek bitti ben ne işyapacahım diyenler cıktı.Hatta bazı baro başkanları bile hukukcuyum diyene yakışmayan ev eşyası hacizi ile KORKUTUYORDUK DEDİ. Nedemektir bu korkutuyorduk kelimesi.? bir hukukcuyum diyene yakışırmı bu sözü söylemek.Sen borcla ilgisi olsun veya olmasın bir kişiyi KORKUTMAYA NE HAKKIN VAR NERDEN BULUNDUN BU HAKKI KENDİNDE.

İstihkak idasında dahi malın sahibi malının kendine ait olduğunu belgeleri olmasına rahmen ispat edemeyip ispatta güclük cekiyorsa burada hukuk sisteminde büyük bir yanlış uygulamanında olduğu apacak ortadadır, belge olarak fatura,gecerkli değilse, belge olarak kira kontratı gecerli değilse,belge olarak abonelik sözleşmeleri gecerli değilse,peki bu eşyanın borcluyla ilgisi olmadığını neyle ispat edeceğiz gökten ayet indirecek halimizde yok yağ .

Boçla ilgisi olmayan 3. şahsın malını haciz attin güzel muhafaza altına alınıpta o kişinin mağduriyetine sebebiyet vermek ne derece HUKUKİDİR.Bir istihkak davası 1.5 yıldan aşa bitmez o kişiyi 1.5 veya 2 yıl mağdur etmeye kimin hakkı vardır.

işte bu kararda ,devletimin icra memurunun yorum ve taktir hakkından nekadar yoksun olduğunu ve haksız bir haciz yaparak bu dava bitene ve bu karar cıkana kadar ortada doğmuş mağduriyet ne olacaktır.haczi yaptın neden menkulleri yediemin olarak o evde birine bırakmayarak muhafaza altına alarak depolara götürerek insanları mağdur ettin ne olacak şimdi bu mağduriyetin bedeli, yedieminliğinde (iik) mevcut olduğu bununda ihlali durumunda karşılığında ceza yaptırımı varken bu malın yediemin deposunda ne işi var.

Vatadaş olarak bu kanunun nasıl uygulanması gerektiği yorumlanıp bilirken bir icra memurunun bunun nasıl uygulanacahını bilmemesi mümkünmü.? Avukat talepte bulundu haciz ettim önünde madde varken gecicen artık o talep hikayelerini.Talep falan kalmadı artık TUTUĞUN TUTANAKTA GEREKCE GÖSTERECEKSİN.

Ben borcluyu savunmuyorum ben borcla ilgisi olmayan insanların mağduriyetini savunuyor ve bu hacizde yasaya rağmen, saçı bitmedik yetimin hakkını maaş olarak alan devletin memurunun halen önündeki madde muhaceresi dışında hareket etmesine tepki gösteriyorum.


HALEN YENİ CIKAN KANUNİ MADDELERİ ANLAMAKTA GÜCLÜK ÇEKEN MEMURLARIN DAHA İYİ ANLIYA BİLMESİ İCİN BİZLERİNDE FAYDALI OLA BİLMEMİZ DÜŞÜNCESİ İLE AŞAĞIDAKİ GÖRÜŞÜ SUNUYORUZ.
HAYIRLI OLSUN.




Adalet Bakanlığına yapılmış olan başvuruya verilen resmi cevap aşağıdadır. Aylarca yazdığımız ” takip eski olabilir haciz yeni bir işlemdir ve yeni kanuna göre yapılacaktır” açıklamaları sanırım artık en yetkili makam tarafındanda teyid edilmiş oldu.

ADALET BAKANLIĞI

Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü

Sayı : B.03.0.HİG.0.00.00.03-622.01-288-MAİL-2012/4498/24199 31/10/2012

Konu : Talebiniz




Bakanlığımıza göndermiş olduğunuz 19/07/2012, 23/07/2012 ve 26/07/2012 tarihli elektronik posta iletileriniz incelendi. Başvurunuz içeriğinden, 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un 38 inci maddesi ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa eklenen Geçici 10 uncu madde ile “Bu Kanunun ilgili hükümlerinin yürürlüğe girdiği tarihten önce başlatılan takip işlemleri hakkında, değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam edilir.” hükmünün getirildiği, bu kapsamda getirilen düzenlemenin, söz konusu Kanunun Resmi Gazetede yayımı tarihinden önce başlatılan icra takiplerini de kapsayıp kapsamadığı hakkında icra müdürlüklerinin farklı uygulamaları olduğunu belirterek yardım talep ettiğiniz anlaşılmaktadır.

Doktrinde icra takip işlemleri, icra organları olan icra dairesi, icra mahkemesi ve mahkemeler tarafından borçluya karşı yapılan, borçlunun hukukî durumuna zarar vermeye elverişli olan ve cebri icranın alacaklı yararına ilerlemesi amacına yönelmiş bulunan işlemler olarak tanımlanmaktadır. İcra organları tarafından yapılan işlemlerin tamamı icra takip işlemi olmadığı gibi alacaklı, borçlu ve üçüncü kişilerin icra takibine ilişkin olarak yapmış oldukları işlemler de icra takip işlemi değildir.

İcra takip işlemleri; ödeme emri ve icra emri tebliği, itirazın kaldırılması, bütün haciz işlemleri, bütün paraya çevirme işlemleri, borçluya süre verilmesi ve depo kararı gibi işlemlerdir.

Buna karşılık, alacaklının takip talebinde, haciz talebinde veya satış talebinde bulunması ve icra dairesinin bu talepleri alması, ödeme emrine itiraz, istihkak iddiası, paraların paylaştırılması gibi işlemler icra takip işlemleri değildir.

Yasanın amacı göz önünde bulundurulduğunda, kanun koyucunun maddedeki “takip işlemleri” ibaresiyle, icra takibini değil, icra takip işlemlerini kastettiiği değerlendirilmektedir.

Bu bağlamda, 2004 sayılı Kanuna eklenen geçici 10 uncu maddenin uygulanmasıyla ilgili olarak, icra takip işleminin, ilgili maddenin yürürlük tarihinden önce başlaması halinde, icra takibinin başladığı tarih dikkate alınmaksızın, bu takip işlemi hakkında değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam edilmesi, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra başlatılan icra takip işlemlerinde ise icra takibinin kanundan önce başlatılmış olup olmamasına bakılmaksızın yürürlükte olan yeni hükümlerin uygulanması gerektiği düşünülmektedir.

Dolayısıyla, 6352 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış bir icra takibinde, kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılan bir haciz işleminde artık yeni hükümler uygulanacaktır.

Öte yandan icra ve iflas dairelerinin yaptığı işlemin kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı ilgililerin şikayet konusu işlemleri öğrenmelerinden itibaren yedi gün içerisinde İcra ve İflas Kanununun 16. maddesi uyarınca icra mahkemesine müracaat edebilmeleri imkanı dışında Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22/01/2003 tarihli ve Esas:2003/12-17, Karar: 2003/29 sayılı kararıyla kamu düzenini korumak için konulan amir hükme aykırılık durumunda süresiz bir şekilde mahkemeye başvurulabileceği hükme bağlanmış bulunmaktadır.

Netice olarak, icra müdürlüklerince re’sen dikkate alınması gereken, ihlali durumunda süreli ya da süresiz şikayet yoluna başvurulduğunda yargıya intikal edebilecek, icra hakimliğince değerlendirme yapılıp karar verilebilecek ve dolayısıyla yargı yetkisine giren bu konuda Bakanlığımızca idari yönden yapılacak başkaca bir işlem bulunmamaktadır.

Bilgilerinizi rica ederim.

Nazım Kara

Hakim

Bakan a.

Genel Müdür Yardımcısı

Genel Müdür Yardımcısı
HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM
Kullanıcı avatarı
teoman
Global Moderatör
Mesajlar: 23646
Kayıt: 29 Tem 2012 17:08
Meslek: "Haksızlığa sapıp bütün insanların senin peşinden gelmeleri yerine, adaletli davranıp tek başına kalman daha iyidir."

Re: EV EŞYALARININ HACZİNDE YANLIŞ UYGULAMALAR BAŞ GÖSTERDİ.

Mesaj gönderen teoman »

Resim



T.C
YARGITAY
12.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2012/27279
KARAR NO: 2013/11536
KARAR TARİHİ: 26.03.2013



Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dr.Şanver Keleş tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

İİK'nun 6352 Sayılı Kanun'un 16. maddesi ile değişik 82. maddesinin üçüncü fıkrasına göre; "Para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç olmak üzere, borçlu veya aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu eşya; aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri haczedilemez."

Aynı maddeye 6352 Sayılı Kanun'un 16. maddesi ile eklenen son fıkraya göre; "İcra memuru, haczi talep edilen mal veya hakların haczinin caiz olup olmadığını değerlendirir ve talebin kabulüne veya reddine karar verir." Bu hüküm icra memurunun mal ve hakların haczi konusunda değerlendirme ve takdir yetkisine sahip olduğunu belirtmektedir. İcra müdürü hangi malların haczedileceği konusunda takdir yetkisini kullanırken uyacağı ilkeler anılan maddenin gerekçesinde yazılmıştır. Gerekçede; "Maddeyle alacaklı ile borçlu arasındaki menfaat dengesinin sağlanması, temel hak ve özgürlüklerinin korunması, hacizde ekonomik yarar bulunmayan ya da muhafazasında ve satışında güçlük çekilen eşyaların hacizlerinin önlenmesi amaçlanmaktadır. Düzenlemeye göre, .... borçlu ile aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için gerekli her türlü eşyanın ... haczedilemeyeceği hükme bağlanmaktadır" ifadesi yer almaktadır.

İcra müdürü yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde takip alacağına yetecek miktarda haciz yaparken yokluğu borçlunun günlük hayatını devam ettirmesinde en az sıkıntı verecek ve haczi muhafaza ve satışı en kolay olan mallara öncelik vermek zorundadır. Borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için "lüzumlu" olan buzdolabı, çamaşır makinesi, televizyon, koltuk takımı, ütü, fırın, halı, bulaşık makinesi gibi insan onuruna yakışan hayatın sürdürülmesi için varlığı zorunlu olan ev eşyaları haciz konusu yapılamaz. Bu konuda, haciz konusu malın borçlunun haline uygun olup olmadığı ölçütü değerlendirmeye alınamaz. İİK'nun 6352 Sayılı Kanunla değişik 82. maddesinin üçüncü fıkrasında lüzumlu eşya da olsa aynı amaçla kullanılan birden fazla eşya olması halinde bunlardan biri dışında diğerlerinin haczedilebileceğini öngörmektedir. Bu halde diğerine oranla daha düşük değerli ve satılması ve paraya çevrilmesi zor olan mal, haciz dışında bırakılıp diğer malların haczi gereklidir.

Somut olayda 10.07.2012 tarihinde borçlunun evinde yapılan haciz sırasında bir kısım ev eşyaları haczedilmiş, borçlunun haczedilmezlik şikayeti üzerine haciz tarihi itibariyle uygulanması gereken 6352 Sayılı Kanunla değişik İİK'nun 82/3. fıkrasına göre; şikayetin kısmen kabul kısmen reddedilerek borçlu ve aile bireyleri için gerekli olan ütü ve fırın üzerindeki haczin kaldırılmasına, diğer mallara yönelik haczedilmezlik şikayetinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Haciz tutanağının incelenmesinde haczedilen ....... marka tüplü televizyonun borçluya bırakılıp aynı amaca hizmet eden değeri daha yüksek olup satışı kolay olacak olan "...." marka LCD televizyonun haczedilmesi, yine aynı gerekçe ile ...... marka tüplü bilgisayarın ve kasasının borçluya bırakılıp "....." marka bilgisayar kasası ve LCD bilgisayar monitörü ile .....marka tablet bilgisayarın ve ...... marka dizüstü bilgisayarın haczi gereklidir. Ayrıca yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca lüzumlu eşya sayılmayan ..... marka koşu bandı, ..... marka yazıcı, ..... marka fotokopi makinesinin haczi isabetlidir.

Şu duruma göre mahkemece, lüzumlu eşyalardan olan ...... marka tüplü televizyon ve ...... marka tüplü bilgisayar ile kasasının haciz dışı bırakılması gerekirken haczedildiği için bu mahcuzlar üzerindeki hacizlerin de kaldırılması yerine, yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsizdir.

KARAR : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
WWW.KARARARA.COM



T.C
YARGITAY
12.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2013/3365,
KARAR NO: 2013/12821
KARAR TARİHİ:04.04.2013




Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Nezihe Deniz Güner tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

İİK'nun 82/3. (Değişik: 6352 Sayılı Kanun madde 16) maddesi gereğince para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç olmak üzere, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu eşya; aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri haczedilemez.

Takip hukukunda, asıl olan borcun ödenmesi olup, alacaklının alacağına kavuşması için gerekli takip işlemleri yapılırken borçlunun ve birlikte yaşadığı diğer aile fertlerinin yaşamlarını sürdürebilmesi için zorunlu olan eşyaların haczedilmeyerek kendilerine bırakılması gerekir. Anılan madde ile amaçlanan; alacaklı ile borçlu arasındaki menfaat dengesinin sağlanarak, temel hak ve özgürlüklerin korunması, haczinde ekonomik yarar bulunmayan ya da muhafazasında ve satışında güçlük çekilen eşyaların hacizlerinin önlenmesidir. Bu bağlamda; borçlu ve aile bireyleri için gerekli olan eşyaların lüzumlu olup olmadığı tespit edilirken, alacaklının da alacağına fiilen kavuşmasını engelleyecek amacı aşan uygulamalardan kaçınılarak taraflar arasındaki menfaatler dengesini de hukuk düzeni içinde korumak gerekir.

Öte yandan her ne kadar İİK'nun 82. maddesine 6352 Sayılı Yasanın 16. maddesi ile eklenen son fıkrasında, icra memuruna haczi talep edilen malların haczinin caiz olup olmadığı konusunda değerlendirme yapma yetkisi verilmiş ise de; verilen bu takdir yetkisi keyfiliğe de yol açmamalıdır.

Somut olayda; borçlunun evinde 06.12.2012 tarihinde yapılan haciz sırasında, 5 adet klima, 2 adet masaüstü bilgisayar, iki adet televizyon ve birer adet bulaşık makinası ve kurutma makinasının haczedilmesi istenilmiş, icra müdürünce talep reddedilmiştir. Koltuk takımı, buzdolabı, çamaşır makinası, bulaşık makinası, fırın, halı vb. gibi ev eşyaları lüzumlu eşya olup, haczedilmeleri mümkün değil ise de; fiyatı yüksek, muhafaza ve paraya çevrilmesi kolay, alıcısı bulunabilecek olan LCD, Plazma TV, kurutma makinası gibi eşyalar, maddede öngörülen amacın dışında borçlu ve ailesi için gerekli, zorunlu mallardan değildir. Ayrıca haczi istenen aynı nitelikte olan eşyalardan birden fazla bulunması durumunda bunlardan değeri daha düşük, satılması ve muhafazası zor olanın borçluya bırakılması, diğerlerinin haczedilmesi gerekir. Kaldı ki, borçlu vekili de haciz sırasında; diğer eşyaların haczine karşı çıkılsa da "...bir adet televizyonun dışındaki eşyaların haczedilebilirliği söz konusudur" şeklinde beyanda bulunmak suretiyle haciz yapılmasına karşı çıkmamıştır.

Diğer taraftan, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesinde "Hukuki dinlenilme hakkı" düzenlemesine yer verilmiştir. Buna göre, davanın taraflarının yargılama ile ilgili bilgi sahibi olma, açıklama yapma ve ispat hakkı bulunmaktadır. Şikayetin mahiyeti dikkate alındığında da borçlunun hukuki durumu etkileneceğinden öncelikle taraf teşkilinin sağlanması gerekir.

O halde mahkemece istemin kısmen kabulü ile yukarıda belirtilen esaslar dahilinde taraf teşkili ile değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle istemin tümü ile reddine dair hüküm tesisi isabetsizdir.

KARAR : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 04.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
WWW.KARARARA.COM
HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM
Kullanıcı avatarı
teoman
Global Moderatör
Mesajlar: 23646
Kayıt: 29 Tem 2012 17:08
Meslek: "Haksızlığa sapıp bütün insanların senin peşinden gelmeleri yerine, adaletli davranıp tek başına kalman daha iyidir."

Re: EV EŞYALARININ HACZİNDE YANLIŞ UYGULAMALAR BAŞ GÖSTERDİ.

Mesaj gönderen teoman »

Yukardaki eklemiş olduğumuz Yargıtay kararları içereğine bakıldığında Ev eşyası konusunda Lüzumlumu lüzümsuzmu kriterinin yapılamıyacahını,Koltuk Takımı,Buz dolabı,Fırın,Bulaşık makinası,Ütü ,bilgisayar Vb benzeri eşyaların lüzümlu veya lüzumsuz gibi kriteri ve tartışması dahi yapılamaz ve haciz edilemez demektedir.

Kararlardada iki eşyanın birinin haciz edileceği değeri düşük olanın bırakılacahından bahsetmekte olup,Bilgi sayarın dahi lüzumsüz eşya olarak görmediğide kararda belirtilmiştir.TV konusuna gelince ihtiyaca cevap verecek düzeyde olursa haczide mümkün değildir.Örnek verecek olursan 56 ekran bir LCD Tv haciz edilemiyecektir. burada LCD Tv nin haciz edile bileceğinin götürüleceği anlamı çıkmamakta olup değer konusu baz alınmıştır aile 56 ekran bir LCD ile ihtiyacını gidere bilir bunun 106 ekran bir elsidinin burada ihtiyacın üzerinde lüküs olarak görmektedir,Tüplü Tv ler artık günün Teknolejik şartlarına göre piyasadan kalkmış sayılır,bu nedenle bunun kriterindede LCD Tv nin büyük ekran olduğunda lükse kaça bileceğini ima etmektedir.
HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM
Kullanıcı avatarı
teoman
Global Moderatör
Mesajlar: 23646
Kayıt: 29 Tem 2012 17:08
Meslek: "Haksızlığa sapıp bütün insanların senin peşinden gelmeleri yerine, adaletli davranıp tek başına kalman daha iyidir."

Re: EV EŞYALARININ HACZİNDE YANLIŞ UYGULAMALAR BAŞ GÖSTERDİ.

Mesaj gönderen teoman »

T.C.
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO. 2013/32782
KARAR NO. 2013/39098
KARAR TARİHİ. 9.12.2013


< EVDEKİ BİLGİSAYARIN HACZİ ( Haczedilmezlik Şikayeti - Lüzumlu Ev Eşyası Olduğu/Bir Adet Olduğu ve Değerinin Pek Fahiş Olmadığı Göz Önüne Alınarak Haczedilemeyeceğinin Kabul Edileceği )

> HACZEDİLMEZLİK ŞİKAYETİ ( Para Kıymetli Evrak Altın Gümüş Değerli Taş Antika veya Süs Eşyası Gibi Kıymetli Şeyler Dışında Aynı Çatı Altında Yaşayan Aile Bireyleri İçin Lüzumlu Olan Eşyaların Haczedilemeyeceği )

> LÜZUMLU EŞYA ( Mütevazi Bir Hayatın Sürdürülebilmesi ve İçinde Bulunulan Sosyal Statünün Asgari Koşullarının Muhafazasını Temine Yarayan Her Türlü Eşya - Lüzumlu Eşyaların Haczedilemeyeceği )

> EV EŞYASININ HACZİ ( Aynı Çatı Altında Yaşayan Aile Bireyleri İçin Lüzumlu Olan Eşyaların Haczedilemeyeceği - Aynı Amaçla Kullanılan Birden Fazla Eşya Olması Halinde Birisinin Haczedilebileceği )

> HACZİN AMACI ( Borcun Tahsilinin Sağlanması Olduğu - Borçluyu Taciz Etmek Ya Da Baskı Kurarak Ödemeye Zorlama Maksadıyla Haciz Yapılmaması Gerektiği )

> TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİN KORUNMASI ( Borçluyu Taciz Etmek Ya Da Baskı Kurarak Ödemeye Zorlama Maksadıyla Haciz Yapılamayacağı - Aksi Davranışın Temel Hak ve Özgürlüklerin Korunması İlkesine Ters Düşeceği )

2004/m. 82, 85

ÖZET : Para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu olan eşya haczedilemez. Mütevazi bir hayat standardının sürdürülebilmesi ve içinde bulunulan sosyal statünün asgari koşullarının muhafazasını temine yarayan, borçlunun yaşamını sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya lüzumlu eşya olarak kabul edilmelidir. Ancak aynı amaçla kullanılan birden fazla eşya olması halinde bunlardan birisinin haczi mümkündür.

Haczin amacı, borcun tahsilinin sağlanması olup borçluyu taciz etmek ya da baskı kurarak ödemeye zorlama maksadıyla haciz yapılmamalıdır. Aksine davranış temel hak ve özgürlüklerin korunması ilkesine de ters düşer.

Haczedilmezlik şikayetine konu edilen bilgisayar günümüz koşullarında lüzumlu ev eşyası olup; bir adet olduğu ve değeri de pek fahiş olmadığına göre haczedilemeyeceğinin kabülü gerekir.

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

6352 Sayılı Yasanın 16. maddesi ile değiştirilen 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu'nun 82. maddesinin 1. fıkrasının 3. bendi uyarınca para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu olan eşya haczedilemez. Ancak aynı amaçla kullanılan birden fazla eşya olması halinde bunlardan birisinin haczi mümkündür.

Bu düzenlemenin gerekçesinde; alacaklı ile borçlu arasındaki menfaat dengesinin sağlanması, temel hak ve özgürlüklerin korunması, haczinde ekonomik yarar bulunmayan ya da muhafazasında ve satışında güçlük çekilen eşyaların hacizlerinin önlenmesinin amaçlandığı ve borçlu ile aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için gerekli her türlü eşyanın haczedilemeyeceğinin hükme bağlandığı belirtilmiştir.

İİK'nun 85/ son maddesinde ise “haciz koyan memur, borçlu ile alacaklının menfaatlerini mümkün olduğu kadar telif etmekle mükelleftir” düzenlemesine yer verilmiştir.

Kural olarak borçlunun her türlü mal ve haklarının haczi mümkündür. Haczedilmezlik iddiasında bulunabilmek için İcra İflas Kanunu'nda ya da özel kanunlarda hüküm bulunması gerekir. Asıl olan borcun ödenmesi, bir diğer ifade ile alacaklının alacağına kavuşması olup, haczedilmezliğe ilişkin düzenlemelerin bu bağlamda dar yorumlanması gerekir. Diğer yandan, haczin amacı, borcun tahsilinin sağlanması olup borçluyu taciz etmek ya da baskı kurarak ödemeye zorlama maksadıyla haciz yapılmamalıdır. Aksine davranış başta İİK'nun genel mantığına ve 85/ son maddesi hükmüne açıkça aykırılık teşkil edeceği gibi, temel hak ve özgürlüklerin korunması ilkesine de ters düşer. Nitekim ev eşyasının haczi halinde bu eşyanın muhafazası güç olup çoğu zaman satılamamakta, satılmaları halinde ise satış bedeli haciz ve muhafaza masraflarını dahi karşılamamakta ve dolayısıyla alacağın tahsiline müspet yönde herhangi bir katkısı da bulunmamaktadır. Bu halde yapılan haciz işleminde ekonomik yarar bulunmadığı, gibi, haczin yalnızca borçluyu ve doğal sonucu olarak aile bireylerini taciz etmekten öte bir yarar sağlamadığı da görülmektedir.

Buna göre ev eşyası yönünden, İİK'nun 82/1-3 maddesinde yer alan haczedilmezliğe ilişkin düzenlemenin genel kuralın aksine geniş yorumlanması gerektiği kabul edilmelidir. 6352 Sayılı Yasanın 16.maddesinin gerekçesi de bu görüşü destekler niteliktedir.

Bütün bu açıklamalar ışığında, kural olarak ev eşyasının haczedilemeyeceği, ancak aynı amaca hizmet eden birden fazla eşya var ise ve birisinin haczedilebileceği kabul edilmelidir. Böyle bir durumda pek tabidir ki muhafazası ve satışı zahmetsiz olan, taliplisi fazla olan eşyalar haczedilmelidir. Ancak lüzumlu olmayan ev eşyaları için de haczedilmezlik kuralı uygulanmamalıdır. Burada lüzumlu olan eşyadan ne anlaşılması gerektiğinin üzerinde de durulması gerekir. Mütevazi bir hayat standardının sürdürülebilmesi ve içinde bulunulan sosyal statünün asgari koşullarının muhafazasını temine yarayan, borçlunun yaşamını sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya lüzumlu eşya olarak kabul edilmelidir. Lüzumlu eşyanın değeri ise pek fahiş olmadığı sürece haczedilmezlik şikayetinin dinlenmesine engel oluşturmayacaktır.

Somut olayda haczedilmezlik şikayetine konu edilen bilgisayar günümüz koşullarında lüzumlu ev eşyası olup; bir adet olduğu ve değeri de pek fahiş olmadığına göre yukarıda açıklanan ilkeler ve yasal düzenlemeler karşısında haczedilemeyeceğinin kabülü gerekir.

O halde, mahkemece bilgisayar yönünden şikayetin kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM
Kullanıcı avatarı
teoman
Global Moderatör
Mesajlar: 23646
Kayıt: 29 Tem 2012 17:08
Meslek: "Haksızlığa sapıp bütün insanların senin peşinden gelmeleri yerine, adaletli davranıp tek başına kalman daha iyidir."

Re: EV EŞYALARININ HACZİNDE YANLIŞ UYGULAMALAR BAŞ GÖSTERDİ.

Mesaj gönderen teoman »

Amacının Borcun Tahsilinin Sağlanması Olup Borçluyu Taciz Etmek Ya da Baskı Kurarak Ödemeye Zorlama Maksadıyla Yapılamayacağı. Aksinin İ.İ.K.'nun Genel Mantığına ve Md. 85 /sona Açıkça Aykırılık Teşkil Edeceği Gibi Temel Hak ve Özgürlüklerin Korunması İlkesine de Ters Düşeceği , Kural Olarak Haczedilemese de Aynı Amaca Hizmet Eden Birden Fazla Eşya Var İse Birisinin Haczedilebileceği




İİK--MADDE 82
HACZİ CAİZ OLMIYAN MALLAR VE HAKLAR:
(Değişik madde: 18/02/1965 - 538/46 md.)

Aşağıdaki şeyler haczolunamaz:

1. Devlet malları ile mahsus kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar,

2. (Değişik bent: 6352 S.K.-02.07.2012/m.16) "Ekonomik faaliyeti, sermayesinden ziyade bedenî çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya,"

3. (Değişik bent: 6352 S.K.-02.07.2012/m.16) "Para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç olmak üzere, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu eşya; aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri,”

4. Borçlu çiftçi ise kendisinin ve ailesinin geçimi için zaruri olan arazi ve çift hayvanları ve nakil vasıtaları ve diğer eklenti ve ziraat aletleri; değilse, sanat ve mesleki için lüzumlu olan alet ve edevat ve kitapları ve arabacı, kayıkçı, hamal gibi küçük nakliye erbabının geçimlerini temin eden nakil vasıtaları,

5. Borçlu ve ailesinin idareleri için lüzumlu ise borçlunun tercih edeceği bir süt veren mandası veya ineği veyahut üç keçi veya koyunu ve bunların üç ay lık yem ve yataklıkları,

6. Borçlunun ve ailesinin iki aylık yiyecek ve yakacakları ve borçlu çiftçi ise gelecek mahsül için lazım olan tohumluğu,

7. Borçlu bağ, bahçe veya meyva veya sebze yetiştiricisi ise kendisinin ve ailesinin geçimi için zaruri olan bağ bahçe ve bu sanat için lüzumlu bulunan alet ve edevat,

Geçimi hayvan yetiştirmeye münhasır olan borçlunun kendisi ve ailesinin maişetleri için zaruri olan miktarı ve bu hayvanların üç aylık yem ve yataklıkları,

8. Borçlar Kanununun 510 uncu maddesi mucibince haczolunmamak üzere tesis edilmiş olan kaydı hayatla iratlar,

9. Memleketin ordu ve zabıta hizmetlerinde malul olanlara bağlanan emeklilik maaşları ile bu hizmetlerden birinin ifası sebebiyle ailelerine bağlanan maaşlar ve ordunun hava ve denizaltı mensuplarına verilen uçuş ve dalış tazminat ve ikramiyeleri,

Askeri malullerle, şehit yetimlerine verilen terfi zammı ve 1485 numaralı kanun hükmüne göre verilen inhisar beyiye hisseleri,

10. Bir muavenet sandığı veya cemiyeti tarafından hastalık, zaruret ve ölüm gibi hallerde bağlanan maaşlar,

11. Vücut veya sıhhat üzerine ika edilen zararlar için tazminat olarak mutazarrırın kendisine veya ailesine toptan veya irat şeklinde verilen veya verilmesi lazım gelen paralar,

12. (Değişik bent: 6352 S.K.-02.07.2012/m.16) "Borçlunun haline münasip evi,”

13. (Ek bent: 6352 S.K.-02.07.2012/m.16) "Öğrenci bursları.”

Medeni Kanunun 807 nci maddesi hükmü saklıdır. 2, 3, 4, 5, 7 ve 12 numaralı bendlerdeki istisna, borcun bu eşya bedelinden doğmaması haline münhasırdır.

(Ek fıkra: 6352 S.K.-02.07.2012/m.16) “Birinci fıkranın (2), (4), (7) ve (12) numaralı bentlerinde sayılan malların kıymetinin fazla olması durumunda, bedelinden haline münasip bir kısmı, ihtiyacını karşılayabilmesi amacıyla borçluya bırakılmak üzere haczedilerek satılır."

(Ek fıkra: 6352 S.K.-02.07.2012/m.16) "İcra memuru, haczi talep edilen mal veya hakların haczinin caiz olup olmadığını değerlendirir ve talebin kabulüne veya reddine karar verir.”




İİK--MADDE 85
TAŞINIR VE TAŞINMAZ MALLARIN HACZİ :
(Değişik madde: 03/07/1940 - 3890/1 md.)

Borçlunun kendi yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır mallariyle taşınmazlarından ve alacak ve haklarından alacaklının ana, faiz ve masraflar da dahil olmak üzere bütün alacaklarına yetecek miktarı haczolunur.

(Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/8 md.) Borçlu yahut borçlu ile birlikte malı elinde bulunduran şahıslar, taşınır mal üzerinde üçüncü bir şahsın mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hakkının bulunması veya taşınır malın üçüncü şahıs tarafından haczedilmiş olması halinde bu hususu haciz yapan memura beyan etmek ve beyanının haciz tutanağına geçirilmesini talep etmek, haczi yapan memur da borçluyu yahut borçlu ile birlikte malı elinde bulunduran şahısları bu beyana davet etmek zorundadır. Bu tür mallar ile üçüncü şahıs tarafından ihtiyaten haciz veya istihkak iddia edilmiş bulunan malların haczi en sonraya bırakılır.

Ancak haczolunan taşınmaz artırmaya çıkarılmadan borçlu borcun itfasına yetecek taşınır mal veya vadesi gelmiş sağlam alacak gösterirse taşınmaz üzerinde haciz baki kalmak üzere önce gösterilen taşınır veya alacak da haczolunur.

Şu kadar ki, bu suretle mahcuz kalan taşınmazın idare ve işletmesine ve hasılat ve menfaatlerine icra dairesi müdahale etmez.

Hasılatı paraya çevirme masraflarını ve icabında muhafaza ve idare masraflarını tecavüz etmeyeceği muhakkak olan şeyler haczolunmaz.

Haczi koyan memur borçlu ile alacaklının menfaatlerini mümkün olduğu kadar telif etmekle mükelleftir.





İİK--MADDE 336
MÜFLİSİN MALLARINI VERMEYENLER HAKKINDAKİ CEZALAR:
Değişik madde: 31/05/2005-5358 S.K./6.mad)

Müflisin mallarını ellerinde bulunduran veya müflise borçlu olan üçüncü şahıslar, iflasın açıldığına dair ilana muttali oldukları tarihten itibaren bir ay içinde makbul bir mazeret

olmaksızın o malları iflas idaresi emrine vermezler veya borçlarını bildirmezlerse, doksan güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.



T.C.
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2014/4289
KARAR NO:2014/6671
KARAR TARİHİ:10.3.2014

>EV EŞYASININ HACZİ--LÜZUMLU EŞYA KAVRAMI--AYNI NİTELİKTE EŞYALARDAN BİRDEN FAZLA OLMASI--BORÇLUYU TACİZ EDEN ÜZERİNDE BASKI KURULARAK HACİZ YAPILAMAZ


2004/m.82/1-3,85/son,336

ÖZET : Kural olarak ev eşyasının haczedilemeyeceği, ancak aynı amaca hizmet eden birden fazla eşya var ise birisinin haczedilebileceği kabul edilmelidir. Asıl olan borcun ödenmesi, bir diğer ifadeyle alacaklının alacağına kavuşması olup, haczedilmezliğe dair düzenlemelerin bu bağlamda dar yorumlanması gerekir. Diğer yandan, haczin amacı, borcun tahsilinin sağlanması olup borçluyu taciz etmek ya da baskı kurarak ödemeye zorlama maksadıyla haciz yapılmamalıdır. Aksi halin varlığı başta İ.İ.K.nun genel mantığına ve 85 /son maddesi hükmüne açıkça aykırılık teşkil edeceği gibi, temel hak ve özgürlüklerin korunması ilkesine de ters düşer.

Böyle bir durumda pek tabidir ki eski eşya borçluya bırakılıp, muhafazası satışı zahmetsiz olan, taliplisi fazla olacak yeni mal haczedilmelidir. Ancak lüzumlu olmayan ev eşyaları için de haczedilmezlik kuralı uygulanmamalıdır. Burada lüzumlu olan eşyadan ne anlaşılması gerektiğinin üzerinde de durulması gerekir. Mütevazi bir hayat standardının sürdürülebilmesi ve içinde bulunulan sosyal statünün asgari koşullarının muhafazasını temine yarayan, borçlunun yaşamını sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya "para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç" lüzumlu eşya olarak kabul edilmelidir. Somut olayda yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporunun incelenmesinde, borçlunun evinde aynı nitelikte eşyalardan birden fazla olduğunun tespit edildiği görülmektedir. O halde mahkemece bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği düşünüldü :

KARAR : Borçlunun ev adresine menkul haczi için gidildiği, alacaklı vekilinin bir kısım eşyaların haczi talebinin icra müdürlüğünce reddi kararına karşı alacaklı vekilinin mahkemeye şikayet yoluna başvurduğu, mahkemenin ilk kararıyla şikayetin reddine karar verildiği, kararın alacaklı vekilince temyizi üzerine Dairemizce mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle şikayet konusu işlemin İ.İ.K.nun 82/3 maddesine uygun olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozma kararı verildiği, mahkemece bozmaya uyularak keşif sonrası alınan bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

6352 Sayılı Kanunun 16. maddesiyle değişik 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu'nun 82. maddesinin 1. fıkrasının 3.bendi uyarınca para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu olan eşya haczedilemez. Ancak aynı amaçla kullanılan birden fazla eşya olması halinde bunlardan birisinin haczi mümkündür.

Bu düzenlemenin gerekçesinde; alacaklıyla borçlu arasındaki menfaat dengesinin sağlanması, temel hak ve özgürlüklerin korunması, haczinde ekonomik yarar bulunmayan ya da muhafazasında ve satışında güçlük çekilen eşyaların hacizlerinin önlenmesinin amaçlandığı ve borçluyla aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için gerekli her türlü eşyanın haczedilemeyeceğinin hükme bağlandığı belirtilmiştir.

İ.İ.K.nun 85 /son maddesinde ise "haciz koyan memur, borçluyla alacaklının menfaatlerini mümkün olduğu kadar telif etmekle mükelleftir düzenlemesine yer verilmiştir.

Kural olarak borçlunun her türlü mal ve hakkının haczi mümkündür. Haczedilmezlik iddiasında bulunabilmek için İcra İflas Kanunu'nda ya da özel kanunda hüküm bulunması gerekir. Asıl olan borcun ödenmesi, bir diğer ifadeyle alacaklının alacağına kavuşması olup, haczedilmezliğe dair düzenlemelerin bu bağlamda dar yorumlanması gerekir. Diğer yandan, haczin amacı, borcun tahsilinin sağlanması olup borçluyu taciz etmek ya da baskı kurarak ödemeye zorlama maksadıyla haciz yapılmamalıdır. Aksi halin varlığı başta İ.İ.K.nun genel mantığına ve 85 /son maddesi hükmüne açıkça aykırılık teşkil edeceği gibi, temel hak ve özgürlüklerin korunması ilkesine de ters düşer. Nitekim ev eşyasının haczi halinde bu eşyanın muhafazası güç olup çoğu zaman satılamamakta, satılmaları halinde ise satış bedeli haciz ve muhafaza masraflarını dahi karşılamamakta ve dolayısıyla alacağın tahsiline müspet yönde herhangi bir katkısı da bulunmamaktadır. Bu halde yapılan haciz işleminde ekonomik yarar bulunmadığı, gibi, haczin yalnızca borçluyu ve doğal sonucu olarak aile bireylerini taciz etmekten öte bir yarar sağlamadığı da görülmektedir.

Buna göre ev eşyası yönünden, İ.İ.K.nun 82. maddesinin 1. fıkrasının 3.bendinde yer alan haczedilmezliğe dair düzenlemenin genel kuralın aksine geniş yorumlanması gerektiği kabul edilmelidir. 6352 Sayılı Kanunun 16. maddesinin gerekçesi de bu görüşü destekler niteliktedir.

Bütün bu açıklamalar ışığında, kural olarak ev eşyasının haczedilemeyeceği, ancak aynı amaca hizmet eden birden fazla eşya var ise birisinin haczedilebileceği kabul edilmelidir. Böyle bir durumda pek tabidir ki eski eşya borçluya bırakılıp, muhafazası satışı zahmetsiz olan, taliplisi fazla olacak yeni mal haczedilmelidir. Ancak lüzumlu olmayan ev eşyaları için de haczedilmezlik kuralı uygulanmamalıdır. Burada lüzumlu olan eşyadan ne anlaşılması gerektiğinin üzerinde de durulması gerekir. Mütevazi bir hayat standardının sürdürülebilmesi ve içinde bulunulan sosyal statünün asgari koşullarının muhafazasını temine yarayan, borçlunun yaşamını sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya lüzumlu eşya olarak kabul edilmelidir.

Somut olayda yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporunun incelenmesinde, borçlunun evinde aynı nitelikte eşyalardan birden fazla olduğunun tespit edildiği görülmektedir. O halde mahkemece yukarda açıklanan ilkeler doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İ.İ.K.nun 366. ve H.U.M.K.nun 428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM
Kullanıcı avatarı
IŞIKDEMİR
Editör
Mesajlar: 2676
Kayıt: 07 Eki 2016 15:19
Meslek: İcra ve İflas Hukuku
Konum: Virankaya

Re: EV EŞYALARININ HACZİNDE YANLIŞ UYGULAMALAR BAŞ GÖSTERDİ.

Mesaj gönderen IŞIKDEMİR »

Televizyon, buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, fırın ve koltuk takımı hususunun hâlen tartışma konusu yapılmasını anlayamıyorum.

Bunlar zaten bir ev için her durumda lüzumlu olan eşyalardır.

Diğer yönden haczi gerçekleştiren icra memuru borçlunun ekonomik durumu, statüsü, çocuk sayısı, ailevi yapısı, bulunduğu şehrin coğrafi özellikleri gibi bir çok hususu göz önünde bulundurarak İİK 82 ve 85 maddeleri doğrultusunda haczi caizliği değerlendirmelidir.

Örneğin; iki çocuklu bir ailenin iki çocuk odası takımı bulunması gayet normaldir. Öğrenci bir çocuğu bulunan ailedeki bilgisayar ve yazıcı gayet ihtiyaçtır. Dört mevsim yağışlı veya dört mevsim sıcak olan memleketlerde doğalgaz, kalorifer ve sair yakıtların kullanımı mevcut olmadığından klima kullanılması ihtiyaç dahilindedir. Hatta bazı evlerde baca deliği dahi bulunmamaktadır. Böyle bir durumda "klima senin için lüks, haczediyorum" demek kanuna da etiğe de aykırıdır...
Resim
Cevapla
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj